Ercan Bir Başarı Öyküsüdür

Zaman zaman farklı bazı tartışmaların içerisine çekilse de, Ercan Havalimanı Kıbrıs Türkü’nün imza attığı en önemli başarı öykülerindendir.
Bunu söylerken sadece geldiği son noktaya işaret etmiyorum.
En başından bu yana Ercan bu ülkeyi seven ve gönülden bağlı olan herkesin gurur duyduğu bir başarıdır.
Havalimanı kurmak ve işletmek kolay işler değildir.
Hele bir de ada ülkesi iseniz.
Hele bir de savaştan çıkmışsanız.
Ve hele bir de ambargo ve izolasyonlar altındaysanız…
Ercan doğru teşhis ve doğru hamle ile Kıbrıs Türk Halkı’nın hayatına çok kısa bir sürede girmiş ve gerçekten de son derece yüksek kalitede bir hizmet standartına ulaşmıştır.
Burada esas olan insan kalitesinin ortaya koymuş olduğu beceridir.
Bunun sayesinde Ercan kısa sürede yüksek hizmet kalitesi veren bir havalimanı olmuştur.
Zaman zaman olumsuz eleştiriler olsa da bu gerçek asla değişmeyecektir.
Zaman içerisinde Ercan havalimanı da yaşanan gelişmeden nasibini almış ve önce mevcut terminal binası genişletilmiş, ileriki zamanlarda da tamamen yeni bir terminal yapılarak hizmete sokulmuştur.
Son halini alırken yaşanan olumsuzluklara rağmen bugün son derece yüksek bir hizmet standartı ile ülkenin gurur kaynağıdır.
Ercan Havalimanı asla bir sorun kaynağı olmamıştır.
Bugün yaşanan “iç hat” tartışmasının da Ercan’ın işleyişi ile bir ilgisi yoktur.
Esas mesele bilet fiyatlarının yüksekliğidir ve bunun aşılabilmesi için ortaya konulmuş olan bir fikirdir.
Ancak bu fikrin son günlerde boyut değiştirdiğini ve Ercan’ın iç hatlar olarak Türkiye’nin havalimanlarına dahil edilmesi ve böylelikle uluslararası uçuşların önünün açılması gibi bir şekle geldiğini gördük.
Fikir iyi midir yoksa sakıncalar doğuracak mıdır..?
Bu bambaşka bir tartışma konusudur.
İlk olarak halletmemiz gereken hükümetin bu konuda ne düşündüğüdür.
Hükümetin iki ortağı Ankara’da Ercan’ın iç hatlara dönüştürülmesinden bahsederken Başbakan Üstel bunun aksine bir açıklama yapmış ve “Ercan uluslararası bir havaalanı olarak kalacaktır” dedi.
İşte tam bu noktada tartışma bambaşka bir alana kaymıştır.
Müsabaka şekli değişmiştir.
Durumu hükümet içerisinde farklı görüşler olarak algılamak çok da doğru değildir.
Böylesi bir konuda farklı görüşler halledilir ve kamuoyunun önüne öyle çıkılır.
Havalimanı gibi hayati bir konu hükümetler açısından kamuoyu önünde tartışılacak bir konu değildir.
Önce oturup kendi aralarında anlaşıp işi bir sonuca bağlayacaklar ve daha sonra kamuoyu önüne çıkacaklar.
Görünen odur ki hükümet ortakları arasında ipler henüz kopmasa da son derece gergin bir duruma gelmiştir.
Ha koptu ha kopacak poziyonuna ulaşmıştır.
Ama bunu “hükümet bozuluyor” olarak da okumamak lazım.
Çünkü bu hükümet bozulmaz.
Hele ki bu saatten sonra, seçime beş kala asla bozulmaz.
Esas cümbüş seçim startı verildikten sonra yaşanacak.



