Beklenen Oldu, Holguin Çizgiyi Aşt

Böyle bir mandası, görevi yok.
Böyle bir yetkisi ise asla yok, hiç olmadı.
Ama o yine de yapacağını yaptı ve sanki Kıbrıs’ta müzakereleri yeniden başlatmak üzere sefere çıkmış bir diplomat gibi demeçler verdi.
Kimden bahsettiğimi herkes anlamıştır.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in KİŞİSEL Temsilcisi Holguin.
Burada yer alan “kişisel” ifadesi çok önemlidir çünkü oldukça belirleyicidir.
En başından Türk tarafının çekince ortaya koymuş olduğu bir pozisyondu.
Özel temsilci atanması.
Çünkü özel temsilci dönüp dolaşıyor günün sonunda işi gücü bırakıp tarafları masaya hapsediyordu.
İşte bu nedenle Türk tarafı artık değişen bir çok şey olduğu gerçeğinden hareketle bu sefer bir özel temsilci atanmasına karşı çıktı.
Bu konuda çetin müzakereler oldu ve en sonunda atama “kişisel” temsilci şeklinde yapıldı.
Bu Türk tarafı için bir kazanımdır.
Çünkü ortaya koymuş olduğu tezlerin BM tarafından da dinlenmeye başladığının göstergesidir.
Neydi bu tezler..?
En önemlisi Kıbrıs’ta taraflar arasında müzakere edecek bir ortak zemin bulunmadığı bu nedenle de bir masanın kurulmasının mümkün olmadığıdır.
Bayan Holguin de yaptığı ilk ziyarette bu gerçekle yüzleşti.
Raporu da bu yönde oldu.
Ama işin devamında durumlar belli ki farklılaştı.
Bu son ziyarette yaptığı ilk görüşme sonrasındaki açıklamasına dikkat çekmiştik.
Liderlere cesaret çağrısı yapmasının pek normal olmadığını söylemiştik.
Son görüşmesinde bizi haklı çıkardı.
Bayan Holguin müzakereleri başlatmak için çalışmaya devam edeceğini söyleyiverdi.
Hem de tam KKTC Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde.
Her ne kadar da Erhürman Kıbrıs konusu hariç her konudan bahsediyor olsa da, bu seçim aslında Kıbrıs konusu temelinde belirleyici olan bir seçimdir.
O nedenle de Bayan Holguin’in bir anda mandası ötesine geçerek müzakere başlatmaktan bahsetmesi tesadüf değildir.
Çok da iyi niyetli de değildir.
Umarım Türk tarafı bu açıklamayı çok ciddiye almaz.
Çünkü Holguin tarafların güven yaratıcı önlemleri hayata geçirmesinden sorumludur.
Görevi ve mandası da budur.,
Ötesi kendisini aşan meselelerdir.
Bakalım Guterres’e bu sefer ne yönde bir rapor sunacak.
New York’taki üçlü görüşmeye sıradan demiştik ama belli ki oraya taşınmak istenen farklı gündemler olacak.
Olsun…
Daha önce de benzer yöntemleri denemişlerdi.
Ne olduğunu unutanlar eski gazetelere baksınlar…

