PKK’dan Öcalan açıklaması: Özgürlüğüne engel kalmadı…

Kendini fesheden PKK, Türkiye içinde ve sınırdaki tüm güçlerini birkaç gün önce geri çektiğini iddia ederek, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması önünde “hiçbir engel ve gerekçenin kalmadığını” savundu.
Feshedilen PKK adına “Hareket Yönetimi” adıyla yapılan açıklamada, Abdullah Öcalan‘ın serbest bırakılması ve özgürlük yasalarının çıkartılması önünde “hiçbir engel ve gerekçe kalmadığı” belirtildi. Açıklamada “Gecikmeden adım atılmazsa halkımız Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır” denildi.
Bugün yayımlanan yazılı açıklamada, “barış ve demokratik toplum süreci” olarak adlandırılan Kürt sorununaçözüm sürecinin başlamasının üzerinden iki yıl geçtiğine işaret edildi, bu süre zarfında PKK‘nın çatışmasızlık ilan ederek kendini feshettiği, silahlı mücadeleyi sonlandırma iradesinin sembolü olarak silahlarını yaktığı anımsatıldı.
Türkiye’de iki yıldır hiçbir silahlı çatışma olmadığına işaret edilen açıklamada, “Tek bir Türk ve Kürt genci yaşamını yitirmiyor. Bu durum başlı başına barış ve demokratik toplum sürecinin değerini göstermektedir” ifadelerine yer verildi.
AKP iktidarına sitem
TBMM’de, Kürt sorununa demokratik çözüm amacıyla kurulan komisyonun Öcalan ile görüşerek hazırladığı rapora ve bu raporda siyasi iradenin atması için sıralanan adımlara atıf yapılan açıklamada, “Ancak siyasi irade bu adımları atmadığı gibi demokratikleşme konusunda da hiçbir girişimde bulunmamıştır” görüşü aktarıldı.
Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun demokratikleşme temelinde çözümü için “kök yasa” olarak ifade ettiği bir çerçeve yasanın çıkmasına önem atfettiğine ve bu çerçeve yasanın ardından “özgürlük yasalarının” çıkması gerektiğine işaret ettiği, buna karşın hazırlanan çerçeve yasada ne Öcalan’ın ne de hareketin düşünce ve önerilerinin dikkate alındığı belirtildi.

“Bahane kalmaması için güçlerimizi tümden çektik”
AKP iktidarının bu yasadan sonra da hiçbir adım atmadığını, Öcalan’a uygulanan tecritin devam ettiğini kaydeden PKK, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Özgürlük Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.”
“Türkiye tarihinin en büyük yanılgısı olur”
Atılan bu adımlarla artık Türkiye’nin bir silahlı tehdit ile karşı karşıya olduğundan söz edilemeyeceğini savunan PKK, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Attığımız bu adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir.”
Abdullah Öcalan’ın “özgür yaşaması ve çalışmasının hiçbir kısıtlama olmadan gerçekleşmesi” talebine vurgu yapılan açıklamada, “Bu konuda gecikmeden adım atılmazsa halkımız ve Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır” denildi.
AKP iktidarının, “Öcalan’ın özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmasının önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmadığının” öne sürüldüğü yazılı açıklamada, “Eğer AKP iktidarı bu süreci zamana yayarak Kürt Özgürlük Hareketini zayıflatır ve bu konudaki politikayı eskisi gibi sürdürürüm diyorsa bu, Türkiye tarihinin en büyük yanılgısı olur” denildi. Ayrıca “Türkiye halklarına büyük bir kötülük yapılmış olunacağına” da vurgu yapıldı.
“Biz böyle bir durumun ortaya çıkmaması için üzerimize düşenleri büyük bir sorumlulukla yapmaya çalıştık” denilen açıklamada ayrıca, “Türkiye halklarının şikayet ettiği ve çözümünü istediği tüm sorunlar Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu açıdan Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu sürece aktif biçimde müdahil olmalıdır” çağrısı yer aldı. (DW)




