Aziz KARAAZİZ

AB Kıbrıs’ta Çözüm İçin Tarih Vermeye Başladı…

ı

Avrupa Birliği’nin atanmış özel temsilcisi Johannes Hahn, geçtiğimiz hafta içerisinde geldiği Kıbrıs’ta yaptığı geniş istişarelerin ardından yine gündem olmayı başardı.
Kıbrıs’ta bulunduğu süre içerisinde Rum basınına yaptığı açıklamada ilginç ifadeler kullanan Hahn, çözüm için tarih de verdi.
Özel Temsilci Hahn, AB’nin, yeniden birleşme durumunda ortaya çıkacak uzlaşmayı ve ek finansal ihtiyaçları yansıtacak şekilde 2028-2034 bütçesine revizyon yapılmasına yönelik bir madde eklemeye hazır olduğunu söyledi.
Burada AB’nin çözümü desteklemesi ve bunun mali yönünü üstlenmek istemesi yeni bir haber değil.
Zaten işaret etmek istediğim nokta da orası değil.
Hahn, çözümün finansal yükü için yapılacak bütçe revizyonundan bahsederken tarih veriyor ve 2028-2034 bütçesinden bahsediyor.
Buna göre 2026 ve 2027 müzakere yılı olacak ve 2028’den itibaren bir çözüm ve onun finansal ihtiyaçları söz konusu olacak.
Elbette dileyen istediği planı yapabilir.
Buradan koskoca Avrupa Birliği’nin bütçe hedeflerine karışacak değilim.
Benim merak ettiğim işin siyasi yönü.
AB neye dayanarak 2028’den itibaren bütçede böyle bir düzenleme gerekeceğini düşünmüş olabilir..?
Paranoyaya düşmeden düşünelim.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 10 gün sonra AB Dönem Başkanı olacak.
Bu görevi sürdüreceği 6 ay boyunca AB’nin Kıbrıs’la ilgili pozisyonu her zamankinden daha fazla bir şekilde dengesiz olacak.
Hemen herkesin üzerinde hem fikir oldukları nokta, dönem başkanı sıfatıyla Hristodulidis’in Türkiye ile ilişki kurma modellerinin tümünü deneyeceği yönündedir.
İlk atağı geçtiğimiz hafta yapmış ve Fransız gazetesine verdiği röportajında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’a görüşme davetinde bulunmuştu.
Bu noktada herkesin bakması gereken nokta elbette Hristodulidis olamaz.
Rum Yönetimi’nin AB dönem başkanlığında ne olacağını merak edenler, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın önceki gün katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalarına bakmaları yeterlidir.
Sayın Fidan herkese yol haritası olacak nitelikte önemli açıklamalarda bulunmuş, dikkate alınması gereken vurgularda bulunmuştur.
Bu açıklamaları herkes dikkatle okumalı ve tümü de yapıcı nitelikteki bu ifadelerden yarar sağlamalıdır.
İlk sözü Türkiye Cumhuriyeti söylemiştir, son sözü söyleyen de yine Türkiye Cumhuriyeti olacaktır.
Bu denklemi değiştirmeye kimsenin gücü yetmez…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu