Kıbrıs

Bremen Mızıkacıları gibi siyaset olmaz…

 KKTC’de siyasetin kalitesi yerlerde sürünüyorsa, nedeni dıştan eleştirenler değil, Meclis’in içinde yaşananlardır.

   Pazartesi yasa gereği meclisin son çalışma günüydü.

   İktidara mensup bazı milletvekillerinin, yeter sayı için salona girmemesiyle, meclis çalışması yarıda kaldı. Meclis Başkanı Ziya Öztürkler açıkladı. Meclis, Anayasanın ilgili maddesine göre tatile girdi. Ekim ayının ilk çalışma günü meclis yeniden çalışmaya başlayacak.

***

Genelde siyaset dünyamızda, özelde Cumhuriyet Meclisi’nde yaşananları demokrasiyle bağlantılı değerlendiririm.

   Demokrasi, kebap hesabı porsiyonla hesaplanmaz.

   Çağdaş demokrasinin temel ilkelerine, eksiksiz uyum esastır.

   Tek başına da siyaset yapılabilse de demokrasinin en temel unsurlarından biri siyasi partilerdir.

   Siyasi partiler, her görüşten insanı barındıran, sivil toplum örgütü değildir.

   Siyasi partilerin, tüzüklerinden, genel kurul kararlarından kaynaklanan bir siyasi çizgisi, karakteri, kişiliği vardır.

   Siyasi partiler, herkesin keyfine göre hareket edebileceği Bremen Mızıkacıları topluluğu değildir.

   Bir partide siyaset yapıyorsanız, alınan kararlara uyacaksınız. Kararlar alınırken, herkes görüşünü sonuna kadar savunacak. Ortaya bir karar çıktıktan sonra herkes o karara uyacak.

   YA DAAAAAAAA!!!

   Evet, ya da, alınan karar ya da kararlarda siyasi görüş ayrılığı varsa, PARTİDEN İSTİFA EDİLECEK.

   Hatta mevcut seçim sistemimizde, meclisteki sandalye dağılımında öncelik partiye ait olduğuna göre, milletvekilliğinden de istifa edilecek.

   Mevcut seçim sisteminde her seçim sonucuna göre önce meclisteki sandalyeler partilere dağıtılır. Sonra parti içi alınan oylara göre, o sandalyelere kimlerin oturacağı belli olur. Bu nedenle, kimse “HALK BENİ SEÇTİ” diyemez.

***

Pazartesi yaşananlarla ilgili hiçbir vekilin ismini bilerek ve isteyerek kullanmıyorum.

Çünkü meseleye kişilerden başlarsak sağlıklı değerlendirme yapıp, sağlıklı sonuca varamayız.

   Meclis’te önceki gün  yaşananlar, bir taraftan koalisyon hükümetine, öte yanda daha büyük ölçekli olarak UBP yönetimine saldırıdır.

   Eğer parti kararına uymayan vekiller, BU PARTİ BİZİM SİYASET YAPACAĞIMIZ KARAKTERİNİ YİTİRDİ diyorsa, istifa en doğru ve onurlu olandır. Kimse de buna bir tek sözcük bile edemez.

   Herkes iri puntolarla bir kağıda yazıp gözünün önüne yerleştirsin. YANLIŞA VERİLEN HER TAVİZ, BİR SONRAKİ TAVİZİN DAVETİYESİDİR.

***

   UBP bu ve benzeri örnekleri çok yaşadı.

   Sanki de UBP’nin kapısında kilit yok. Hep açıktır… İsteyen çeker gider, canı çektiğinde geri gelir. Kimse de gıkını çıkarmaz. Mevlana’nın söylediği kanaati yaygın olan, ünlü bir söz var. “Gel Gel, Ne Olursan Ol, Yine Gel…”

   Bu söz UBP için de mi geçerlidir?

Yarın: Ekim’de, seçmenin önüne iki sandık konulur mu?

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu