Derviş Doğan

Demokrasi mi, Dayatma mı?

Dün  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi’nde “Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi” son derece kritik bir gündemle toplandı. Görüşülecek konu yalnızca teknik ya da bürokratik bir mesele değil; geçmişimizi şekillendiren değerlerimizi, bugünkü anayasal düzenimizi ve en önemlisi de geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir nitelik taşıyor.

 

Toplantının içeriği ve çıkacak kararlar henüz kamuoyuna tüm açıklığıyla yansımamış olsa da, kulislerde konuşulanlar ve siyasi iklimin gidişatı, bizleri ciddi bir endişeye sürüklüyor. Çünkü alınacak kararlar, yalnızca belli bir zümrenin çıkarlarını değil, topyekûn toplumun ortak geleceğini şekillendirecek potansiyele sahip.

 

Umarım bu süreç, bir kez daha kısa vadeli seçim hesaplarına ve dar siyasi çıkarların gölgesine kurban edilmez. Zira KKTC’nin yıllardır mücadele ettiği uluslararası yalnızlık, diplomatik tecrit ve ekonomik kırılganlık gibi sorunlar, atılacak yanlış bir adımla daha da derinleşebilir. Böylesi bir adım, halkın iradesine rağmen, halk adına karar alındığı izlenimi yaratır ki bu da demokrasiye doğrudan bir tehdittir.

 

Demokrasi, sadece sandıkta oy kullanmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda şeffaflık, katılımcılık ve hesap verilebilirlik ilkeleriyle beslenir. Toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir kararın, dar bir çevrede, aceleyle, tartışmasız biçimde alınması; halkın karar alma sürecinden dışlanması, açık bir dayatma anlamına gelir. Bu ise demokratik bir hukuk devleti anlayışıyla asla bağdaşmaz.

 

Toplumun tüm bireyleri, sivil toplum örgütleri, akademik çevreler ve basın bu süreçte dikkatli, sorgulayıcı ve uyanık olmalıdır. Zira kaybedilecek olan yalnızca hukuki bir mevzuat düzenlemesi değil; demokratik toplum düzenimizin temel taşlarıdır.

 

Artık bu ülke, günü kurtaran, popülizme dayalı, uzun vadede daha fazla yalnızlık getiren politikalardan fazlasını hak ediyor. Bu yüzden konu nettir: İşte tam da bu nedenle diyorum ki, gelin bir kez olsun memleketin ortak menfaatini dar siyasi hesapların önüne koyalım. Demokrasiye, hukuka ve toplumsal katılıma saygı duyalım.

 

Çünkü bu karar, sadece bugünü değil, yarınlarımızı da belirleyecek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu