Çözüm Yeri New York Değil Lefkoşa’dır…!

Sanırım bunu artık bilmeyen kalmadı.
Ama nedense BM yıllardır Kıbrıs konusunun Kıbrıs dışında konuşulmasını tercih etmiştir.
Dünyanın neredeyse her yerinde bir Kıbrıs Zirvesi yapıldı.
Sonuç sıfır…
Demek ki tedbil-i mekanda bir marifet yokmuş.
Gidip geziyoruz ve geri dönüyoruz.
Yine öyle bir gezme olayı gerçekleşmekte.
Gittikçe azalan bir oranda da olsa hala bu deniz aşırı buluşmaları heyecan yaratmak için kullanmaya çalışanlar var.
Onları geçiniz.
Buraya geliniz.
Yani Kıbrıs’a..
Sorun buradaysa çözüm de buradadır.
Uzaklaşınca sorununun şekli de çözüm yolu da değişmiyor.
O nedenle de bu işten artık vazgeçmenin zamanı gelmiştir, hatta geçmektedir.
Kıbrıs’ta çözüm yine Kıbrıs’ta bulunacak.
Başka bir başkente ya da şehre ihtiyacımız yok.
Lefkoşa bize yeter de artar bile…
Lefkoşa’ya gelelim…
Çalışalım..
Sorun bizde değil ama çözüm bizdedir..
Ülkemizin eksikleri tamamlayalım, yanlışlarını düzeltelim..
Yani çalışalım..
Meclis bu noktada çok önemlidir.
Eğer UBP de CTP de gerçekten bir çözüm istiyorlarsa bunu kanıtlayacakları yegane mekan Cumhuriyet Meclisi’dir.
Oradaki kısır siyasi çekişmeleri bırakıp birlikte ülkenin sorunları çözmeye başladıkları gün Kıbrıs sorunu denilen suni varlığın da etkisini yitirmeye başladığını hep birlikte göreceğiz.
Yeter ki bir araya gelelim ve çalışalım.
Sadece UBP ve CTP dedim, evet..
Çünkü artık samimi olmamızın zamanı da gelmiştir.
Siyaseti domine eden yegane iki partimiz onlardır.
Onlar eğer adım atarsa diğerleri de arkadan gelirler.
O nedenle de “mutabakat” ya da “ortaklaşma” gibi arayışlara gerek dahi yoktur.
Bu iki köklü partimiz kendi içlerinde karar aldıkları gün bu iş biter..
Biz bu Kıbrıs sorununu çözeriz.
Hem de kendi başımıza hem de kendi ülkemizde…
