Hasan Hastürer

“Atılan taş ürkütülen kuş sayısına değdi mi?”

 

 

Dün sokaklar konuştu. Sessizliğin uzun sürdüğü dönemlerin ardından, sendikalar bir kez daha “biz buradayız” dedi. İsterseniz buna gövde gösterisi deyin, isterseniz biriken öfkenin taşması… Ama inkâr edilemeyecek gerçek, Kıbrıs Türk Halkının, pahalılık ve daha da önemlisi gelecek kaygısı bakımından  sabrının son sınırına dayandığıdır.

Hayat Pahalılığıyla oynanmak istenmesi geleceğe yönelik endişeyi şiddaladı, dürttü.

***

 

Mesele basit gibi görünüyor… Hayat pahalılığı ödeneğinin Nisan sonrası dokuz ay ötelenmesi.

Ama aslında mesele hiç de basit değil. Çünkü bu sadece bir ödeme takvimi değil, emeğin değeri, alın terinin karşılığı ve devletin vatandaşına bakışının ele verilişidir.

Bir söz vardır: “Atılan taş ürkütülen kuş sayısına değdi mi?”

Dünkü eyleme bakınca bu soruyu sormak kaçınılmaz. Çünkü hükümet geri adım atmadı. Sendikalar ise geri çekilmeye niyetli görünmüyor. Bu durumda taş havada kalmış gibi… Ama unutmayalım, havada kalan taş en tehlikelisidir. Nereye düşeceği belli olmaz. Bumerang gibi atanların da başına düşebilir.

***

Hayat pahalılığı ile ilgili yapılmak istenen  yasal düzenleme…

Açık konuşalım, pansuman bile değil. Yaranın üstünü örtmek, kanamayı durdurmaz. Hele ki yara derinse…

Bunu dün KIBRIS TV’deki programımda da söyledim… Sorunu ötelemek çözmek değildir. Aksine büyütmektir.

Hükümet pozisyonunu koruyor. Sendikalar ise geri adım atmıyor.

Bu tablo bize neyi gösterir? Çatışmanın henüz başlangıç aşamasında olduğunu…

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman devreye girdi. İletişim kurmaya çalıştı. Uzlaşı zemini aradı.

Ama görünen o ki, bu çaba henüz sonuç vermedi.

Neden? Çünkü uzlaşı, iki tarafın da adım atmasını gerektirir. Şu anda ise herkes bulunduğu yerde ısrarcı.

Tasarı Meclis genel kurukunda görüşülmeye başladı. Muhalefet kürsü nöbetini sürdürürken oturuma ara verildi.

Eğer hükümet bu düzenlemede ısrar ederse, sendikaların eylemleri doz artıracaktır. Bu kaçınılmazdır.

***

Bir gün sandık kurulacak. Siyasetçinin en büyük sınavı sandıktır.

Mutfağa uzanan, daha da ötesi, vatandaşın cebine giren el sandıkta affedilmez.

Bu, genel geçer bir doğrudur. Tarihte sayısız örneği vardır.

***

2026’nın geri kalanına bir daha bakalım… Ekonomik açıdan zor bir dönem bizi bekliyor. Belki de son yılların en zoru.

Varsayalım ki dokuz aylık hayat pahalılığı Ocak 2027’de ödenecek. O gün geldiğinde ortaya çıkacak rakam %40’ları rahatlıkla bulabilir.

Bu ne demek? Bugünün ertelenmiş bedelin, yarın katlanmış faturası demek.

Daha önemlisi… Toplumu düşünen hiçbir siyasi yapı, bu kadar ağır bir ekonomik yıkım mirası üzerine gelecek inşa etmeyi aklının kenarından geçirmemelidir.

“Genel seçim sonrası 2027’de yönetimi devralacak iktidar bu kötü mirasın altından kalkmayacak. Kaos ortamı erken seçimi zorunlu kılacak. Gelenler gidecek, gidenler geri gelecek.”

Bunu düşünen varsa VATAN HAİNİDİR.

***

Dürüst olalım.

Mevcut ekonomik sıkıntı yükü, bir partinin tek başına taşıyabileceği bir yük değil. Bu yük daha da ağırlaşacak. İsrail-ABD / İran savaşı başladı başlayalı bunu yazıp söylüyorum.

Bu olağanüstü bir sorunudur.

Arak arkaya tsunami gibi gelecek sorunların üstesinden, günlük politikalarla gelinemez.

***

Gene gelelim asıl meseleye… Kayıt dışı ekonomi. Kayıt dışı ekonomi için konuşulan en düşük oran %60.

Düşünün…Bu %60’ın sadece üçte ikisi kayıt altına alınsa, bu ülke en ağır ekonomik koşullarda bile ayakta kalır.

Ne hayat pahalılığı bu kadar yakıcı olur, ne de insanlar bu kadar çaresiz hisseder.

Ama yapılmıyor. Yapılamıyor mu? Yoksa yapılmak mı istenmiyor?

İşte asıl soru bu. Bunu yapamayan bir hükümet…Başarılı olup olmamayı bir kenara bırakın…

Halkın yüzüne bakmakta zorlanır.

Ekonomi sadece rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi güven demektir. Adalet demektir. Emeğin karşılığını alması demektir.

Dost acı söyler. Bugün de  yazılanlar, söylenenler, bir eleştiri değil, bir uyarıdır. Bir karşı duruş değil, bir çağrıdır. Mesele siyaset değil… Mesele geçimdir, gelecektir.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu