Aziz KARAAZİZYazarlar

Çanlar Kimin İçin Çalıyor..?

 

Ernest Hemingway’ın belki de kendisinden bile daha ünlü bir romanıdır.
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor”…
İspanya iç savaşını ve bu savaşta yaşanan çoğu insanlık dışı olayları anlatır.
Okumayan varsa okusun, tavsiye ederim.
Ama bugün burada başlıkta bu eserin ismini kullanma nedenim kitabın konusuyla ilgili değildir.
İsmi öylesine güçlü bir ifadedir ki, çoğumuz onu belli bir durumu anlatmak adına kullanırız.
Birisi için hazırlanan bir durum olduğunu ve bu durumun artık uygulanma aşamasına geldiğini anlatan bir ifadedir.
Daha henüz gemi faciasının acılarını üzerinden atamamış olan ülkemiz bir anda yeniden siyasetin dar koridorlarına hapsoluverdi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı aniden Limanlar Dairesi’nin kendisinden alınarak Başbakanlık’a bağlanmasını ve dokunulmazlığının da kaldırılmasını istedi.
Ama Başbakan Üstel ise bunun yerine doğrudan Arıklı’yı görevden alıverdi.
Bunun sonrasında da Yeniden Doğuş Partisi hükümetten çekilme kararı aldı.
Şimdi artık hükümet iki partili bir koalisyon ve sayısı da tam sınırda.
Kuvvetle muhtemel olarak da seçime bu şekilde gitmeyi deneyecek.
Başarılı olur mu..?
Bunu Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin tavrı belirleyecek.
Bakalım onlar gensoru vererek hükümeti düşürmeyi başarabilecek mi..?
Peki ya Arıklı cephesi..?
Orada da durum tam net değil.
Parti tabanının genel başkanlarına yönelik son dönemdeki bazı yaklaşımlardan rahatsız olduğunu bilmekteydik.
Ama bu son gelişmenin yarattığı durum nasıl bir etki yaratır o henüz net değil.
Öte yandan Ulusal Birlik Partisi’nde de YDP sonrası nasıl bir hava oluşacak, onu da göreceğiz.
Tam bir “bekleyelim ve görelim” havasındayız.
Çanlar bir yerde çalmaya başladı ama kimin için olduğunu kestirmek henüz mümkün değil.
Son dönemde yaşanan bu gelişmeler siyasetimizi nasıl etkileyeceği de çok net değil.
Seçimin çok çekişmeli geçeceğini zaten tahmin ediyorduk.
Bu son gelişmeyle de bu durum bir üst seviyeye çıkmış olacak.
Bu üst düzey çekişme seçimin parametrelerini de etkileyebilir.
Bu nokta oldukça önemli.
Özellikle de hükümetin ortağı partilerin birbirlerine karşı takınacağı tutumlar açısından farklı bir süreç olacak.
Bu etki nereye kadar sirayet eder, sadece iç konularla sınırlı kalır mı yoksa Kıbrıs konusuna kadar ilerler mi diye sorarsanız eğer, “olabilir, mümkün” derim.
Çünkü ipler gerçekten çok gerildi ve iplerin kimin elinde olduğu belli olmayan bir sürece girdik.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu