Siyasette Bayrağı İleriye Taşımak Kaygısı Olmalı

Laf ola beri gele söylediğimiz o kadar çok şey var ki..!
Zaman zaman biz bile ne dediğimizi anlamıyoruz.
Beylik sözler ile göz boyamaya çalışır, sıkışınca da bambaşka yöne çeviririz söylemlerimizi.
Konuşmak, daha doğrusu hitabet yeteneği bir çok meslekte gereken bir özelliktir.
Hatta bazılarında olmazsa olmazdır.
Siyaset de bunların başında gelir.
Gerçi bir çoğumuz siyaseti bir meslek olarak görmediğimiz gibi buna şiddetle de karşı çıkarız.
O da ayrı bir mesele.
Ama bana göre siyaset de bir meslektir ve onun da kendine göre özellikleri mevcuttur.
Mesela az önce söyledik, hitabet lazımdır.
İnsanlar buna çok önem verirler.
Bilhassa da iktidarda olan ya da iktidar olma ihtimali yüksek olan partilerdeki siyasilerin söylemleri ayrı bir ilgiyle takip edilir.
Bu durum bizim ülkemizde de böyledir.
İktidar olan ya da iktidar olmaya yakın partiler o nedenle farklı olmak zorundadırlar.
Bu gibi partilerin her zaman kendilerini geliştirmek zorunluluğu vardır.
Siyaset öyle bir meslektir ki sizi başarıya taşıyan yöntemler çok kısa süre içerisinde “eski moda” sınıfına taşınır ve işe yaramayan bir duruma düşerler.
O nedenle de sürekli bir yenilenme ihtiyacı vardır.
Yenilenme, bayrağı ileriye taşıma.
Bir dönem önce sadece istihdam vaadi ile sağladığın başarıyı bir sonraki sefere yine aynı vaat ile sağlayamazsın.
Beklentiler değişkendir.
Buna direnmek olmaz.
Peki nedir bu bayrağı ileriye taşımak..?
Sadece yeni vaatler olarak kısıtlamak bizi yanılgıya sürükler.
Siyasette hem geleneksellik hem de yenilenmek aynı anda olmalıdır.
İmkansız gibi görünse de bu mümkün olan bir şeydir.
Yeter ki doğru planlar doğru stratejilerle kararlı bir şekilde uygulansın.
Bugün artık bizde de bu beklenti artmaktadır.
Seçmen partilerin bayrağı ileriye taşıyarak yola devam etmesini beklemekte.
Bunu zamanında kavrayıp doğru bir şekilde uygulayanlar kazanacak.
Yapamayan ise kaybedecek.
İşte bu kadar basit..!



