Elektrik De Su Da Yalan Oldu…

Bazen bir elektrik kesintisi karanlıktan çok daha fazlasını getirir insana. Sessizlik olur, düşünce olur, sorgulama olur. Karanlıkta insanın gözü değil, aklı açılır.
Geçtiğimiz gece, yaşadığımız elektrik arızası bir teknik problemden çok daha fazlasını gösterdi bize. Sadece lambalar sönmedi; sistemin içi de görünür hâle geldi. Çünkü bu ülkede elektriğin gitmesi demek, suyun da gitmesi demek. Elektrik yoksa pompa çalışmaz, vana açılmaz, musluk akmaz. Elektrik yoksa üretim durur, fırın yanmaz, ekmek çıkmaz. Aslında hiçbir şey işlemez.
Ve sonra ne oldu biliyor musunuz? “Olmayan suyu idareli kullanın” çağrıları yapıldı. Evet, olmayanı idareli kullanmamız isteniyor artık. Felaketle yönetilen bir düzende, kaynak yokluğunu halkın tasarrufuyla çözmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Çünkü yönetenlerin A planı yok. Haliyle B planı da yok. Sadece günü kurtarmaya, sorunu örtmeye yönelik bir telaş…
Bu harap yapı çökerse ne olur? Yedeği yok. B planı olmayan bir sistemin telafisi olmaz.
Düşünün… Bir savaş çıksa, bir büyük deprem olsa, bir yangın başlasa? Yedek sistem nerede, kriz planı ne? Tek bir trafoya, tek bir hatta, tek bir “tekneciğe” bağlı bir bölge… Orayı vur, kuzey karanlıkta. Susuz, elektriksiz. Bu nasıl bir rahatlık, bu nasıl bir kayıtsızlık?
Koca bir ülke, ipincecik tellerle ayakta tutuluyor. O tellerden biri kopsa, hepimiz yere çakılırız.
