Türkiye

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: Sözlerimin arkasındayım

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, 5 yıl önce Bingöl’de yaptığı bir konuşma nedeniyle çağrıldığı Ankara Adliyesi’nde, cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla şüpheli olarak ifade verdi.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi’ne gelerek ifade verdi.

Davutoğlu’na adliyede, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan eşlik etti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Veysel Kaçmaz tarafından alınan ifade süreci yaklaşık 1,5 saat sürdü.

Davutoğlu’nun ifadesine, “Hukuk devletine olan inancımı teyit etmek, adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlatmak ve yalnızca şahsımı değil, adaleti, kamu malını, demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü savunmak için buradayım” sözleriyle başladığı öğrenildi.

“Soruşturmanın amacı gözdağı”

Soruşturmanın “hukuki gerekçelerle” değil, “siyasi saiklerle” başlatıldığını savunan Davutoğlu, “Bu soruşturma; maddi gerçekliğe ulaşmaktan çok şahsımı itibarsızlaştırmayı ve başkalarına da gözdağı vermeyi amaçladığı kamu vicdanının malumudur” dedi.

Davutoğlu, asıl soruşturulması gerekenin konuşmada geçen iddialar olması gerektiğini ve kendisinin de savcılığa şüpheli olarak değil bilgi alınmak üzere davet edilmesi gerektiğini kaydetti.

Davutoğlu, ifadeye çağrılma sürecini de eleştirdi. Soruşturmayı öğrendiğinde avukatının derhâl savcılıkla temasa geçtiğini ve oğlunun 12 Eylül’deki düğünü nedeniyle 14 Eylül’de Ankara’ya gelerek ifade vereceğini bildirdiğini ve bu konuda mutabakat sağlandığını kaydetti.

Buna rağmen 7 Eylül için sözlü talimat verildiğini anımsatan Davutoğlu, “Bu yaklaşım, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngördüğü usullerle, hukuki güvenlik ilkesiyle ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Traji komik olan, soruşturma açmak için 5 yıl bekleyen savcılığın ifademi almak için 5 gün beklememesidir” ifadesini kullandı.

“Konuşmamın arkasındayım”

“Soruşturmaya konu edilen konuşma, 11 Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır” diyen Davutoğlu, ifadesinde şunları kaydetti:

“Kamu kaynaklarının kullanımı, nepotizm, liyakatsizlik ve belirli zümrelere tanınan imtiyazlar konusunda o gün ne söylediysem bugün de o sözlerin sahibi ve savunucusuyum. Üstelik o konuşmada yaptığım tespitler, aradan geçen zamanda yaşanan gelişmelerle güncelliğini korumakla kalmamış, acı tecrübelerle doğrulanmış; ağırlaşarak da devam etmektedir. Bu gerçekleri dile getirmem hakaret değildir.

Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı, bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı ve bir siyasi partinin genel başkanı sıfatıyla tarihî, ahlaki ve siyasi sorumluluğumdur. Siyasi hayatım boyunca akraba kayırmacılığına, liyakatsizliğe, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına ve yolsuzluğa karşı tavizsiz mücadele verdiğime aziz milletim şahittir.”

Ahmet Davutoğlu kendisine uzatılan mikrofonlara konuşuyor
Ahmet Davutoğlu, “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturmasını tetikleyen sözlerinin arkasında olduğunu söylediFotoğraf: Alican Uludağ/DW

AİHM ve AYM hatırlatması

Davutoğlu ifadesinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtayın siyasetçilere yönelik eleştirilere hoşgörü gösterilmesi gerektiği yönündeki kararlara dikkat çekti.

“Nitekim Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve siyasi parti genel başkanlığı görevlerinde bulunduğum dönemlerde şahsıma yönelik çok ağır eleştiri ve ifadeler hakkında Cumhuriyet savcılıklarınca aynı gerekçelerle verilmiş yüzlerce takipsizlik kararı bulunmaktadır” diyen Davutoğlu, hukukun kişilere ve siyasi konumlara göre değişemeyeceğini belirtti. Davutoğlu, kendisine yöneltilen sözlerin ifade özgürlüğü sayılırken siyasi eleştirilerinin suç kabul edilmesinin hukuk önünde eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olduğunu ve aktif siyasetin içinde, siyasi tartışma ve polemiklerin doğrudan tarafı olduğunu belirtti. Bu durumun Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesi uygulanırken dikkate alınması gerektiğini savunan Davutoğlu, aktif siyasetin tarafı olan bir kişinin siyasi eleştirilere karşı mutlak ve ayrıcalıklı bir ceza hukuku korumasından yararlandırılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmayacağını ifade etti.

“Yalnızca kendimi savunmuyorum”

Davutoğlu, “Ben bugün burada yalnızca kendimi savunmuyorum” diyerek, konuşma hakkı soruşturmalarla daraltılan siyasetçiyi, gazeteciyi, akademisyeni, öğrenciyi ve her bir vatandaşı savunduğunu ifade etti. Korkmadan konuşulabilen, iktidarın hesap verdiği ve yargının talimat değil hukuk dinlediği bir Türkiye idealini savunduğunu belirtti.

“Sözlerimin arkasındayım” diyen Davutoğlu, sözlerinin şahsi bir öfkenin değil, milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesi olduğunu kaydetti.

Davutoğlu ifadesinde, “Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumun gereğini yerine getirdim” dedi.

“Adalet, gücün gölgesinde değil, hukukun ışığında tecelli eder” diyen Davutoğlu, “Hakikat susturulamaz, düşünce hapsedilemez, milletin vicdanı yargılanamaz” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, ifadesinin sonunda, açıkladığı hukuki, siyasi ve ahlaki gerekçeler doğrultusunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini istedi.

“İlk kez bir Başbakan düşüncelerini ifade ettiği için adliyede”

Ahmet Davutoğlu, adliye önünde yaptığı açıklamada ise soruşturmanın Cumhuriyet tarihinde bir ilk olduğunu savundu. Davutoğlu, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Başbakan, düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Bunun herkes tarafından bilinmesini istiyorum” dedi.

Yargıya duyduğu saygı gereği ifade verdiğini belirten Davutoğlu, “Hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı” inancında olduğunu söyledi. Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifadesini verdiğini ancak ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak bu uygulamanın devlet katında ilk kez yaşanmasını hüzünle karşıladığını belirtti.

Davutoğlu yakın zamanda siyasetten çekilme kararı aldığını da anımsattı. Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde görüşlerini beyan etmeye devam edeceğini belirten Davutoğlu, “11 Eylül 2021 tarihinde yaptığım o konuşmanın arkasındayım” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu