Resmi İngiliz Politikası Kişisel Noktaya Gelir mi..?

Efsane şarkıcı Sting’in yine kendisi gibi efsaneleşmiş, sözlerini olmasa bile melodisini neredeyse hepimizin bildiği, duyduğumuz zaman mırıldanmadan edemediğimiz şarkısıdır “Englishman in New York.”
Şarkının ismi zaten hikayeyi anlatır…
Birleşik Krallık Manchester Rusholme Milletvekili ve Birleşik Krallık’ın Türkiye Ticaret Elçisi Afzal Khan’ın KKTC ziyareti de şarkıdaki gibi bir İngiliz’in ülkesi dışındaki macerasına dönüştü.
Milletvekili Afzal Khan geçtiğimiz hafta içerisinde ülkemize gelir.
Ama diğerleri gibi Güney Kıbrıs üzerinden değil de doğrudan Ercan’dan giriş yapar KKTC’ye.
Kıyamet de burada koptu.
Ercan’dan giriş yapılması Rumları çok fena kızdırdı.
Birleşik Krallık’ta yaşayan Kıbrıslı Rumların örgütlü olduğu “Birleşik Krallık Ulusal Kıbrıs Federasyonu, İngiliz hükümetine mektup göndererek, İngiliz İşçi Partisi Milletvekili Afzal Khan’ın KKTC’yi ziyaret etmesine tepki gösterdi ve Khan’ın derhal görevinden alınmasını talep etti.
Mektupta, Birleşik Krallık’ın yıllara dayalı siyasetinin ve uluslararası meşruiyetin çiğnendiği, ayrıca siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki bölgeli federal çözüm temelindeki Kıbrıs sorununun çözümünün de sabote edildiği yer aldı.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı ise Rum basınına “Khan’ın ziyaretinin Ticaret Elçisi olarak değil kişisel sıfatıyla gerçekleştirildiği” yönünde yanıt verirken, “Hükümetin, ziyaret için önceden bilgilendirilmediği” de ifade edildi.
Şimdi burada iki farklı noktaya işaret etmek gereği doğdu.
Birincisi Rum hükümetinin tavrıdır ki yapıcılıktan uzak ve statükoya hizmet eden bir içeriktedir.
Ambargolar ve izolasyonların aman vermeden uygulanmasını savunan, bunu kazanılmış bir hak olarak gören bir tutum.
Rum hükümeti Khan’ın ziyaretini doğrudan şikayet etmek yerine Londra’da faaliyette bulunan bir sivil toplum örgütüne havale etmekle belli ki, İngiliz hükümeti üzerinde “diaspora” baskısı kurmak istemiş.
İşte tam da bu noktada İngiliz Dışişleri’nin tavrına da bakmak lazım.
Ne yapmış İngilizler..?
“resmi değil kişisel bir ziyaret” ve “hükümetin bilgisi dışında” demiş.
Kişisel bir ziyaret derken milletvekilinin kişisel özgürlüklerine işaret edilirken, hükümetin bilgisi dışında olması ifadesiyle de olayın dışında kalma istenci görülüyor.
Yani, İngiliz hükümeti bundan sonrası için dileyen milletvekillerinin Kıbrıs konusunda “kişisel” adım atmasına ses çıkarmayacak.
Bu çok da iddialı bir söylem değil. İngiliz Dışişleri’nin tavrı ve açıklaması çok net.
Konunun hükümetin bilgisi dışında olduğu açıklaması da milletvekillerinin “kişisel” davranışlarına müdahale olmayacağının bir diğer göstergesi.
Bu noktadan sonra Afzal Khan’ın partisinden göreceği tavır çok önemli.
Eğer oradan da benzer tutum çıkarsa bundan sonrası için Kıbrıs’ta resmi İngiliz hükümeti politikası dışında politikacıların “kişisel” politikalarını da sergilemeye başlayacaklarını söyleyebiliriz.

