Kıbrıs

Çevik: Dijitalleşme sağlanmalı, başkanlık sistemi gelmeli

İŞAD Asbaşkanı Ali İhsan Çevik, KIBRIS TV’de yaptığı açıklamalarında artan maliyetlerin iş insanlarını çok zorladığını vurgulayarak çıkış yoluna dikkat çekti.

“Maliyet düşerse, fiyat da düşer”… KKTC ekonomisinin yüksek maliyetler, finansmana erişim zorluğu, dijitalleşme eksikliği ve Güney’e kayan alışveriş nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu vurgulayan Çevik, bunun yanı sıra maliyetlerin çok yüksek olmasından dolayı iş insanlarının minimum kâr marjıyla çalıştığını dile getirdi. Çelik, “Maliyet düşerse, fiyat da düşer.” dedi.

“Dijitalleşme ivedilikle sağlanmalı”… Devletin dijitalleşme konusunda geri kalmasının iş dünyası için önemli bir sorun olduğunu kaydeden Ali İhsan Çevik, dijitalleşmenin ivedilikle sağlanması gerektiğini kaydetti. Çevik, yöneticilerin toplumsal çıkarları düşünmek yerine bireysel çıkarlarla hareket ettiğini savunarak başkanlık sistemine geçilmesi halinde bu sorunun ortadan kalkacağını belirtti.

Candan MERT

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD) Asbaşkanı Ali İhsan Çevik, KIBRIS TV’de Halil Esendağlı’nın konuğu oldu. Çevik, programda yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, KKTC ekonomisinin yüksek maliyetler, finansmana erişim zorluğu, dijitalleşme eksikliği ve Güney’e kayan alışveriş nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu vurguladı. Artan maliyetler nedeniyle iş insanlarının minimum kâr marjlarıyla çalışmak durumunda kaldığının altını çizen Çevik, bu anlamda devletin hızlı dijitalleşmesi, uygun krediler ve sektör teşviklerinin önemine dikkat çekerek “Maliyet düşerse, fiyat da düşer.” dedi. Ali İhsan Çevik, ekonomik sorunların çözümü için sistemsel reformlar ve başkanlık modeline geçiş çağrısı da yaptı.

“Şartlar her geçen gün zorlaşıyor”

Programda yaptığı değerlendirmelerde küresel ekonomik dalgalanmaların Kuzey Kıbrıs’ı doğrudan etkilediğini söyleyen Ali İhsan Çevik, dünyanın birçok ülkesinde ekonomik sıkıntıların yaşandığını, bu durumun KKTC gibi küçük ve dışa bağımlı ekonomilerde daha sert hissedildiğini belirtti.

KKTC’de iş yapabilen insanları ‘dünyanın en yetenekli insanları’ olarak tanımlayan Çevik, bunun sebebini ‘adadaki şartların her geçen gün daha da zorlaşması’ olarak açıkladı. Şartların dünya üzerinde her yerde zor olduğunu kaydeden Çevik, KKTC’de bu şartların çok daha zor olduğunu dile getirdi. İş insanlarının bir işi yaparken ‘kâr etme’ hedefine yoğunlaştığını belirten Çevik, “Bu insan kâr edeceği sırada yani bir ürünün fiyatının belirlenmesi esnasında rekabetler, maliyetler, vergiler gibi bir suru unsur hesaba katılıyor ve fiyat o şekilde belirlenir. Ürünün alış fiyatı, nakliye, vergi, gümrük derken bütün maliyetler çıkarılır ve en sonunda da kâr marjı eklenir. Eminim burada eklenen kâr marjı, dünyaya göre çok düşüktür. Burada maliyetler çok yüksek.” ifadelerini kullandı.

“Maliyet düşerse, fiyat da düşer”

KKTC’nin uluslararası alanda tanınmamasından dolayı bu tür maliyetlerin aşırı derecede yüksek olduğunu aktaran Ali İhsan Çevik, kendilerinin bu gibi durumları her zaman eleştirdiklerini kaydetti. Geçmişte belirlenen fiyat politikalarını eleştiren Çevik, bu politikaların hesapsızca yapıldığını ve 2024 yılında asgari ücrete 3 kez zam yapılmasının yanlış olduğunu savundu. İş insanları olarak bu tarz politikalarda maliyetlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini savunduklarını ifade eden Çevik, KKTC içerisinde iş yapmaya çalışan insanlar olarak rekabet içerisinde oldukları çok kişi olduğunu ve bu tarz politikaların bu rekabeti daha da zorlaştırdığını aktardı. Ali İhsan Çevik, “Özetle, bu ülkede yapılması gereken iş insanlarının maliyetini düşürmektir. Maliyetler düşerse, piyasa ucuzlar, fiyatlar da düşer” dedi. Genel olarak kamuoyu çevresinde ‘iş insanları aç gözlü’ gibi bir algının olduğuna ancak durumun iç yüzünün tamamen farklı olduğuna vurgu yapan Çevik, “Dünyanın en pahalı enerjisini kullanıyoruz.” dedi.

“Minimum kâr marjıyla çalışıyoruz”

Serbest piyasa koşullarında fahiş fiyat uygulamanın sürdürülebilir olmadığını söyleyen Çevik, rekabetin fiyatları dengeleyen en önemli unsur olduğunu ifade etti. Aşırı fiyat uygulayan işletmelerin müşterilerini hızla kaybedeceğini belirten Çevik, bakanlığın kurduğu fiyat izleme sistemi sayesinde piyasanın daha şeffaf hale geldiğini söyledi. Bu sistemin işletmelerin hareket alanını daralttığını belirten Çevik, iş insanlarının minimum kar marjıyla faaliyet göstermeye çalıştığını dile getirdi.

Altın sektöründeki deneyimlerini de paylaşan Çevik, çeyrek altın fiyatlarının yüksek görünmesine rağmen kâr marjlarının oldukça sınırlı olduğunu belirtti. Kredi kartı komisyonlarının yüzde 3 ile 5 arasında değiştiğini söyleyen Çevik, bu nedenle nakit satışın daha çok tercih edildiğini ifade etti. Altın sektöründe rekabetin yoğun olduğunu dile getiren Çevik, fiyat farklarının genellikle çok sınırlı kaldığını vurguladı.

“Dijitalleşme ivedilikle sağlanmalı”

Piyasa koşullarının zorluğu nedeniyle kapanan işletme sayısında artış yaşandığını belirten Çevik, yeni açılan işletmeler bulunsa da kapananların daha fazla olduğunu ifade etti. Günün şartlarına uyum sağlayamayan işletmelerin ayakta kalmakta zorlandığını söyleyen Çevik, iş dünyasının geçmişe göre çok daha hızlı hareket etmek zorunda kaldığını dile getirdi.

Devletin dijitalleşme konusunda geri kalmasının iş dünyası için önemli bir sorun olduğunu kaydeden Çevik, basit bir resmi belge almak için bile saatler harcandığını aktardı. Şirket kuruluş süreçlerinin bir aya kadar uzayabildiğini belirten Çevik, birçok ülkede bu işlemlerin bir gün içinde tamamlanabildiğini vurguladı. Zaman kaybının iş dünyası için ciddi maliyet oluşturduğunu belirten Çevik, e-devlet uygulamalarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bu anlamda dijitalleşme sürecinin ivedilikle sağlanması gerektiğini vurgulayan Ali İhsan Çevik, “İş adamları olarak bizim için zaman çok önemli. Duruma, ‘Vakit nakittir’ diyerek bakıyoruz” dedi.

“Finansmana erişim en büyük sıkıntı”

Derneğin üye sayısının 600’e yaklaştığını ifade eden Çevik, dernek başkanlığını Enver Mamülcü’nün yürüttüğünü hatırlattı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yapılan görüşmelerde iş dünyasının sorunlarının gündeme getirildiğini belirten Çevik, finansmana erişimin en büyük sıkıntılardan biri olduğunu söyledi. Uygun maliyetli krediye erişimin sınırlı olduğunu aktaran Çevik, yatırım teşvikleri ve alternatif enerji desteklerinin gündeme gelmesini olumlu karşıladıklarını ifade etti.

Alışverişin Güney Kıbrıs’a kaymasının ekonomiyi olumsuz etkilediğini söyleyen Çevik, bunun son dönemin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirtti. Geçmişte Güney Kıbrıslıların Kuzey’de alışveriş yaptığını hatırlatan Çevik, bugün ise tablonun tersine döndüğünü ifade etti. Özellikle et fiyatlarındaki farkın tüketiciyi Güney’e yönlendirdiğini söyleyen Çevik, maliyetler düşmeden bu tablonun değişmeyeceğini vurguladı. Bu noktada akılcı çözüm üretmenin önemine vurgu yapan Ali İhsan Çevik, “Özellikle et konusunda çok ciddi kaçakçılık var. Sen bu insanları kaçakçılığa, farklı yöntemlere itene kadar gel bir formülize et, adam etini resmi olarak alsın, sen de vergini al. Akılcı bir yaklaşımla bu tarz konular çözülebilir” dedi. Bu anlamda farklı sektörlere verilecek teşviklerin de önemli olduğunu kaydeden Çevik, hayvancılık gibi sektörlerin kârlı hale getirilmesiyle iş dünyasının ve ülke ekonomisinin daha iyi noktalara ulaştırılabileceğini vurguladı.

“Başkanlık Sistemi’ne geçilmeli”

Ülke yönetici ve idarecilerinin bir masa etrafına toplanıp doğru hamleler yapmaları halinde Güney’den de çok daha iyi konumlara gelinebileceğini savunan As Başkan Çevik, bu gibi durumların çözülmemesi halinde ileride çok daha büyük sıkıntıların olacağını kaydetti. Hükümet yetkililerine bu tarz konuları dernek olarak ilettiklerinde kendilerinin haklı bulunduğunu ancak adım atma noktasında sıkıntılar yaşandığını aktaran Çevik, “Bu noktada bireysel çıkarlar, toplumsal çıkarların önüne geçiyor. Toplumsal çıkarlar daha ön planda tutulabilseydi, biz şu an çok daha iyi noktalarda olurduk.” ifadelerini kullandı. Bu işin temelinde siyasetçinin yeniden seçilme kaygısının da bulunduğunu dile getiren Çevik, dernek olarak toplu bir sistem değişikliği istediklerinin altını çizdi. Bu anlamda Başkanlık Sistemi’nin KKTC’ye de gelmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Çevik, “Bu durum böyle olunca, sadece baştaki kişi yeniden seçilme kaygısıyla bir şeyler yapar. Diğerleri ise işinin ehli olur ve seçilme kaygısı olmayacağı için işini daha iyi yapar.” dedi. Şimdiki sistemde bireysel çıkarların toplumsal çıkarın önüne geçtiğinin altını özellikle çizen Çevik, bu noktada toplumun hayatına dokunacak icraatların yapılamadığını ve sadece günü geçirmeye yönelik kararların alınabildiğini savunurken “Popülizm ile hareket edildiği sürece biz hiçbir yere gelemeyiz.” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu