Pozitif esneklikten yoksun yapılar, yıkılmaya mahkumdur…

Kıbrıs’ta bildik bir söz var. HATİCE DEĞİL, NETİCE ÖNEMLİDİR.
Halk arasında yaygın kullanılan bu sözün bilimsel karşılığını, pragmatizmde bulmak en yakın olasılıktır.
Bilgi kaynaklarına baktığımız zaman, ‘Pragmatizm, bir felsefi akım olarak, bir düşüncenin, inancın veya eylemin doğruluğunu veya anlamını, pratik sonuçlarına göre değerlendirir. Yani, bir şeyin işe yarayıp yaramadığına, pratik fayda sağlayıp sağlamadığına bakarak doğru olup olmadığına karar verir.’
Pragmatizminde, bir düşüncenin veya eylemin doğruluğu, pratik sonuçlarına göre belirlenir. Eğer bir şey işe yarıyorsa, doğru kabul edilir.’
***
Pragmatizmde, ticaretten bir benzetmeyle, KAR ZARAR ANALİZİ SIKI BİR TAKİPLE YAPILIR.
Bir benzetmede futboldan, hatta takım oyunlarının tümünden. Kazanan takım değişmez.
Çok, ya da hatalı gol yiyen kaleciyi, gol umuduyla sahada tutulup gol atamayan forvet adamı, teknik adam sahada tutmaz.
Teknik adam ısrarcı olursa, tribünler, öncelikle teknik adamı istifaya çağırır.
***
Dünya akıl almaz bir hızla, çok ciddi değişimler yaşıyor.
Bu değişimleri yok saymak, kapınızı kilitleyerek değişimin etkilerinden kendinizi, toplumunuzu, ülkenizi, devletinizi korumanız olası değildir.
Bilmem kaç yıldır aynı siyasette, sonuç almadan milim sapmadan ilerlemek intihar eder gibi uçuruma araba sürmektir.
***
Hayatta aklınıza gelen her şey zaman disiplinine bağlıdır.
Hamile kalan bir anne adayının normal doğumu genellikle gebeliğin 37. ve 42. haftaları arasında gerçekleşir.
İhaleye çıkılır. İhaleye kazanan firmanın işi ne kadar zamanda teslim edeceği, sözleşmenin en önemli maddelerinden biridir.
Temsili demokrasinin var olduğu ülkelerde, vadederek ortaya konulan görüşlerin, politikaların da, bir sonraki seçime kadar somut sonuçlar vermesi, işe yaraması gerekir.
Bir başka deyişle, elde edilen, ete kemiğe bürünmüş sonuçlar kabul edilebilir bir içerikle anlatılmalıdır.
Bu yapılabilirse hiç sorun yok.
Yapılamazsa ne olur?
Yapılamazsa en başta güven erozyonu yaşanır.
Güven yitirmek çok mu önemlidir?
Elbette çok önemlidir.
Tıp dünyasından benzetmeyle sevdiğim bir söz var.
AMELİYATI YAPAN DOKTORUNA GÜVENMEYEN HASTANIN, AMELİYAT YARASI KOLAY GEÇMEZ.
Dahası, doktor mağduru olduğuna inanan hasta, şikayetçi olduğu doktoru kimseye tavsiye etmez.
***
Yazımın burasına geldiğim zaman, baştan, buraya kadar iki defa okudum.
Kafamda kurduğumla, yazıya dökülenlerin ne kadar örtüştüğüne baktım.
Kendi kendime ‘TAMAMDIR’ diyerek, devam ettim.
Buraya kadar yazdıklarım genel geçer doğrulardır.
Dünyanın her yerinde geçerlidir.
Özellikle son iki aydır, daha çok yurt dışından, bize ilgi duyanların görüşme talepleriyle buluşuyorum.
Görüşme trafiğim izin verdiği oranda da görüşme taleplerine olumlu yanıt veriyorum.
‘Anavatan – Yavruvatan’ bütünleşmesi, Türk tarafını Kuzey Lefkoşa – Ankara ayırımı yapılmaksızın bir bütün olarak algılanma sonucunu daha da güçlendirdi.
Ekim ayında yapılacak KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi, BM Genel Sekreteri’nin patronajındaki görüşme takvimini kesintiye uğratmıyor.
2025 sonbaharında Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Güney Kıbrıs’ın ekonomik örgütlerinin katılımıyla Ekonomik Form toplantısı için ilk eksersizler yapılmaya başlandı.
Cılız, farklı yaklaşımlar itibar görmüyor.
***
Unutulmasın, pozitif esneklikten yoksun yapılar, kırılarak yıkılmaya mahkumdur.
Bu satırlarda, kimseyi hedef almadım. Uyarı kabul eden herkes, gönderi listesinde kendini var kabul edebilir.




