Çizgi Dışı Siyaset ve Aday Tercihleri

Adı üzerinde, siyasi partinin siyasi bir çizgisi olur.
Belli bir siyasete inanan kişilerin toplandığı örgüttür siyasi partiler.
O siyaset için çalışır, o siyasetin hayata geçmesi için çalışırlar.
Çünkü inanırlar ki benimsedikleri o siyaset ülkeleri için en doğru siyasettir.
İnanırlar..
Siyaset bir inanç meselesidir.
Kimse inanmadığı siyasete oy vermez.
Daha doğrusu vermemeli.
Bizde bu kriter biraz farklı.
Temel sorun da buradan kaynaklı.
Oy verirken inandığı siyasete oy veren seçmenler muhakkak ki vardır.
Ama onlar kadar inandıkları siyasete değil de kişisel çıkarlarına hitap edeceğine inandıklarına oy verenler de var.
İşte bu nedenle de siyasetimiz çoğu zaman siyaset çizgisinin dışına taşmaktadır.
Siyaset yerine çıkarlarımız doğrultusunda hareket ederken toplumsal değerleri ayaklarımız altına alıyoruz.
Çiğniyor, eziyor ve yok ediyoruz.
Bunu yaptıktan sonra da çıkıp bir de şikayet ediyoruz.
Bunun adını da siz koyunuz lütfen…
Siyaset çizgi dışına çıkınca, siyaset çizgisinin dışında isimleri de sahnede görür olduk.
Partiler aday belirleme çalışmalarına başladı.
En fazla sekiz ay sonra seçime gideceğiz.
O nedenle de bu çalışma yerinde ve zamanında.
Ama yöntem olarak farklı tercihler görüyoruz.
Siyasetin yarışında çizgi sorunu oluşmakta olduğuna tanıklık etmekteyiz.
Bazı partilerimizin adı kendi siyasi çizgileriyle ilgisi olmayan, hatta siyasi çizgisi bile olmayan isimlerle anılmakta.
Elbette toplumun gözü önünde olan ve tanınmış isimler katkı sağlayacaktır.
Ama ya sonra..?
İş icraata, yani siyaset yapmaya gelince nasıl olacak..?
Yeni isimler katacağız diye siyasette yeni olan isimlerle sahne almak ne kadar doğru bunu zamanla göreceğiz.
Ama esas partilerimiz kendi siyasi çizgisine yabancı isimlerle nasıl bir yola savrulacağıdır.
Çok sağlıklı olmayan bazı düşünceler görmekteyiz.
Umalım da başlangıç sarhoşluğudur ve zaman ilerledikçe ayılma süreci yaşanacaktır.


