Kıbrıs

Menelaos Menelau “Guterres’in çabası federasyon çerçevesindedir”

Lefkoşa, 9 Ağustos 26 (TAK): Rum Müzakereci Menelaos Menelau Kıbrıs sorununda bundan sonraki adımın “müzakerelerin yeniden başlamasına karar verilecek genişletilmiş görüşme yapılması” ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu çabasının “federasyon çerçevesinde” olduğunu kaydetti.

Menelau Fileleftheros’a verdiği söyleşide Kıbrıs Türk tarafının, yeni geçiş noktaları için “ek şartlar ortaya sürdüğünü” de iddia etti.

Gazete söyleşiyi manşetten “Guterres’ten Federasyon Çerçevesi… Müzakereci Menelaos Menelau Fileleftheros’a: Müzakerelerin Yeniden Başlaması Hedefli Genişletilmiş Görüşme… Geçiş Noktaları Konusunda Kıbrıs Türk Tarafından Ek Şartlar Getirildi” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Gazeteye göre BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adayı ziyareti sırasında “yakınlaşmalara yaptığı atfın, çabasının en belirleyici unsuru olduğunu” söyleyen Menelau Guterres’in söylediklerini “çabası içerisinde yürüttüğü çerçeve federasyondur.  Önceki çabaya kadar ve o çaba sırasında başarılanlar -müzakere kazanımları olarak adlandırılıyor- korunmalı, yeniden teyit edilmeli ve kapsamlı çözüm hedefiyle geriye kalanlar üzerinde odaklanılacak yeni bir çaba başlamalı” şeklinde özetledi. Menelau “Elbette, müzakerelerin yeniden başlamasına karar verilmesini hedefleyen bir sonraki genişletilmiş görüşme yapılacak.” dedi.

-“Genel Sekreter’in ziyareti olumluydu”

Çoğu kişinin, Guterres ziyaretinin başarılı olmadığını söylediği hatırlatılarak görüşü sorulan Menelau “daha önce söylediğim sebeplerle Genel Sekreter’in ziyareti olumluydu.” dedi. Menelau, özetle şunları kaydetti:

“Çünkü sonraki adımlar var, federasyon çerçevesinde olduğunu söylediğim yakınlaşmalar üzerinde gerekli ön hazırlık yapılacak. Bu açıktır.  Bu açıklamanın, Türkiye tarafı ‘iki devlet’ tezlerini tekrarlamaya devam ederken yapılmış olması çok önemlidir. Genel Sekreter’in ziyaretinin daha verimli olması için BM tarafından, bizzat Genel Sekreter tarafından büyük çaba harcandı ve biz de yardımcı olduk. Öz konusunda da GYÖ’ler konusunda da. Bu, malum engeller yüzünden mümkün olmadı ama çaba devam ediyor.”

Uzaktan bakıldığında olguların hiç de olumlu görünmediği belirtilerek Menelau’ya, gayriresmi genişletilmiş görüşmenin yapılması konusunda iyimser olup olmadığı da soruldu. Menelau “şu ana kadar Türk tarafının tekrarlanan motifiyle  karşılaştıklarını” söyledi ve “tekrarlanan motifi” şöyle tarif etti: “Genel Sekreter’in ziyareti sonrasında da tekrarlanan Ankara’nın malum iki devlet tezi; federasyon çerçevesi konusunda kamuoyu önünde ve bağlayıcı şekilde görüş belirtmeyen Kıbrıs Türk tarafının tavrıyla ilgili belirsizlik; Türk tarafının önceki dönem boyunca sergilediği, dikkat dağıtıcı işlevi gören ve gelişmeleri yavaşlatan genel yaklaşım.”

Menelau “önümüzdeki dönemde bu motifle karşılaşmamayı umduklarını” söyledi, “bizim taraf, ilerleme olması için üzerine düşenleri yapacak” ifadesini kullandı.

Gazetenin “yakınlaşmalar konusunda ne beklemeliyiz, bundan sonraki adımlar nelerdir” sorusuna karşılık Menelau BM tarafından bir kayıt yapılacağını söyledi. Menelau bunun Kıbrıs sorununa geçmişte dahil olmuş, bilgi ve deneyim sahibi uzmanlar tarafından yapılacağını da belirtti.  Menelau “sonraki adım bu kayıt temelinde, yakınlaşmaların yeniden teyit edilmesiyle sonuçlanacak genişletilmiş toplantının yapılmasıdır, böylece geriye kalanlar üzerinde odaklanılabilir, kapsamlı çözüm hedefli müzakerelerin yeniden başlamasına karar verilebilir.” dİye konuştu. 

Gazetenin, iki liderin haftada bir görüşmesi ile ilgili sorusuna karşılık ise Menelau, “Kıbrıs Türk tarafıyla temas halindeyiz ve açıklandığı gibi iki liderin bir sonraki görüşmesi 26 Ağustos’ta yapılacak.  Liderler düzeyindeki görüşmeler geçen ekim ayındakinden daha sık oldu. Elbette, görüşme sıklığı ve sayısının ötesinde, ana konu özdür, karar almak için siyasi irade olması gerekir.” dedi.

“İki lider hangi konuları görüşecek” sorusuna karşılık ise Menelau “önümüzdeki dönemde görüşmelerin merkezinde, bir sonraki genişletilmiş görüşmeden müzakerelerin yeniden başlaması sonucu çıkması ve mümkünse bu sonucun garanti olmasına yönelik ön hazırlık” olacağını kaydetti.

Menelaos Menelau GYÖ’ler ile ilgili soruyu yanıtlarken Guterres’in adada olduğu  sürede ilave geçiş noktaları açılması konusunda Haziran 2025’te yaptığı uzlaşı önerisini çok daha net şekilde ifade ettiğini kaydetti. Menelau Guterres’in   Kiracıköy-Gaziler-Eylence güzergahı ve Haspolat geçiş noktalasının açılmasını bir paket olarak ortaya koyduğunu belirtti. Rum tarafı olarak buna yanıtlarının olumlu olduğunu söyleyen Menelau, aynı şeyin Kıbrıs Türk tarafı için geçerli olmadığını belirtti. 

Kıbrıs Türk tarafının “durumu zora sokacak bazı başka önerilerde mi bulunduğu” sorulduğunda ise Menelau “dediğim gibi, BM önerisi Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmedi” dedi, şöyle devam etti:

“Ek talepler ortaya konuldu. Bunlardan biri Limbia-Luricina’yı (Akıncılar) bağlayan geçiş noktasını da kapsıyor. Biz, bunun Kokkina (Erenköy) önerimizin de dahil edilmesi halinde olabileceğini ve 4 geçiş noktasında anlaşabileceğimizi söyledik. Bu da Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmedi.”

Gazetenin “GYÖ’lerin bir genişletilmiş görüşme için ön şart olup olmadığını” sormasına karşılık ise Menelaos Menelau “böyle bir prizmadan bakıldığında, GYÖ’lerde anlaşmanın engellenebileceğini ve bunun sonraki adımları engellemek için bahane olarak kullanılabileceğini  kaydetti.

“GYÖ’lerde anlaşma istediklerini, bu konuda yardımcı olmaya devam edeceklerini” savunan Menelau şunları söyledi:

“Ancak özlü adımlar atılmalı. Çünkü Kıbrıs Türk tarafının açıklamalarından, bu konuyu ön şart gördüğü hissiyatı oluşuyor. Bu da daha önceki dönemlerdeki aynı motife atıf yapıyor.  İlerlemeyi engelleme ve sonra bunu, öze ilişkin adımları engellemek için bahane olarak kullanma.”

Haravgi de Rum Müzakereci ile yaptığı söyleşiyi “Federasyon Kıbrıs’ın Yeniden Birleşmesi İçin Tek Yoldur… Kıbrıs Sorununda Özlü Müzakerelerin Yeniden Başlaması İçin Yakınlaşmaların Korunması Kritiktir” başlık ve spotlarıyla aktardı.

Gazeteye göre Rum tarafı olarak çözüm zeminine ve müzakere kazanımlarının, Guterres çerçevesinin 6 maddesinin korunmasına bağlı olduklarını söyleyen Menelau “Türkiye’nin ve KKTC’deki bir kısım siyasi çevrenin, iki devlet çözümü talebini tekrarladığını söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanlığı’ndaki değişimden sonra federasyon çözümüne hiçbir atıf yapılmadığını da “görmezden gelemeyeceklerini” söyleyen Menelau,  Türk tarafının tavrını netleştirmesi gerektiğini belirtti. Menelau, Kıbrıs Türk tarafının yeni geçiş noktaları konusundaki tavrını “süreci geciktirme yaklaşımı” olarak niteledi.

Menelau’ya Rum tarafında iki bölgeli iki toplumlu federasyonun “taksim ve istila oldubittilerinin kabulü olduğu” görüşünde olanlar bulunduğu hatırlatılarak, onlara cevabının ne olduğu da soruldu.

“Her görüşe saygılıyız” diyerek sözlerine başlayan Menelau III. Makarios’un 1974’ten sonra şekillenen olguları doğru ve dengeli şekilde değerlendirerek Kıbrıs sorununa federal çözüm anlaşmasına gittiğini, diğer bütün başkanların da bugüne kadar bu taahhüde bağlı kaldığını söyledi. Menelau, özetle şunları ekledi:

“Zaman zaman bu taahhüdümüzün etkileri bizi sürekli taviz vermeye mahkum ediyor deniliyor. Aksine bu tutarlılıkta iddialı bir duruş vardı.  Çok önemli hedeflerin başarılmasına katkı yaptı. Kıbrıs’ın AB’ye üyeliği -o dönemde Kıbrıs sorununun çözüm çabalarının sonucu başarılı olmasa da- Kıbrıs sorununa uzlaşılmış federasyon çerçevesinde çözüm istememiz sayesinde mümkün oldu.  Tutarlılık, önceki müzakere süreçlerinde Kıbrıs sorununun 1960 anlaşmalarının bölücü yaklaşımlarıyla karşılaşılan bazı yönlerinde iyileştirme başarmamızda belirleyiciydi.  Kıbrıslı Türklerin ve Rumların çapraz ve ağırlıklı oy aracılığıyla ortak iradesinin ifadesini içeren federal hükümetin seçim sistemi gibi yakınlaşmalardan söz ediyorum. 1960 üniter devletinin hiçbir kurumunda bu yoktu.  AB’nin dört özgürlüğünden, nüfus oranının tesis edilmesinden, kontenjanlar konusu havada kalmak üzere askerlerin gitmesinden söz ediyorum. Bütün bunlar zannederim federasyonun, bölücü olmak bir yana Kıbrıs’ı özgürleştirme ve yeniden birleştirme stratejik hedefimize ulaşmanın tek iddialı yoludur.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu