Aziz KARAAZİZYazarlar

Sahi, Biz 2013’te Neyi İmzalamıştık..?

 

Barselona Futbol Takımı’nın çocuk yaştaki yıldızları ortaya çıkarmak amacıyla dünyanın hemen her köşesinde faaliyet gösteren Futbol Akademisi bu yaz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de kamp kurmak istedi.
Bundan amaç yetenekli çocukları bulmak ve onlara yön göstermekti.
Ama olmadı.
Çünkü Rum hükümeti buna itiraz etti, birisi UEFA’ya diğeri de Barselona kulübüne olmak iki mektup yazdı ve olayı engelledi.
Evet, iki mektupla bu işi hallettiler.
Bu kadar kolay oldu yani.
Bizden her zamanki bildik yazılı açıklamalar geldi.
İşte bu kadar.
Konu kapandı.
Daha ötesi var mı..?
Yok..!
Neden olsun ki..?
Daha doğrusu, nasıl olsun ki..?
Çünkü biz zaten Rum Futbol Federasyonu’na tabi olmayı 13 yıl önce, 2013’te kabul etmişiz.
Rum Hükümet Sözcüsü Letimbiotis hatırlattı da hatırladık.
“Uluslararası tanınırlığı olan bir devletin yapması gerektiğini yapıyoruz” diyen Rum Sözcü, 2013 yılında varılan anlaşmaya değindi.
Söz konusu anlaşmayla Kıbrıs Türk takımlarının uluslararası tanınırlık kazanabilmesi karşılığında Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF), Kıbrıs Futbol Federasyonuna (KOP) üye olması öngörülmüştü.
Anlaşma 2013 yılında Zürih’te, KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu ile KOP Başkanı Kostas Koutsokoumnis tarafından, dönemin FIFA Başkanı Sepp Blatter’in huzurunda imzalanmış, 2015’te ise KKTC’deki kulüpler tarafından desteklenmiş, ancak usule ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle hayata geçirilememişti.
Ama işte gel gör ki, aradan geçen o kadar zamana rağmen hayata geçirilememiş bir anlaşma bile geldi ve bizi buldu.
Şimdi o döneme yeniden dönmek istemiyorum.
Tansiyonu yüksek çok şiddetli tartışmalar yaşanmıştı.
Sonuçta da imzalar atılmış, ama anlaşma çalışmamıştı.
Aynı Kıbrıs Cumhuriyeti gibi değil mi..?
Çalışmayan bir anlaşma ama Rumların lehine oluşan bir durum.
Onların için hayat normal devamında.
Ama iş bize gelince durumlar değişmekte.
Her şey kapsamlı çözüme endeksli bir halde.
Değişmesi gereken esas nokta işte budur.
Rum tarafının çözümsüzlükten sağladığı konforunun sona ermesi ya da Kıbrıs Türk tarafının da bu konforlu alana dahil edilmesi gerekiyor.
Bu olmadığı müddetçe istediğimiz kadar görüşelim.
Her hafta ya da haftada iki kere, üç kere.
Sonuç değişmeyecek…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu