Hasan Hastürer

Erbil Arkın’dan, 11 sene sonra gene YES BE ANNEM!!!

   Erbil Arkın’la 20 yılı aşkın süredir, arkadaşlıktan öte dostluğum var. Erbil Arkın, ülkemiz boyutlarının da ötesinde, en yalın tanımlamayla, varlıklıdır, zengindir.

   Elbette, zenginlik bağlamında aynı kulübün üyesi olamayız. Ancak, insanlık, insani değerler ve de Kıbrıs Sevdamızla aynı kulübün üyesiyiz.

   Sanatçı ruhu var.

   Kıbrıs’ın küçük bir köyünden, annesinin elinden tuttuğu bir çocuk olarak Londra’ya gitti. Londra’da yaşadıkları ekonomik bakımdan zor yılları anlatırken ki, duygusallık kalitesine bayılırım.

Nerede olursa olsun, o çocukluk günlerini unutmaz.

Üç binin üzerine çalışanı var.

Hesap vermeye her zaman hazır olmanın rahatlığını yaşamak istediği için, işletmelerinin kapıları denetime hep açık.

                                                             ***

   Küçük bir çocukken, gurbetçi bir ailenin, minik bir gurbetçi bireyi oldu. İngilizcesi, Türkçesinden iyi… Ancak oldukça az kelimeyle konuştuğu Türkçe’sinde mis gibi yasemin, çitlembik, fırından taze çıkmış, hellimli, zeytinli kokusu var.

***

Bana, ‘Erbil Arkın, maceracı mı?’ diye sorsalar.

İlk aklıma gelen yanıt, ‘HAYIR’, olur.

   Biraz durup düşündüğüm zaman, gerekli önlemleri alıp, riskleri azalttıktan sonra yüksek adrenalinle, özellikle heyecan duyarak yaşamayı sevdiği kanaatim ağır basar.

***

Cuma akşamı Arkın Karpaz Gate Marina’da, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşen 6. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışları’nın Kıbrıs Arkın Karpaz Gate Marina Kupası etabının ödül töreni vardı.

   Geceye katılan herkes mutlu ve keyifliydi.

   Uzun yıllardır, bu kadar mutlu insanı bir arada görmedim. Yatların sahipleri bir yana, yarışı sürdüren ekipler, takım ruhuyla hareket eden, nitelikli insanlar ya da sporculardı. Ödülleri de takımlar aldı.

***

   Erbil Arkın’ın sevgiyle – sanatı harmanlayarak var ettiği, toplam kalitesi evrensel değerde yüksek, ev sahipliğini önceki akşam herkes gördü. Özellikle Türkiye’de gelen isimlerin söz aldıkları zaman, takdirden öte hayranlıklarını ifade etmeleri, bunun göstergesiydi.

   Herkesin bir nedenle mutlu olduğu gecenin en mutlusu kuşkusuz Erbil Arkın’dı.

ORC O kategorisinde Deniz Fıçı yönetimindeki Arkın Group Sailing Team NAPAN isimli yelkenliyle ikinci geldi.

                                                                            ***

   Erbil Arkın, coşkusunu, ‘YES BE ANNEM’ diyerek seslendirdi.

   Bir dostum gecenin finalinde, espriyle karışık ‘Dikkatini çekti mi, Annan Planı döneminde proleteryanın sloganı olan YES BEN ANNEM, farklı sınıfın eline geçti’ dedi.

   Bunu Erbil Arkın’a anımsatınca, ‘YES BE ANNEM, TÜM KIBRISLI TÜRKLERİNDİR’ dedi, gülerek…

***

Aklıma Erbil Arkın, Kanarya adalarından olan Lanzaotti’den 20 Şubat 2014 Perşembe günü 10.30’da yola çıkıp 15 gün 11 saat sonra Karayip adalarından Antigua’ya 7 Mart 2014, saat 19.00’da vardığı yolculuk geldi.

Arkın o maceralı yolculuğu Antalya’da kendi tersanesinde yapılan Tempus Fugit (Zaman Uçar) yelkenlisinde beş arkadaşıyla birlikte gerçekleştirmişti…

… Ve o macera dolu yolculuğu, şu sözlerle değerlendirirken söylediklerinde YES BE ANNEM yine vardı.

   “Denize aşık birisiyim. Yelkenli ile Akdeniz’de kısa hedeflere yolculuk yaptık çoğunlukla. Okyanusu aşmak istediğimi söylediğim zaman pek çok arkadaşım riskli bir macera olduğunu söylüyordu.

   Yaşanacak daha uzun bir ömrüm olmasını arzularım ancak hayatta başarmak istediklerim listesinde okyanusu yelkenliyle geçmek belki de ilk sıradaydı.

   Hayatımda ilk kez bu kadar uzun süre, 15 gün 11 saat toprağa basmadım. Falmouth Limanı’na girerken kendimden öte Kıbrıslı Türklüğümle gurur duydum… Büyük bir coşku yaşadım, ‘Yes be annem’ dedim… ‘Yes be annem’i okyanusun ötesine taşıdım…”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu