CTP bunları söyleyemez mi?

Siyasetin, toplumun yansıması olduğunu; hepimizin öncelikle kendimizi de ilgilendiren konularda sürdürülebilirliği düşünüp bazı ödünler vermeyi kabul etmemiz gerektiğini söyleyerek kamu maliyesi ve yönetiminde reform yapılması gerektiğini CTP söyleyemez mi?
Bunu hazmetmeksizin, siyaset kurumunun çözümleri toplumdan bağımsız olarak üretmesinin hayalcilik olacağını söyleyerek kamu maliyesi ve yönetimi ile ilgili söyleyeceklerinin altını dolduramaz mı?
Kamu kaynaklarının kullanımında tutumlu, verimli ve etkili olmayı sağlamamız gerektiğini dile getiremez mi?
Devamında da kamu harcamalarıyla ilgili bu üç ana kavramın ne anlama geldiğini, siyasiler birbirlerini eleştirmek için değil topluma ayna tutmak için bu seçim sürecinde ve seçim sonrası oluşacak mecliste de devam edecek şekilde anlatmaya davet edemez mi?
Böyle bir açılım iyi bir özgüven göstergesi olmaz mı?
Bu üç kavram arasındaki yaklaşım farklılıklarını seçim sürecinde spesifik önerilerle ortaya konmasına ve seçim sonrası bunların içinden yaratıcı, maliyeti ve getirisi iyi düşünülmüş inisiyatifleri dikkate alacaklarını söyleyemezler mi?
Tutumluluğun, kamu kaynaklarının israfının önlenmesi, verimliliğin ise eldeki insan gücü ve diğer kaynakların daha azıyla daha fazla ürün/hizmet üretilmesini ve birim maliyetlerin düşürülmesini ifade ettiği kendi seçim bildirgelerine entegre edilerek tahmini rakamları ile anlatılamaz mı?
Bu üç kavram içerisinde belki de en önemlisinin ve zorunun kamuda etkinlik olması gerektiğinin altını CTP çizemez mi? Etkin olmak elde edilen çıktıların vatandaşlar için gerçekten gerekli ve faydalı olmasını sağlamak gerektiği vurgulanabilir. Gerçekten bir değer yaratmayan faaliyetlerin kaynakların boşa harcanması anlamına geleceğini söyleyemez mi?
Tüm kamuyu içine alacak şekilde yapılacak olan çalışmada Türkiye devletinin bilgi birikimi, altyapının oluşturulmasında katkısı ve ölçümleme ve süreç çizimlerinde üniversitelerimizin katılımı da dikkate alacaklarını da ekleyebilirler? Kamu maliyesini finanse etmek durumunda olan Türkiye devletine bundan daha etkili mesaj verilemez mi?
Bunların tümünü de yapabilirler ama “tıs” yok.
CTP niye bunları arka arkaya sıralayıp söyleyemiyor?
UBP doğruyu, yanlışı, yalanı ayrıt etmekten aciz durumda.
Onu anladık.
CTP niye bunları arka arkaya sıralayıp söyleyemiyor?
UBP iktidarından sonra, CTP’de soldan devlet eliyle “iyilik” yapma yarışına girip kolay olanı tercih etmeye kendini angaje etmiş olmuyor mu? Biri sağdan diğeri de soldan aynı sonuca mı geleceğiz. Aritmetik bir anlatım ile 4×3 ile 6×2 gibi. Farklı rakamlar ile aynı sonuç.
Olası bir iktidar değişikliği ile bununla mı karşı karşıyayız da haberimiz yok?
Zor olan devlet eliyle “iyilik” yapmak değil adaletli yönetim vaat edip gereklerini yerine getirmektir.
Arada fark var. İktidar değişecekse bunun için değişmelidir. Somut söylem ve vaatlerle bunun sözü alınmalıdır.
CTP yalan söylemiyor ama doğruları ve doğruları nasıl hayata geçireceğini, nereden başlayacağını da söyleyemiyor.



