Ne Fransa Ne de Libya, Bizde Gündem Seçim…

Fransa’da başlayan öğrenci eylemlerinde işler sarpa sarmaya başlayınca olağanüstü hal benzeri tedbirler yürürlüğe konuldu.
Sokağa çıkma yasakları yaygın bir şekilde uygulanmaya başlandı.
Olayların tüm Avrupa’ya sirayet etme endişesi hakim.
Çünkü Fransa’da öğrenci hareketi olarak başlayan eylemler çoktan boyut değiştirdi.
Özellikle ülkede bulunan yabancı nüfusun başını çektiği gruplar “sarı yelekliler” eşliğinde işi büyüttüler.
İtalya’da benzer durumlar yaşandı.
Keza İngiltere de istim üzerinde.
Yunanlılar tetikte beklemede.
Neredeyse Avrupa’nın tamamında gerilim had safhada.
Fransa’daki eylemlerin bu hafta sonunu da geçirip yeni haftaya taşınması halinde farklı ülkelerde de hareketlenme olması bekleniyor.
Bu durumun yaratacakları ise tahmin dahi edilemiyor.
Sıkıntı büyük.
Öte yandan Libya hükümeti Türkiye ile imzalanmış olan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Muhtıra Anlaşması’nı onayladı.
Bu son derece önemli gelişme deyim yerindeyse Doğu Akdeniz’deki dengeleri kökünden değiştiren bir durum yarattı.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi bu durumu anında reddettiler ve tanımayacaklarını açıkladılar.
Ama elbette ki uluslararası hukuk baz alındığında böyle bir seçenekleri olmadığını kendileri çok iyi bilmekteler.
Doğu Akdeniz’de taşlar tam da Türkiye’nin en başından bu yana söylemekte olduğu şekilde yer değiştirdi.
Kıbrıs’ın her iki tarafını da ilgilendiren önemli bir gelişme.
Devamında mutlaka somut adımlar gelecektir.
Rum hükümeti Yunanistan ile durum değerlendirmesi yapıyor ve atabilecekleri adımları konuluyorlar.
Türkiye de boş durmuyor.
Başta bölge ülkeleri olmak üzere çeşitli temaslar yapılıyor.
Hatta daha uzak coğrafyalarda da Türkiye’nin bu konudaki girişimleri hız kazanmış durumda.
Yakın coğrafyamızda ve hemen burnumuzun dibinde son derece önemli ve dengeleri değiştirecek önemde olaylar yaşanırken biz ne yapıyoruz..?
Seçim yapıyoruz…!
Çok önemli çünkü.
Hatta her şeyden daha önemli.
Kimin milletvekili olacağı ve kimin belediye başkanı seçileceği konusu ile karşılık vereceğiz.
Bizim için bunlar önemli sadece.
Bir zamanlar “Dikilitaş siyaseti” eleştirisi vardı.
Bu durum herkese sirayet etmiş halde.
Kime sorsan “yapacak bir şeyimiz yok” şeklinde çaresizlik ifadeleri…
Söyleyecek çok şey var aslında ama…
Boşa konuşmak da bir süre sonra çok yorucu oluyor..!



