Derviş DoğanYazarlar

Güvenlik Her İki Taraf İçin Olmalı 

Kıbrıs sorununun onlarca yıldır çözülememesinin en temel nedenlerinden biri, güvenlik konusunun taraflar arasında gerçek anlamda ele alınamamasıdır. Oysa kalıcı bir barışın yolu, tam da en zor başlığın cesaretle konuşulmasından geçer.

Kıbrıslı Türkler, bugün dünyada yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyor. Özellikle Filistin’de yaşanan insanlık dramı, uluslararası sistemin krizleri önlemedeki yetersizliği ve Birleşmiş Milletler’in etkisiz görüntüsü, birçok kişide ciddi güvenlik kaygıları oluşturuyor. Bu nedenle, güvenliklerini yalnızca uluslararası kurumların vereceği güvencelere emanet etmenin yeterli olmayacağını düşünenlerin sayısı az değil.

Diğer tarafta ise Kıbrıslı Rumlar, geçmişte yaşadıkları acıları ve 1974’ün bıraktığı derin izleri hafızalarında taşıyor. Türkiye’nin müdahalesine giden süreçte kendi yönetimlerinin yaptığı hataları dile getirenler bulunsa da, bugün hâlâ tek taraflı askerî garanti düzenlemelerinin kendileri açısından bir güvence değil, bir tehdit oluşturacağına inanıyorlar.

İşte Kıbrıs meselesinin düğümü tam da burada atılıyor. Bir toplumun vazgeçilmez gördüğü güvenlik anlayışı, diğer toplum için kabul edilemez bir risk olarak algılanıyor. Böyle olunca da taraflar bu hassas başlığı konuşmak yerine garantör devletlerin arkasına sığınmayı tercih ediyor.

Oysa güvenlik, öncelikle bu adada birlikte yaşayacak insanların meselesidir. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, birbirlerinin kaygılarını anlamaya çalışarak, hiçbir tarafın kendisini tehdit altında hissetmeyeceği yaratıcı ve karşılıklı güvene dayalı bir model geliştirebilmelidir. Asıl müzakere edilmesi gereken konu da budur.

Garantör devletlerin kendi stratejik veya ulusal güvenlik çıkarları varsa, bunları da açık ve şeffaf biçimde masaya koymaları doğaldır. Ancak toplumların güvenliğini gerekçe göstererek çözümsüzlüğü sürdürmek, artık kimseye fayda sağlamamaktadır.

Kalıcı barış, korkuların konuşulabildiği, karşılıklı güvensizliğin yerini ortak aklın aldığı bir zeminde mümkün olacaktır. Kıbrıs’ta çözüm aranıyorsa, güvenlik meselesi başkalarına havale edilmeden, öncelikle bu adanın iki halkı tarafından cesaretle tartışılmalıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu