Hepimiz Üzgünüz Hepimiz Öfkeliyiz.

Bir tarafta yaşamını yitirenlerin ardından tarifsiz bir acı yaşayan aileler, diğer tarafta hâlâ sevdiklerinden gelecek bir haberi bekleyen insanlar…
Kelimelerin anlamını yitirdiği, cümlelerin boğazımızda düğümlendiği bir süreçten geçiyoruz.
Yaşamını yitirenlerin yakınlarına dayanma gücü, hâlâ sevdiklerinden haber bekleyenlere ise sabır dilemekten başka elimizden çok fazla bir şey gelmiyor.
Ne söylesek eksik…
Ne söylesek yetersiz…
Ancak tam da böyle zamanlarda, yalnızca üzülmek ve öfkelenmek yetmez.
Bu acının nasıl yaşandığını sormak zorundayız.
Ne oldu?
Neden oldu?
Gerekli önlemler alınmış mıydı?
Alınmadıysa neden alınmadı?
Bir ihmal varsa kimlerin sorumluluğu var?
Daha önce yapılan uyarılar dikkate alınmış mıydı?
Bu soruların sorulması, kimseyi peşinen suçlamak anlamına gelmez.
Tam tersine…
Adaletin, devlet ciddiyetinin ve toplumsal sorumluluğun gereğidir.
Çünkü hayatını kaybeden insanların geride bıraktığı ailelere karşı hepimizin bir sorumluluğu vardır.
Onlara yalnızca “başınız sağ olsun” demek yetmez.
Gerçeği ortaya çıkarmak da sorumluluğumuzdur.
Eğer ortada bir ihmal varsa bunun üzerinin örtülmesine izin vermemek, sorumlular kim olursa olsun hesap sorulmasını istemek zorundayız.
Çünkü bugün yaşanan acı, yarın başka bir ailenin acısı olabilir.
İşte bu nedenle soruşturma yalnızca birkaç gün sürecek bir gündem maddesi olmamalıdır.
Kamuoyunun vicdanını rahatlatacak, bütün sorulara açık ve şeffaf cevaplar verecek bir süreç yürütülmelidir.
Ve toplum, “Ne oldu?” sorusunun cevabını öğrenene kadar sürecin takipçisi olmalıdır.
Unutmayalım;
Bir ülkede sorumluluk yalnızca makam sahibi olmakla değil, gerektiğinde hesap vermeyi göze almakla da ölçülür.
Bugün hepimizin yapması gereken, acının üzerine yeni tartışmalar eklemek değil; önce insan hayatının değerini ortaya koymaktır.
Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz.
Ama onların ardından gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayabilir, aynı acıların bir daha yaşanmaması için gerekli derslerin çıkarılmasını isteyebiliriz.
Bazen bir insanın ardından yapılabilecek en büyük saygı, onun ölümünü sessizliğe terk etmemektir.
Önce gerçeği bilelim.
Sonra sorumluları ortaya çıkaralım.
Ve bir daha aynı acıların yaşanmaması için gereken ne varsa yapalım.
Çünkü bazı acılar unutulmamalıdır.
Bazı sorular ise mutlaka cevaplanmalıdır.
