Kıbrıs

Geleceğin bilim adamları sahnede

“Üniversiteler ülkesi” KKTC’de bu unvana uygun bir organizasyona imza atıldı. 350 üniversite öğrencisi yapay zeka, sürdürülebilir teknoloji ve toplumsal fayda odaklı projeleriyle geleceğe yönelik yenilikçi çözümler sundu

 

Projeler paylaşıldıKIBRIS ekibi, beş farklı üniversiteden öğrencilerin geliştirdiği 11 yenilikçi proje üzerine özel röportajlar yaparak genç girişimcilerin fikirlerini ve üretimlerini inceledi; yapay zekadan sürdürülebilir enerjiye, akıllı ulaşımdan sosyal platformlara uzanan projeler dikkat çekti. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak buluşlar da öne çıktı.

 

Cemre CEMALİ

 

KKTC’deki üniversite öğrencilerini teknoloji ve inovasyon ekseninde bir araya getiren “Birinci Genç Beyinler Yeni Fikirler (GBYF KIBRIS) Proje Yarışması” ilk kez KKTC’de düzenlendi.

Ülkemizde faaliyet gösteren 12 üniversiteden toplam 165 projenin başvurduğu yarışmada yaklaşık 350 öğrenci, mühendislik ve teknoloji alanındaki bitirme projelerini jüri karşısına çıkardı.

Yapay zekadan sürdürülebilir enerji sistemlerine, akıllı ulaşım teknolojilerinden sosyal platformlara kadar birçok farklı alanda hazırlanan projeler dikkat çekti.

KIBRIS ekibi de gün boyunca yarışmayı yerinde takip ederek projeleri inceledi, öğrencilerle birebir görüşmeler gerçekleştirdi.

Beş farklı üniversiteden öğrencilerin hazırladığı 11 farklı proje üzerine özel röportajlar yapan ekip, genç girişimcilerin geliştirdiği yenilikçi fikirler hakkında bilgi aldı.

Tüm üniversitelerin mühendislik bölümlerine açık olarak düzenlenen yarışmada, öğrenciler yalnızca teknik bilgi ve yazılım becerilerini değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik vizyonlarını da ortaya koydu.

 

“Doğal Afet Anında Tahliye Sistemi”

 

Girne Üniversitesi Havacılık Kulübü öğrencileri tarafından geliştirilen dört farklı proje, insan hayatını kolaylaştırmayı ve toplumsal fayda sağlamayı hedefliyor. Uçak mühendisliği öğrencilerinden oluşan ekip, projelerinde yapay zeka, görüntü işleme ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojileri bir araya getirdi.
Projeler hakkında bilgi veren öğrenci Serkan Tolga Çangal, ilk projelerinin “Doğal Afet Anında Tahliye Sistemi (DATS)” olduğunu söyledi. Türkiye’nin Bolu kentinde yaşanan yangın faciasının ardından projeyi geliştirmeye başladıklarını belirten Çangal, sistemin bina tahliyelerinde hayat kurtarmayı amaçladığını anlattı. Projede, binaların zeminine yerleştirilen LED yönlendirme sistemlerinin, yangın sırasında duman ve alev altında kalan tahliye yollarını görünür hale getirdiğini kaydeden Çangal, yapay zeka destekli sistem sayesinde tahliye rotalarının anlık olarak değiştirilebildiğini söyledi. Sistem, insanların en güvenli şekilde binadan çıkarılmasını hedefliyor.

“Kurye Dron Projesi”

Kulübün geliştirdiği bir diğer proje ise “Kurye Dron Projesi” oldu. Prototip aşamasındaki projede yalnızca yük taşıyan bir dron değil, modüler taşıma sistemleri de geliştirildi. Çangal, farklı kullanım alanlarına göre özel kompartımanlar üretildiğini belirterek, buz destekli özel taşıma bölmeleri sayesinde organ nakli gibi kritik tıbbi taşımaların yapılabileceğini ifade etti. Sistem; acil tıbbi malzeme taşımacılığı, lojistik hizmetler ve gıda teslimatı gibi pek çok farklı alanda kullanılabilecek şekilde tasarlandı.

 

“İnsansız Deniz Aracı”

Öğrencilerin üzerinde çalıştığı bir diğer dikkat çekici proje ise “İnsansız Deniz Aracı (İ.D.A.)” oldu. İstanbul’daki müsilaj sorunundan ilham alınarak geliştirilen projede, denizdeki müsilajı toplayan insansız bir araç tasarlandı. Araç üzerindeki filtrasyon sistemi sayesinde toplanan müsilaj çeşitli işlemlerden geçirilirken, ortaya çıkan azot gazından enerji üretimi sağlanması hedefleniyor. Çangal, projenin doğadaki kirliliği temizlerken aynı zamanda enerji üreten sürdürülebilir bir sistem olarak tasarlandığını söyledi.

 

“Topel-1”.. KKTC’nin ilk milli İHA projesi

Kulübün geliştirdiği projeler arasında yer alan “Topel-1” ise deniz arama kurtarma amacıyla geliştirilen bir İHA projesi olarak öne çıkıyor. İsmini Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’den alan proje, yaklaşık dört yıl önce üretildi.

Çangal, Topel-1’in KKTC’nin ilk yerli ve milli İHA’sı olduğunu belirterek, sistemin temel görevinin deniz yüzeyindeki insanları ve can simitlerini tespit ederek kolluk kuvvetlerine bildirmek olduğunu söyledi. Projenin ilerleyen süreçte can simidi bırakma, malzeme taşıma ve yardım ekipmanı ulaştırma gibi özelliklerle geliştirileceğini aktaran Çangal, yapay zeka destekli görüntü işleme sistemi sayesinde kameraya yansıyan nesnelerin analiz edilerek ihtiyaç durumunda ilgili birimlere bilgi aktarılabildiğini ifade etti.
Toplumsal fayda odaklı çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Çangal, tüm projelerin insan hayatını koruma ve kolaylaştırma amacı taşıdığını belirterek, projeleri yatırımcılarla buluşturup hayata geçirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Sosyal Keşif Platformu: “REPLİQO”

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Erdinç Tazegül tarafından geliştirilen “REPLİQO” projesi, dizi ve film repliklerini merkezine alan sosyal keşif platformu olarak dikkat çekti. Kullanıcıların popüler replikleri kolayca bulabilmesini sağlayan platform, aynı zamanda sosyal etkileşim ve oyun deneyimini bir araya getiriyor.

Tazegül, REPLİQO’nun temel amacının dizi ve filmlerde geçen unutulmaz replikleri kullanıcılarla buluşturmak olduğunu belirtti.

Platform üzerinden kullanıcılar, aradıkları bir repliğin hangi dizide veya filmde geçtiğini, kaçıncı sezon ve bölümde yer aldığını, ayrıca dakika ve saniye bilgilerine kadar detaylı şekilde öğrenebiliyor.

Platformda doğrudan sahne videosu paylaşımı yapılamadığı için alternatif bir sistem geliştirdiklerini ifade eden Tazegül, “Sahneyi Sor” özelliği sayesinde kullanıcıların ilgili sahnenin öncesinde ve sonrasında yaşanan olayları öğrenebildiğini söyledi. Sistem, repliğin geçtiği sahneye dair verileri analiz ederek o an yaşananları kullanıcıya açıklıyor.

REPLİQO’nun yalnızca bir arama platformu olmadığını vurgulayan Tazegül, kullanıcıların beğendikleri replikleri favorilere ekleyebildiğini, paylaşabildiğini ve diğer kullanıcılarla yorumlar üzerinden sohbet edebildiğini ifade etti. Platformda kullanıcılar birbirlerini takip edebilirken, aynı repliği beğenen kişiler arasında sosyal etkileşim kurulması da hedefleniyor.

Proje, sosyal keşif özelliğinin yanı sıra oyun deneyimi de sunuyor. Platform içerisinde yer alan zamanlı quiz sistemi sayesinde kullanıcılar arkadaşlarıyla dizi ve film bilgilerini yarışma formatında test edebiliyor. Replik sahneleri üzerinden hazırlanan sorularda en hızlı ve doğru cevabı veren kullanıcı oyunu kazanıyor.

 

Akıllı Trafik Denetim Sistemi: “EcoEnforce”

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi Mamoon Bakr tarafından geliştirilen “EcoEnforce” projesi, güneş enerjisiyle çalışan yapay zeka destekli akıllı trafik denetim sistemi olarak dikkat çekti.

Proje, özellikle uzak bölgelerde yaşanan trafik güvenliği sorunlarına düşük maliyetli ve çevre dostu çözüm sunmayı hedefliyor.

Bakr, Kıbrıs’ta her yıl meydana gelen trafik kazalarının başlıca nedenlerinden birinin aşırı hız olduğunu belirterek, özellikle uzak bölgelerdeki yolların yüksek altyapı ve elektrik maliyetleri nedeniyle geleneksel hız kameralarıyla yeterince denetlenemediğini savundu.

Bu soruna çözüm üretmek amacıyla “EcoEnforce” sistemini geliştirdiklerini ifade eden Bakr, projelerinin şehir merkezlerinden dağ yollarına kadar farklı bölgelerde kullanılabilecek şekilde tasarlandığını kaydetti.

Projeyi özel kılan en önemli unsurun, pahalı radar sistemleri yerine tamamen kamera tabanlı yapay zeka teknolojisi kullanılması olduğunu belirten Bakr, sistemin araçları yerel olarak tespit ettiğini, hız hesaplaması yaptığını ve plaka tanıma işlemlerini gerçekleştirdiğini söyledi.

   EcoEnforce’un tamamen güneş enerjisiyle çalıştığını ifade eden Bakr, sistemin elektrik şebekesine ihtiyaç duymadan faaliyet gösterebildiğini belirtti.

Projenin yalnızca bir fikir aşamasında olmadığını vurgulayan Bakr, çalışan bir prototip geliştirdiklerini söyledi.

Sistemin araç tespitinde yüzde 92, plaka tanımada ise yüzde 89 doğruluk oranına ulaştığını kaydeden Bakr, trafik ihlali durumunda araç görüntüsü, plaka bilgisi ve hız verisinin anında bulut sistemine aktarıldığını ifade etti.

Endüstriyel hız kameralarının binlerce dolarlık maliyetlere ulaştığını belirten Bakr, geliştirdikleri prototipin yalnızca 340 dolarlık maliyetle üretildiğini ve tak-çalıştır yapısı sayesinde sistemin herhangi bir kablolama veya altyapı değişikliği gerektirmediğini de vurguladı.

Bakr, gerekli destek sağlandığı takdirde EcoEnforce sisteminin geniş çapta uygulanabileceğini belirterek, projenin daha güvenli ve akıllı şehirlerin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti.

 

Yeni nesil yemek platformu: “Hungrie”

 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü öğrencileri tarafından geliştirilen “Hungrie” projesi, KKTC’deki yerel işletmeleri dijital ortama taşımayı hedefleyen yeni nesil bir yemek platformu olarak öne çıktı. Proje ekibi, özellikle köy bölgelerinde yemek hizmetlerine erişimin sınırlı olması ve dijital altyapı eksikliğinden hareketle uygulamayı geliştirdiklerini belirtti.

Proje hakkında bilgi veren Alpdoğan Sadık Çelik, kampüs çevresi ve Kalkanlı bölgesinde yemek uygulamalarının bulunmamasının kendilerini bu girişime yönlendirdiğini ifade ederek, platformun hem restoranları hem de kullanıcıları desteklemeyi amaçladığını kaydetti.

   Çelik, uygulamanın temel hedeflerinden birinin yerel işletmeleri manuel ve geleneksel sistemlerden çıkararak dijital ortama taşımak olduğunu belirterek, restoranların kullanıcılarla daha kolay iletişim kurabileceği ve operasyonel süreçlerini geliştirebileceği bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İlk etapta pilot bölge olarak ODTÜ çevresinde hizmet vermeyi planladıklarını ifade eden Çelik, ilerleyen süreçte uygulamayı farklı ilçelere yaymayı amaçladıklarını belirtti. KKTC’ye ait yerel bir yemek uygulaması oluşturmak istediklerini de sözlerine ekledi.

Proje ekibinden Arda Yücel ise projeyi geliştirirken hem öğrenci hem de adaya yeni gelen bir turist gözüyle hareket ettiklerini söyledi. KKTC’nin çok sayıda köy ve yerel işletmeden oluştuğunu belirten Yücel, amaçlarının bu işletmeleri dijital platforma taşıyarak daha geniş kullanıcı kitlesine ulaştırmak olduğunu ifade etti.

Yücel, adadaki teknoloji açığını da göz önünde bulundurduklarını belirterek, dijital rekabet ortamını güçlendirmeyi ve uygulama altyapılarını daha ileri seviyeye taşımayı hedeflediklerini söyledi.

Projede yer alan Nurlan Yıldırımlı ise uygulamada restoran kategorileri ve menü sistemlerinin yer aldığını ifade ederek, kullanıcıların restoran menülerine kolayca ulaşabildiğini söyledi.

 

“Sahte Haber Dedektörü: FOYA”

 

Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilen “FOYA” projesi, sahte haberlerin doğruluğunu analiz ederek kullanıcıya güvenilir sonuç sunmayı hedefleyen yapay zeka destekli bir doğrulama sistemi olarak öne çıktı.

Projenin yaratıcılarından Şeyhmus Daş, uygulamanın gündemde dolaşan haberleri farklı kaynaklardan toplayarak analiz ettiğini ve yapay zeka destekli tarama sistemi sayesinde haberin doğruluk oranını ortaya çıkardığını söyledi.

Daş, “FOYA” isminin ise “sahte haberlerin foyasını ortaya çıkarmak” fikrinden doğduğunu belirtti. Projenin en dikkat çekici yönlerinden birinin ise elde edilen sonuçların blok zincir sistemiyle mühürlenmesi olduğunu ifade eden Daş, bu sayede uygulamanın güvenilirliğini artırmayı hedeflediklerini söyledi.

   FOYA’nın temel çalışma mantığının, dolaşımdaki haberlerin doğruluğunu analiz ederek kullanıcıya net bir sonuç sunmak olduğunu kaydeden Daş, uygulamanın sahte haberleri tespit ederken farklı kaynaklardan veri topladığını belirtti.

Örnek olarak dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo hakkında hazırlanan sahte bir haber metnini uygulamaya girdiklerini anlatan Daş, sistemin habere yüzde 0 doğruluk skoru verdiğini söyledi.

Daş, uygulamanın, güvenilir kaynaklarda futbolcunun hayatını kaybettiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığını göstererek haberin sahte olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Yaklaşık üç aydır proje üzerinde çalıştıklarını belirten Daş, uygulamanın şu anda demo aşamasında olduğunu, yakın zamanda ise kullanıma sunulmasının hedeflendiğini söyledi.

 

“İşeZeka”

 

Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilen “İŞEZEKA” projesi, şirketlerin işe alım süreçlerini yapay zeka desteğiyle daha hızlı ve verimli hale getirmeyi hedefleyen yenilikçi bir insan kaynakları uygulaması olarak dikkat çekti.

Projenin takım üyelerinden Ahmet Topval, uygulamanın şirketlerin en doğru adaylara daha kısa sürede ulaşabilmesi amacıyla geliştirildiğini söyledi.

Yapay zeka destekli sistemin, aday başvurularını yerel olarak hızlı şekilde ön değerlendirmeden geçirdiğini belirten Topval,  İŞEZEKA’nın temel amacının şirketlerdeki personel alım süreçlerini modernize etmek olduğunu vurguladı.

Topval, projenin masaüstü ve web tabanlı erişim imkanı sunduğunu kaydederek, özellikle kişisel verilerin mümkün olduğunca yerelde tutulması sayesinde gizlilik risklerinin azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.

    Projenin hedef kitlesi arasında insan kaynakları uzmanları, işe alım sorumluları, KOBİ yöneticileri ve yazılım ekiplerinde ön eleme süreçlerini yöneten kişilerin bulunduğunu ifade eden Topval, sistemin aynı zamanda mezuniyet jürileri ve akademik değerlendirme süreçleri açısından da yenilikçi bir çalışma olduğunu belirtti.

İŞEZEKA’nın çevrimdışı ve yerel yapay zeka altyapısıyla çalışacak şekilde tasarlandığını söyleyen Topval, uygulamanın doğrudan şirketlere sunulacağını ifade etti.

Çalışacakları kurumlara özel veri setleri oluşturmayı planladıklarını belirten Topval, böylece şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun daha doğru aday analizleri yapılabileceğini söyledi.

 

Görme engelliler için akıllı değnek: AL-EYES

 

Rauf Denktaş Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilen “Görme Engelliler İçin Akıllı Değnek: AL-EYES” projesi, görme engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmayı hedefleyen teknolojik bir destek sistemi olarak dikkat çekti.

Proje hakkında bilgi veren öğrenci Roni Erdoğan, tasarladıkları akıllı değneğin yapay zeka destekli özelliklerle donatıldığını belirterek, değneğin üst kısmında yer alacak kamera sayesinde kullanıcıların önündeki nesnelerin algılanarak sesli şekilde tanımlanacağını ifade etti.

Değneğin alt bölümünde ise engellere çarpmayı önlemeye yardımcı olacak sensör sistemi bulunduğunu kaydeden Erdoğan, cihazın aynı zamanda taşınabilir olması için pet şişe boyutuna kadar küçültülebilecek şekilde tasarlandığını söyledi.

Akıllı değneğin yalnızca yön bulma amacıyla değil, günlük yaşamı kolaylaştıracak farklı işlevlerle de desteklendiğini belirten Erdoğan, örneğin değneğin bir ilaç kutusuna tutulması halinde ilacın ne olduğunun kullanıcıya sesli şekilde aktarılacağını ifade etti.

   Projede Google Maps destekli navigasyon sisteminin de yer aldığını belirten Erdoğan, görme engelli bireylerin yol tariflerinde ciddi zorluk yaşadığına dikkat çekti. Sistem sayesinde kullanıcıların gitmek istedikleri yöne doğru değneği yönelttiğinde hoparlör aracılığıyla “sağa dön”, “sola dön” veya “düz devam et” gibi sesli yönlendirmeler alabileceğini söyledi.

Değneğin anlık konum paylaşımı özelliğine de sahip olacağını belirten Erdoğan, olası bir acil durumda veya cihazın hasar görmesi halinde kullanıcının konum bilgisinin önceden belirlenen yakınlarına iletileceğini ifade etti.

Projenin çok dilli kullanım desteğine sahip olacağını kaydeden Erdoğan, her bölgede görme engelli bireyler için uygun yürüyüş yollarının bulunmamasının kendilerini böyle bir proje geliştirmeye yönlendirdiğini söyledi.

 

 “Akıllı Rota”

 

Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri tarafından geliştirilen “Akıllı Rota” projesi ise kullanıcıları yalnızca hedefe ulaştırmayı değil, aynı zamanda en güvenli şekilde yönlendirmeyi amaçlayan yeni nesil navigasyon sistemi olarak dikkat çekiyor.

Takım liderlerinden Bekir Can Bakır, projelerinin klasik navigasyon uygulamalarından farklı olarak kullanıcılara anlık şekilde “hızlı”, “güvenilir” ve “alternatif” olmak üzere üç farklı rota seçeneği sunduğunu belirtti. Özellikle engelli bireylerin güvenli ulaşımını ön planda tuttuklarını ifade eden Bakır, sistemin bu doğrultuda özel analizler yaptığını söyledi.

Projenin şu anda demo aşamasında olduğunu kaydeden Bakır, rota oluşturulurken eğim analizi, yokuş tespiti, rakım ve yükseklik verilerinin değerlendirildiğini belirtti. Bu veriler sayesinde kullanıcılar için en güvenli güzergahın oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.

   Görme engelli bireyler için sesli rehber sistemi geliştirdiklerini söyleyen Bakır, kullanıcıların kaldırım, engel veya riskli alanlarla karşılaşması durumunda uygulamanın sesli uyarılar verdiğini aktardı.

İşitme engelli bireyler için ise görüntü analizi sistemi kullandıklarını belirten Bakır, uygulamanın farklı engel gruplarına uygun veri işleme altyapısıyla desteklendiğini ifade etti.

“Akıllı Rota” projesinin diğer navigasyon uygulamalarından en büyük farkının “güvenilirlik” olduğunu vurgulayan Bakır, amaçlarının kullanıcıyı yalnızca bir noktadan diğerine ulaştırmak değil, bunu güvenli şekilde sağlamak olduğunu söyledi.

Sistemin geçmiş trafik verilerini, eski kaza kayıtlarını ve hava durumu bilgilerini analiz ederek kullanıcılara “güven puanı” sunduğunu belirten Bakır, kullanıcıların rota seçimlerini bu güven puanına göre yapabileceğini ifade etti.

Bakır, projenin şu anda yerel bir sistem üzerinde demo olarak çalıştığını belirterek, ilerleyen süreçte mobil uygulama olarak da kullanıma sunulmasının hedeflendiğini söyledi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu