Aziz KARAAZİZ

Bu Değirmenin Suyu Nereye Gidiyor..?

 

Yok hayır, yanlış bilmiyorum, yanlış yazmış değilim.
Sözün doğrusu, “Bu Değirmenin Suyu Nereden Geliyor” şeklindedir, biliyorum.
Bir nevi “nereden buldun yasası” niteliğinde bir deyimdir.
Kaynağın nereden geldiğini sorgular.
Ama benim kastettiğim kaynağın nereden geldiği değil de nereye gittiğidir.
Kaç yıldır Türkiye ile İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü yapıyoruz.
Son derece detaylı ve ciddi çalışılmış bir protokol.
KKTC’nin kalkınması ve ekonomik anlamda tek başına ayakta durabilmesi hedefiyle yürürlüğe konmuş bir uygulama.
Türkiye Cumhuriyeti bu protokole hem doğrudan hibe şeklinde hem de yatırım olarak çok ciddi bir bütçe ayırmakta.
Ayrıca ekonomik sektörlere yönelik önemli destekler de var.
Neredeyse tüm altyapı yatırımları ve bir çok büyük proje bu protokol sayesinde Türkiye tarafından gerçekleştirilmekte.
Bütçe açığı dahi bu çerçevede karşılanmakta.
Peki ama tüm bunlar TC tarafından yapılırken KKTC ne yapıyor..?
Kendimizi bu noktada çok ciddi bir şekilde sorgulamalıyız.
Çünkü ülkede toplanan paranın nereye gittiğini görmek istiyoruz.
Ama göremiyoruz.
Önceden memur maaşlarına gitmekteydi.
Ama şimdi buna da yetmiyor.
Maliye sürekli bir şekilde borçlanıyor.
Bizim paramız nereye gidiyor..?
Yeterince toplayamıyor muyuz, ya da topladığımız neden yetmiyor..?
Devletin çok ciddi gelir kaynakları mevcut.
Özellikle de gümrüklerden ciddi bir miktar döviz bazlı olarak gelmekte.
Diğer dolaylı vergileri de hesaba kattığımızda azımsanmayacak bir miktara ulaşmaktayız.
Ama yetmiyor.
Elbette ki bu durumun en büyük sorumlusu hükümettir.
Ama tek sorumlu değil.
Bu ülkede yaşayan herkesin bu durumda payı vardır.
Hepimiz sorumluluk sahibiyiz.
Eğer ayağımızı yorganımıza göre uzatmıyorsak ve popülist yaklaşımlarla yol yürümek niyetindeysek bilmeliyiz ki suçluyuz.
Bu suç hepimizin ve bu değirmenin suyunun boşa akmasının nedeni de hepimiziz…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu