Rum Yönetimi’nden Türkiye’nin BM Genel Sekreterliği adaylığına tepki

Lefkoşa, 1 Kasım 26 (TAK): Rum Yönetimi’nin, Türkiye’nin Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’nu yeni BM Genel Sekreteri adayı olarak göstermesine tepki gösterdiği belirtildi.
Alithia gazetesinde yer alan habere göre, Rum Hükümeti Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis konuyla ilgili açıklamasında, Türk diplomat Sinirlioğlu’nun adaylığını “siyasi bir çelişki yanı sıra derin bir kurumsal çelişki” olarak tanımladı.
Letimbiotis, Sinirlioğlu’nun adaylığının Türkiye tarafından ileriye götürülmesinin, beklenen bir şey olduğunu da dile getirdi.
Açıklamasında “Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının yüzde 37’sinin devam eden işgaline ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının hiçe sayılmasına” da gönderme yapan Letimbiotis, uluslararası hukuk, BM tüzüğü, Deniz Hukuku ve insan hakları ihlallerine de atıfta bulunarak, Türkiye’yi örgütün “misyonuna aykırı olan bir politika izlemekle” suçladı.
Letimbiotis açıklamasında, BM Güvenlik Konseyinin adayların nitelikleri ve kariyerleri yanı sıra adayları öneren ülkelerin BM ilkeleri ve kararları karşısındaki tutumunu da dikkate alacağını dile getirdi.
Letimbiotis sözlerinin sonunda “uluslararası hukuku ihlal etmeye devam ettiğiniz sürece, bunu temsil etmeyi talep edemezsiniz” iddiasında da bulundu.
– Rum Yönetiminin tercihi
Politis gazetesi ise konuyla alakalı haberinde yeni BM Genel Sekreteri seçilmesi sürecinin kritik bir aşamaya girdiğini çünkü adayların coğrafi kökenlerinin, büyük güçlerin isteklerinin ve BM örgütündeki ekonomik krizin karmaşık bir diplomatik ortam oluşturduğunu yazdı.
Latin Amerika’nın BM liderliğinde sıranın kendisine geldiğini iddia ettiğini, Birleşik Arap Emirliklerinden Lana Nuseybe’nin ise bugüne kadarki mevcut ilişkileri alt-üst etmeye çalıştığını yazan gazete, perde gerisinde ise başka olası adaylıkların tartışıldığını belirtti.
Rum kesiminin ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin adayını desteklemek konusunda acele ettiğini kaydeden gazete, Rum tarafının kamuoyunda Lana Nuseybe’ye yönelik destek belirtme kararının özel bir anlam kazandığını ileri sürdü.
Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un 23 Ekim’de yaptığı açıklamada şahsi iş birliklerine ve Nuseybe’nin diyalog ile uzlaşıya olan bağlılığına atıfta bulunarak, Birleşik Arap Emirlikleri’nin adayını tecrübeli, etkili ve seçkin bir diplomat olarak tanımladığını yazan gazete, Rum kesiminin önemli çok taraflı kuruluşların liderliğini artık kadınların almasının zamanının geldiğini savunduğunu iletti.
Nuseybe’nin ise desteğinden ötürü Rum kesimine kamuoyu önünde teşekkür ettiğini kaydeden gazete, Rum kesiminin tercihinin Güney Kıbrıs ile Abu Dabi’yle olan diplomatik ilişkilerini güçlendirme hamlesi olarak yorumlanabileceğini belirtti.
Rum kesiminin hali hazırda çeşitli alanlarda Abu Dabi’yle iş birliği geliştirdiğini kaydeden gazete, buna paralel olarak bu kararın Güney Kıbrıs diplomasisinin, iş birliği deneyimi bulunan bir kişiye olan tercihini ifade ettiğine işaret edildi.
Rum kesiminin bu hususta kamuoyunda açıklama yapma zamanının da soru işaretlerine neden olduğunu kaydeden gazete, Rum kesiminin bugün BM Güvenlik Konseyi üyesi olmadığını, dolayısıyla da belirleyici istişarelerde oy hakkı bulunmadığını ifade etti.
Gazete, Rum kesiminin desteğinin siyasi ve diplomatik bir niteliğe sahip olduğunu ve bunun BM Güvenlik Konseyi üyesi olan Yunanistan’la yapılan istişareler sonucunda gerçekleştiğini de yazdı.
Gazete sorulması gereken sorunun, Rum kesiminin bu erken destekten diplomatik bir kazanç elde edip etmediği olduğunu ekledi.




