Derviş Doğan

Özdemir Bey’in Sorumsuz Yaklaşımı

Maliye politikalarında kullanılan dil, en az alınan kararlar kadar belirleyicidir. “Ne kadar gerekirse o kadar daha borçlanacağız” ifadesi de tam olarak bu yüzden sıradan bir açıklama değil, bir zihniyetin dışavurumudur. Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın bu sözleri, hükümetin borcu borçla çevirme gerçeğini açık biçimde ortaya koyarken, aynı zamanda bu yaklaşımın ne denli içselleştirildiğini de gözler önüne seriyor.

Kamu borçlanması elbette her ekonomide başvurulan bir araçtır. Ancak mesele, bunun hangi ölçüde ve hangi sorumluluk bilinciyle yapıldığıdır. “Gerekirse daha fazla borçlanırız” yaklaşımı, mali disiplini ikinci plana iten, riskleri öteleyen ve bedelini geleceğe havale eden bir anlayışın ifadesidir. Bu tür bir söylemde hesap verme kaygısından çok, günü kurtarma refleksi ağır basmaktadır.

Daha da önemlisi, bu yaklaşımın toplumsal maliyetidir. Bugün alınan her borç kararı, yalnızca bugünün bütçesini değil, yarının nesillerini de bağlar. Henüz doğmamış çocukların, torunların omuzlarına yüklenen bir yükten söz ediyoruz. Bu nedenle maliye yönetiminde kullanılan her cümlenin, her tercihin arkasında güçlü bir sorumluluk duygusu olması gerekir.

Ne var ki ortaya konan tablo, bu sorumluluk duygusundan ziyade rahatlık ve pervasızlık izlenimi vermektedir. Sanki borçlanma sınırsız bir kaynakmış, geri ödeme yükümlülüğü soyut bir detaymış gibi konuşulmaktadır. Oysa gerçek ekonomi böyle işlemez; ertelenen her yük, günü geldiğinde daha ağır bir şekilde karşımıza çıkar.

Bu yüzden mesele sadece bir söz değil, o sözün temsil ettiği anlayıştır. Maliye yönetiminde ciddiyet, öngörü ve hesap verebilirlik esastır. Aksi halde bugünün kolaycılığı, yarının ağır faturalarına dönüşür.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu