Türk Gen Z mafyası Alman polisini alarma geçirdi…

Köln ve çevresinde Türk işletmeleri ile iş insanlarını hedef alan saldırılar arttı. Alman emniyeti olayların arkasında Türkiye bağlantılı yeni nesil suç çeteleri ihtimali üzerinde duruyor.
“Köln’ün güneyinde bir kahvehaneye sabah erken saatlerde ateş açıldı. Polis geniş çaplı operasyon başlattı.”
“Köln yakınlarındaki Erftstadt-Köttingen’de bir müstakil evin taranması sonrasında polis iki şüphelinin peşinde.”
“Köln’de Türkiye kökenli işletmecilerin dükkânlarının bulunduğu Keup Caddesi’nde yine kuyumcu tarandı. Polis tanıklar arıyor.”
Köln polisinden son haftalarda art arda buna benzer açıklamalar geliyor. Sahibinin Türk, Kürt ya da Türkiye kökenli Alman vatandaşı olduğu büfeler, dönerciler, kuyumcular, kıraathaneler, lüks saat satan mağazalar ya da sahiplerinin evleri taranıyor veya önlerinde patlamalar oluyor. Saldırı sayısındaki artış emniyet birimlerini harekete geçirmiş durumda.
Saldırıların düzenlenme biçiminin benzer olması da olaylar arasında bir bağlantı olduğu ihtimalini akla getiriyor. Alman emniyet birimleri de Türkiye’den gelen yeni nesil mafya gruplarının Berlin ve Güney Almanya’dan sonra Türkiye kökenli nüfusun yoğun olduğu Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde de faaliyetlerini yoğunlaştırmış olabileceği üzerinde duruyor.
Artan saldırılarla ilgili DW Türkçe’ye açıklama yapan Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Emniyet Teşkilatı, “Türk Gen Z Mafyası” üzerinde durduklarını, bu konuda eyaletler arası bir işbirliği başlatıldığını ve öne çıkan grubun Daltonlar olduğunu aktardı.
Emniyet: Sürekli yer değiştiriyorlar
DW Türkçe, Köln’ün bağlı olduğu Kuzey Ren-Vestfalya’nın Eyalet Emniyet Teşkilatı’na (LKA) Köln’deki olayların arkasında Türkiye’den yeni nesil mafya grupları olup olmadığını sordu.
Emniyet teşkilatı da verdiği yanıtta Almanya’da “Türk Gen Z Mafyası” olarak nitelenen bu grupların suç işleme yöntemleri bakımından yeni bir fenomen olduklarını, hızlı ve değişken yapıları, ayrıca yüksek derecede şiddet eğilimi ile dikkat çektiklerini belirtti. Alman emniyeti, faillerin sürekli yer değiştirdiğini ve suç işlemek amacıyla kısa süre içinde uzun mesafeler kat etmekten çekinmediklerini de aktardı.
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Emniyet Teşkilatı, bu suç çetelerinin belirli kişileri hedef aldığını, bu nedenle “bütün halk için genel bir tehdit durumundan söz edilemeyeceğini” vurguladı. Ancak faaliyetlerinin olaylarla ilgisi bulunmayan üçüncü kişiler açısından risk taşıdığına da dikkat çekti.

Bu suç çetelerinin yatay ve esnek bir hiyerarşiye sahip olduğuna ve üyelerinin zaman zaman değiştiğine dikkat çeken Kuzey Ren-Vestfalya emniyeti, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede “Suçlar kolektif şekilde işleniyorsa da grup üyeleri kendi aralarında belirli görev dağılımına sahip. Ayrıca adından anlaşılacağı üzere söz konusu organize suç grupları ağırlıklı olarak Z Kuşağı’na mensup kişilerden, yani 1995-2012 doğumlulardan oluşuyor” ifadelerini kullandı.
Saldırılar için yeni bir kayıt sistemi oluşturuldu
Eyalet emniyeti, bugüne kadar tespit edilen olaylarda faillerin büyük çoğunluğunun Türk vatandaşı olduğunun saptandığını, ancak bazı suç eylemlerinde Türk vatandaşları dışındaki kişilerin de kullanıldığının tespit edildiğini belirtti.
Emniyet, diğer eyaletlerde ve Kuzey Ren-Vestfalya’da işlenen suçlardaki artış sebebiyle “Türk Gen Z Mafyası” başlığı altında ayrı bir istatistiksel kayıt sistemine de geçildiği bilgisini verdi. Şubat 2026’dan bu yana Kuzey Ren-Vestfalya’da adı geçen grupların işlediği ve kayda geçirilen yaklaşık 20 vakanın bulunduğu belirtildi.
Emniyet kaynaklarının DW Türkçe’ye aktardığına göre söz konusu gruplar bugüne kadar özellikle haraç amaçlı şantaj suçlarıyla dikkat çekti. Bununla bağlantılı olarak da çoğunlukla ateş açma, mala zarar verme ve kundaklama saldırıları düzenledi. Söz konusu 20 vakadan bazılarında binalar ve araçlar taranırken bir olay da “cinayete teşebbüs” olarak derecelendirildi.
Eyalet Emniyet Teşkilatı, bu grupların kısmen birbirleriyle iş birliği yaptığının görüldüğünü, kısmen de birbiriyle çatışma içinde olduğunu, bunlar arasında suç faaliyetleriyle en çok öne çıkan grubun Daltonlar olduğunu kaydetti. Başka benzer grupların da radarlarında olduğunu vurgularken şimdiye kadar bunların çoğunun Kuzey Ren-Vestfalya’da belirgin şekilde faaliyetinin saptanmadığını aktardı.
Emniyet birimlerinin eyaletin farklı kentlerinde son aylarda meydana gelen olayların dosyalarını da incelediği, ancak önümüzdeki dönemde daha net bir tablonun ortaya çıkmasının beklendiği bildirildi.
Mücadelede neden başarı sağlanamıyor?
Federal yapıya bağlı ve 16 eyaletten oluşan Almanya’da emniyet teşkilatları bu konuda yoğun iş birliği yürütse de faillerin sabit bir ikameti olmaması, sürekli yer değiştirmeleri polisin işini zorlaştırıyor.
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Emniyet Teşkilatı, benzer suç çetelerinin önce Berlin’de, ardından Güney Almanya’da ve son olarak da Kuzey Ren-Vestfalya’da faaliyetlerinin artmasının, söz konusu grupların yer değiştirmesinden mi yoksa faaliyet alanlarını genişletmesinden mi kaynaklandığının hâlen araştırıldığını da kaydetti.
Köln’de son bir ayda meydana gelen saldırılar
Köln kentinde son olarak Cumartesi sabahı Ostheim semtinde, işletmecisinin Türk olduğu belirtilen bir bar tarandı. Polise yapılan ihbara göre iki süpheli erkek koyu renk küçük bir otomobille olay yerinden uzaklaştı. Saldırı sırasında barda bir kişinin bulunduğu, onun da yara almadan kurtulduğu kaydedildi. Polisin son haftalarda yaşanan diğer vakalarla bu olay arasında bağlantı olup olmadığını araştırdığı aktarıldı.
Öncesinde, 31 Ağustos sabahı da Köln’ün güneyindeki Bonner Caddesi’nde bir kıraathane tarandı. Polis ekipleri, camlarına dört kurşun isabet eden kıraathanede saldırı sırasında kimsenin bulunmadığını açıkladı. Görgü tanıkları da olayın ardından bir erkeğin kaçtığını gördüklerini, şüphelinin 1,80 metre boylarında olduğunu, gri kapüşonlu bir üst, siyah bir pantolon ve spor ayakkabı giydiğini aktardı.

Köln yakınlarındaki Erftstadt-Köttingen’de de 30 Ağustos’ta bir müstakil ev tarandı. Polis bu olayla bağlantılı iki şüphelinin arandığını duyurdu. Medyada yer alan iddialara göre, taranan ev ünlü bir dönerci büfeleri zincirinin sahibine ait ve söz konusu iş insanı bir süredir haraç vermeye zorlanıyor. Emniyet kaynakları, talep edilen haracın milyonlarca euro olduğundan bahsediyor. Bu vakada da görgü tanıkları, yaya olarak kaçan saldırganların 1,85 metre boylarında, zayıf yapılı iki erkek olduğunu ve kapüşonlu sweatshirt, koyu renk pantolon ve spor ayakkabı giydiklerini anlattı.
Bu olaylardan hemen önce ise Köln şehir merkezinde lüks saatler satan ve sahibi Türkiye kökenli olan bir dükkân taranmış, ondan hemen önce de Türklerin yoğun yaşadığı Mülheim semtinde yine gece yarısı bir kuyumcu hedef alınmıştı. Benzer çok sayıda başka olay arasında da bağlantı olup olmadığı araştırılıyor.
Diğer kentlerde meydana gelen benzer olaylar
Ancak artan silahlı ve patlayıcılı saldırılar sadece Köln’de yaşanmıyor. Kuzey Ren-Vestfalya’da Düsseldorf ve Duisburg kentlerinde de benzer şüpheli saldırıların meydana geldiği görülüyor.
Son iki yıldır özellikle Berlin’de benzer silahlı saldırılar yoğunlaşmış, Türkiye’den yeni nesil organize suç örgütlerinin düzenlediği tahmin edilen bu saldırılar için orada özel bir masa kurulmuş, 200’e yakın soruşturma açıldığı açıklanmıştı.
Almanya’nın güneyindeki Bavyera eyaletine bağlı Augsburg kentinde geçen hafta bir Türk kuyumcu dükkânının bulunduğu pasajda patlama geldi. Bu olayın arkasında da yeni nesil Türk çeteleri ve organize suç örgütleri olabileceği üzerinde duruluyor.




