Hasan HastürerYazarlar

Politika, diplomasi, hatalar oyunu değildir…

Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in Katimerini’de yer alan söyleşisinin kapsamlı bir özetini okudum.

   Söyleşinde şu kesti paylaşayım öncelikle:

   ‘Kıbrıs sorununda çıkarların örtüşmesinden yararlanılması gerektiğinin altını çizen Hristodulidis, Türkiye’nin çözümden bir fayda sağlayacağını hissetmediği sürece, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik adım atmayacağını, Türkiye’ye bu faydaları sunabilecek tek aktörün ise AB olduğunu belirtti.

   Hristoduldis, Ankara’ya herhangi bir taviz verilmesi için öncelikle Kıbrıs sorununda somut bir ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı.’

***

Bu siyasi çizgiyi ilk kez Hristodulidis söylemiyor.

Çözüm olmadan Kıbrıs’ın AB üyesi olmasından sonra Rum tarafı Türkiye’ye yönelik benzer değerlendirme ya da söylemleri yapıyor.

***

Yazının başlığını burada kullanayım.

   Politika, diplomasi, hatalar oyunu değildir…

   Politikada, diplomaside hata, öngörülü uluslararası siyaset yapmada birikim yoksunluğu ve beceri yoksunluğuyla olur.

   Uluslararası politik arenada oyuncu çoktur her zaman. Çıkarlarınıza bağlı taleplerinizi belirlemek yetmez, onları nasıl savunup ileri taşıyacağınızı da bileceksiniz.

   Al ver noktasına gelindiği zaman da verdiğinizi, aldığınızdan ağır basmamasını iyi tartacaksınız.

   Bugün verdiğiniz, yarın önünüze boyundan büyük engel çıkarabilecekse, gözünüzü dört değil bin dört açacaksınız.

***

Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünü bizde önce uzun zaman Rum – Yunan ikilisi gaile etmişti.

O gaileden ne zaman kurtuldular. 10-11 Aralık 1999’da Helsinki’de yapılan AB zirvesinde.

Kıbrıs’la ilgili en çok atıf yapılan karar, Başkanlık Sonuç Bildirgesi’nin 9(b) paragrafıdır. Metin şöyledir:

   “Avrupa Konseyi, Kıbrıs sorununun siyasi bir çözüme kavuşturulmasının Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılımını kolaylaştıracağını vurgular. Eğer üyelik müzakerelerinin tamamlanmasına kadar bir çözüme ulaşılamazsa, Konsey’in üyelik konusundaki kararı bunun ön koşul olduğu kabul edilmeksizin verilecektir. Bu durumda Konsey, ilgili tüm unsurları dikkate alacaktır.” 

Bu kararın paragrafı açarsak ne vardı içinde:

   AB, Kıbrıs’ta çözümün tercih edildiğini açıkça belirtti.

   Ancak çözüm olmamasını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliğine engel olacak bir ön şart olarak görmedi.

   Böylece Güney Kıbrıs’ın AB üyelik sürecinin önündeki en büyük belirsizlik kaldırılmış oldu.

   Aynı zirvede Türkiye’ye de resmen aday ülke statüsü verildi. Bu nedenle Helsinki Zirvesi, hem Türkiye-AB ilişkileri hem de Kıbrıs’ın AB üyeliği açısından dönüm noktası kabul edilir.

***

Türkiye aday ülke olmayı başardığı için mutluydu. Rum tarafı ve Yunanistan, Kıbrıs AB üyeliğini, Kıbrıs sorununun çözümü koşulundan kurtardıkları için memnun olmanın ötesinde adeta göbek atıyorlardı.

   24 Nisan 2004 Annan Planına Rum tarafı, 1999 Helsinki zirvesinde ceplerine yerleştirdikleri, ‘Çözüm olmasa da Kıbrıs AB üyesi olabilir’ kararı nedeniyle korkusuz ve gailesiz olarak HAYIR dedi.

1 Mayıs 2004’te de HAYIR demenin bahşişine AB’YE TAM ÜYE OLARAK ALDILAR.

***

Şimdi özellikle Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye – AB ilişkilerine, Türkiye’den beklentileriyle bağlantılı koşullar ileri sürüyor.

   Ne diyor Hristodulidis? ‘Ankara’ya herhangi bir taviz verilmesi için öncelikle Kıbrıs sorununda somut bir ilerleme kaydedilmesi gerekiyor.’

   Ankara’ya ne taviz verilecekmiş bilmiyorum.

   Zamanında kendilerine, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün engel olmamasını isterken, şimdi Kıbrıs sorunuyla ilgili Türkiye’den bir şeyler koparmadan Türkiye – AB ilişkilerinde ilerleme istemiyorlar…

   Bir söz var… ‘DUR KIÇIM YER EDEYİM, BEN SANA NELER EDEYİM.’

***

   Yazıma noktayı koymadan bir alt çizme yapayım…

   Türkiye, ‘Biz AB üyelik defterini kapattık’ deyip arkasını dönse, arkasında ilk koşacak olan Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan olur.

   Çünkü, Türkiye’ye karşı ellerinde kart olan tek masa AB Masasıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu