Kıbrıs’taki Garantörlerin Savunma İşbirliği Önemli

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafya ve bu coğrafya üzerinde gizli ajandaları bulunanlara karşı verdiği mücadeleyi bilmeyen, anlamayan kalmamıştır diye ummaktayım.
İşte bu koşullar altında Türkiye Cumhuriyeti her açıdan güçlü olmak zorundadır ve bunun da bilincindedir.
Sadece askeri ve ekonomik anlamda değil siyasi istikrar bakımından da güçlü bir yapının ne kadar değerli olduğunu son 20 yılda yaşayarak öğrendik.
Bugünlerde yine hem küresel hem de bölgesel alanlarda son derece kritik hareketlenmeler yaşanmakta.
Bu da Türkiye’nin güçlü bir savunmaya olan ihtiyacını daha da artırmaktadır.
Basit politik kafa hesaplarını bir yana bırakalım.
Türkiye Cumhuriyeti uzun zamandır hayata geçirdiği ve her geçen gün daha da çeşitlendirerek ilerlettiği “milli savunma sanayi” hamlesinin ne kadar doğru ve ileriyi gören doğru bir öngörüyle planlandığını eminim ki inkar eden artık yoktur.
Bununla birlikte yine belli kafaların farklı yerlere çekmeye çalıştığı “terörsüz Türkiye” hamlesi de son derece doğru bir adımdır.
Son olarak terör örgütü de Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çekildiğini açıkladı.
Toparlayalım…
Terörden arınmış ve milli savunma sanayisini dünya standartlarına taşımış bir Türkiye var artık.
Ama iş bununla da bitmiyor.
Özellikle hava savunma konusunda Türkiye’nin geçiş sürecinde ihtiyacı olan bazı unsurları temin etme durumu söz konusu.
Bu yönde başta ABD olmak üzere, AB ve İsrail’in ortaya koyduğu engellemeleri hepimiz çok iyi bilmekteyiz.
Peki ne oldu Türkiye’ye..?
Yalnız mı kaldı..?
Elbette hayır..!
İngiltere gibi askeri alanda son derece ileri bir ülke ile savaş uçağı alımı konusunda adımlar ve imzalar atıldı.
Bu son derece önemli ve kritik bir anlaşmadır.
İşin boyutu sadece iki ülke arasında ticari bir anlaşma değildir.
Artık Türkiye ve İngiltere taktik stratejik müttefiktirler.
Hava savunması konusu muhakkak ki sadece savaş uçağı alım satımı seviyesinde kalmayacaktır.
Her iki ülkenin o kadar çok ortak noktası var ki…
Mesela her iki ülke de AB üyesi değil.
Avrupa Birliği ülkelerinin muhteris davranışlarının etki alanı dışında kalabilen iki ülkedirler.
Bunun altını çizdik.
İki ülkeyi bir araya getiren bir başka ortak noktaları daha var:
Kıbrıs…
Hem İngiltere hem de Türkiye Kıbrıs’ta garantör ülke konumundadırlar.
Ve her ikisinin de Kıbrıs’ta askeri gücü bulunmaktadır.
Hem de uluslararası anlaşmalara uygun bir şekilde.
İşte bu nokta oldukça önemlidir.
Türkiye ile İngiltere’nin üst düzeydeki askeri işbirliği Kıbrıs konusunda siyasi ve askeri dengeleri mutlaka etkileyecektir.
Bir süre sonra Türkiye ile İngiltere’nin Kıbrıs karasularında ortak hava savunma tatbikatı ve müşterek uçuşlar yaptıklarını mutlaka göreceğiz.
Kıbrıs karasuları, yani Doğu Akdeniz, yani petrol ve doğalgaz sahaları..
Yazdıkça çoğalıyor değil mi..?
Daha o kadar çok etkisi olacak ki, saymakla bitiremeyiz.
Şimdilik bu kadar olsun.
Zaman içerisinde mutlaka göreceğimiz çok şey yaşanacaktır…
