Yeni Hükümetin Kilidi Kim, Anahtarı Kim Olacak..?

Çok zaman kalmadı.
En fazla dokuz ay sonra seçime gideceğiz.
Yeni senenin ilk ayının son günü, yani 31 Ocak’ta sandık başında olacağız.
1 Şubat’a da yeni bir siyasi yapı ile başlayacağız.
Artık kesinleşti diyebileceğimiz bir şekilde seçimin bu tarihten önce olmadığını biliyoruz.
Hükümet belli ki tüm planlarını bu şekilde yapmış.
Bu planlar sadece seçime yönelik siyasi planlar değil.
Ekonomiye ilişkin planlar da bu tarihe endeksli.
Dokuz aylık sürede sıkı bir ekonomi politikası sonrasında belirgin bir rahatlama yaratmak ve seçime bunun verdiği avantaj ile girmek hedefleniyor.
Hükümet zor yolu seçti.
Oysa daha kolayı da mevcut.
Hemen bir erken seçim kararı alınır ve olası bir iktidar değişikliğinde işin yükü yeni gelenlere kalır.
Ama bunun yerine az önce anlattığımız yolu seçtiler.
Peki seçim ne olur..?
Hemen öncesinde yerel seçim yapacağımız genel seçimlerde çok farklı sonuçlara hepimiz hazırız.
En başta da isimler bazında.
Mevcut meclisin yarıdan fazlasının değişeceğini söylersek falcılık yapmış olmayız.
Bunun kesin olduğunun herkes farkında.
Bir çok isim değişecek çünkü partiler son derece enteresan listelerle bu seçime girecekler.
Bu UBP için de CTP için de, diğer tüm partiler için de geçerli.
Göz önündeki isimler aday belirleme yarışında saf dışı kalabilirler.
Bu yüzden de son derece yoğun bir propaganda süreci olacak.
Siyasete yeni atılmış aday sayısı fazla olunca doğal olarak mesaileri de fazlalaşacak.
Bu şartlarda yapılan seçim çok değişik bir sonuç yaratacak.
Her ne kadar da tek başına iktidar hedefi telaffuz eden partilerimiz olsa da, bunun çok olmadığının herkes bilincinde.
Hem mevcut seçim sistemi hem de siyasi alandaki sıkışmalar nedeniyle bu çok kolay değil.
Mevcut partilerimizin hem sağ hem de sol görüşlü olanlarının tamamı merkeze yakınlaşma gayretindeler.
Bu da belli noktada sıkışmaya ve partilerin uzak ara sonuçlar almalarına engel.
Sonuç olarak bir partimiz ilk sırayı alacak ve hükümeti kurma görevini üstlenecek.
Bu durumda koalisyon olasılıkları önem kazanacak.
Ama kimse bugünkü siyasi ortamın o gün de aynı olacağı yanlışına düşmesin.
Çok farklı bir hava olacak.
Çünkü iktidar olmak hiç olmadığı kadar değerli olacak ve stratejik önemi artacak.
Bu seçim sonucunda iktidar dışında kalacak olan partilerin işi gerçekten zor.
Bunun bilinciyle de herkes iktidar olmak isteyecek.
Mevcut yapıda birinci parti hükümet kurma görevini alacak ama bunu ikinci gelecek olan parti ile yapmayacak.
Üçüncü gelecek olan partinin iktidar ortağı olması şimdiden garanti.
Bununla birlikte matematiksel yapı gereği üçüncü parti olmadan 26’yı bulma olasılığı çok mümkün olmayacak.
Özetle, seçimden üçüncü olarak çıkacak parti isterse kilit olacak, dilerse de anahtar.
Bakalım bu önemli pozisyona hangi partimiz erişecek.
Heyecanla bekliyorum…


