Aziz KARAAZİZYazarlar

Hak Ettiğimiz Saygıyı Kazanmalıyız

 

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda Kıbrıs’a ilişkin yer alan ifadeler bazı kesimlerin tepkisini alırken, bunlara sevinenler de olmuştur.
Öncelikle şunu açık olarak belirtmek gerekir ki, o ifadeler Kıbrıs Türklerinin haklarını korumak veya savunmak adına değil, Rum Hükümeti’nin isteklerine boyun eğilerek raporda yer bulmuştur.
Aynı zamanda AB Dönem Başkanı da olan Rum Yönetimi rapora egemen olmuş ve neredeyse kaleme almıştır.
Her ne kadar da rapor tavsiye nitelikli de olsa bu tür ifadelerin yer alması üzerine düşünmemiz gereken birçok nokta mevcuttur.
Mesela çözüm modeline ilişkin ifadeler federasyon modelini destekleyen Kıbrıslı Türklerin görüşleri doğrultusunda değil, Rum Yönetimi’nin Türkiye üzerinde kurmak istediği hakimiyet doğrultusunda kaleme alınmıştır.
Keza Maraş konusu da öyle.
Rapor kaleme alınırken Kıbrıslı Türklerin duyguları asla dikkate alınmamıştır.
Çünkü onların gözünde biz zaten yokuz.
Onlar Kıbrıs’a baktıklarında sadece “mağdur” konumundaki Rumları görmekteler.
Ama bunun suçlusu da bizleriz.
Nedense AB ile bir türlü düzenli ve dengeli bir ilişki modeli geliştiremedik.
Ya çok uzak durduk ve koptuk, ya da çok eğildik ve etkisiz kaldık.
Her ikisinde de sesimizi duyuramadık, görüş ve fikirlerimizi anlatamadık.
Siyasi duruşu ne olursa olsun AB ile düzeyli bir ilişki geliştirmeliyiz.
Kuyruklarına bağlı bir uydu haline gelmeden sürekli takipte olmalı ve anlatmalıyız.
Bıkmadan ve usanmadan.
Hem Avrupa Parlamentosu’nda hem de Avrupa Konseyi’nde bunu yapmalıyız.
Ama düzenli ve de düzeyli bir şekilde.
Ve en önemlisi bu işleri tek merkezden koordineli bir şekilde yapmalıyız.
Anlatmalıyız, dinletmeliyiz ve ortaya koyduğumuz düşüncelerimizle hak ettiğimiz saygıyı görmeliyiz.
Rum tarafının siyasi çıkarlarının hakim olduğu ortamların tamamında faaliyet göstermek zorunda olduğumuzu asla unutmadan bu yolu yürümeliyiz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu