Asayiş Sorunu Tek Tarafa Bakmakla Çözülmez

Bir süredir ülkede yaşanan asayiş sorunları karşısında toplumun değişik kesimleri tepkilerini ortaya koymaya başladı.
Özellikle oto galerine yönelik saldırılarda azmettiricilerin, tetikçilerin ve silahların Türkiye’den geldiği yönündeki bilgiler sonrasında iki ülke arasındaki giriş-çıkışlar konu olmaya başladı.
Ortada polisin açıkladığı somut bilgiler var.
Bu yönde bahsedildiği gibi bir trafiğin olduğu bilgisi kesin.
Ama sadece bununla mı sınırlı..?
Yani şimdi Türkiye’den gelişlerde yaşanan zaaflar giderildiğinde biz asayiş sorununu tamamen çözmüş olacak mıyız..?
Peki ya Güney ne olacak..?
Rum komşularımızda da benzer olaylar yaşanırken, bu olayların bizdekilerle bağlantısı olup olmadığını kim söyleyebilir.
İşin iki yönü de doğru ve belli saplantılara kapılmadan araştırılmalıdır.
Güney Kıbrıs’ta gün geçmiyor ki bir silahlı saldırı ya da kundaklama yaşanmasın.
Daha geçen aylarda bir iş insanı evinin önünde ve kendi aracında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmedi mi..?
Ne yazık ki orada da benzer durumlar söz konusu.
Işte bu nedenle de asayişi konuşurken işi her yönüyle ele almalıyız.
Konuyu “Türkiye karşıtlığı” olarak lanse etmeye çalışanlar mevcut.
Bu yanlışa kapılıp eksik işler yapılmasın.
Ülkeye girişler sıkı kontrol edilecekse bu her yönden olmalı.
Geçişlerde malum nedenlerden ötürü bir takım zorluklar olabilir.
Ama sırf bu yüzden bir “gevşeme” olması çok vahim durumlar yaratacaktır.
Özellikle yeni yılın yaklaşmasıyla geçişler her zamankinden daha yoğun olacaktır.
Araya kaynamak isteyenlere karşı uyanık olmalı ve gerekeni yapmalıyız.
Işte o zaman ülkenin güvenli konumu sürdürülebilir olacaktır.
