Aziz KARAAZİZ

Fransa’nın Niyeti Çok Belli Değil mi..?

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında varılan askeri uzlaşı ve bu çerçevede Haziran ayında imzalanacak olan SOFA anlaşması ile Fransız askerlerinin Kıbrıs’ta konuşlanacak olmasına çok ciddi tepki gösterdik.
Özellikle de siyasilerimiz bu yönde açıklamalarda bulundular. Cumhurbaşkanı Erhürman da bu yöndeki tepki ve endişelerini dile getirdi.
Çünkü işin boyutu oldukça ciddi.
Fransa’nın Kıbrıs’a Rumların tatlı hatırı için gelmediğinin herkes farkındadır mutlaka.
İşin içinde Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon yataklarına hakim olma hevesi var.
Fransız şirketi TOTAL’in bu yönde Rum hükümeti ile geçmişte imzaladığı bir anlaşma mevcut.
İtalyan şirketi ENI ile birlikte kurdukları konsorsiyum sondaj çalışmalarını sürdürmekte.
Hem de Türkiye’nin ihtilaflı olarak ilan ettiği bölgeler arasında bulunan 6’ncı parselde çalışmaktalar.
En azından aldıkları ihale buraya ait.
Ancak Türkiye’nin konuya gösterdiği hassaiyet ve sergilediği kararlılık karşısında bu parselin suları yerine yakınlarında çalışma yürütmekteler.
Şimdilik durum böyle.
Ama anlaşılan bu durumun değişmesi yönünde niyetler mevcut.
Ve bu yönde konjonktürel fırsatçılık sahaya inmeye hazırlanmakta.
Fransız hükümetinin Kıbrıs’a konuşlandıracağı askeri güç ile bölgeye hakim olabileceği düşüncesiyle hareket etmeye başlamış olduğunu görmekteyiz.
Bunun için de ilk olarak AB üyeliği kılıfını kullandılar ve Kıbrıs’a askeri anlamda kapak atmanın yolunu açtılar.
İkinci aşamada ise NATO üyeliğini devreye sokmayı planladıkları gün gibi ortada.
Mari üssünde konuşlandıracakları savaş gemileri ile bölgede hakimiyet kurmak ve Fransız şirketinin çalışmalarını sürdürebilmesini planladıkları gizlenebilecek bir amaç değil.
Bunu yaparken de NATO şemsiyesi altına girecekler ve Türk savaş gemilerini durduracaklar.
Planları bu şekilde.
Ama olmayacak.
Çünkü Türkiye’yi bu konuda durdurmaya NATO’nun gücü yetmez.
Türkiye halen NATO içerisindeki başat güçlerden birisidir.
Bu nedenle de Fransa’nın kişisel çıkarları uğruna NATO Türkiye’nin karşısına dikilmez, dikilemez.
Günün sonunda ne Güney Kıbrıs ne de Fransa istediğini alabilecek.
Ama çok ciddi bir gerginlik yaşanacak.
Bölgenin bir başka savaş riskini kaldıracak gücü yok.
O nedenle de yapılmaya çalışılan ortaklık kelimenin tam anlamıyla delilikten başka bir ifade ile tanımlanamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu