Kıbrıs

“Çevre ve İklim Medya Turları”nın ikincisi tamamlandı

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi öncesinde uluslararası medyada farkındalığı artırmak amacıyla yürütülen Çevre ve İklim Medya Turları’nın ikincisi tamamlandı.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın organizasyonuyla başlatılan programın İstanbul bölümünde, katılımcılar İstanbul Kapalı Dikey Tarım Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni yerinde inceledi, İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Yeşil Kampüs Festivali’ne katıldı.

Azerbaycan, Fas, Güney Kore, İngiltere, İspanya, İtalya, Japonya, Karadağ, Kuzey Makedonya, KKTC, Macaristan ve Sırbistan’dan 18 basın mensubunun katıldığı programda, Türkiye’nin çevre ve iklim politikaları, sürdürülebilir kalkınma vizyonu ve alanda geliştirilen yerli teknolojiler hakkında bilgi verildi.

Hakan Aşan: “Yerin 30 metre altında, 365 gün kesintisi üretim”

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi’ne yönelik yapılan ve Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabiri Gülden Hacımevlüt Alyaz’ın da katıldığı teknik gezide konuşan Proje Koordinatörü, Ziraat Mühendisi Hakan Aşan, 2022 yılından bu yana yerin 30 metre altındaki dünyanın en derin ikinci üretim merkezde iklimden bağımsız, 365 gün kesintisiz üretim yaptıklarını söyledi.

Aşan, küresel nüfusun 2025’te 8,2 milyara ulaşacağını ve 2050’de de 9,7 milyara çıkmasının beklendiğini belirterek, aynı dönemde insanların üçte ikisinin şehirlerde yaşayacağını, bu nedenle de şehirlerde güvenilir ve sürdürülebilir gıda üretimini stratejik bir zorunluk haline geleceğini kaydetti.

Türkiye’nin iklim değişikliğinden güçlü şekilde etkilenecek ülkelerden biri olduğunu dolayısıyla yükselen sıcaklık, kuraklık, su kıtlığı ve aşırı hava olaylarının tarımsal üretimde baskı yarattığını dile getiren Aşan, bu nedenle iklimden bağımsız gıda üretiminin giderek önem kazandığını belirtti.

Aşan, dünyadaki suyun sadece yüzde 2.5’inin tatlı su olarak kullanılabildiğini ve bu miktarın büyük kısmının da kolay erişilebilir olmadığını işaret ederek, “Gıda üretimini güvence altına almak istiyorsak, suyu da çok daha verimli kullanmalıyız.” dedi.

“Toprak ve iklime olan bağımlılık azalıyor”

Aşan, dikey tarımın, bitkilerin kapalı alanlarda, çok katmanlı sistemlerde ve kontrollü çevre koşullarında yetiştirildiği bir üretim modeli olduğunu da anlatarak, bu sayede toprak ve iklime olan bağımlılığın azaldığını ve yüksek kaliteli ürünleri yetiştirilebildiklerini vurguladı.

Merkez’in en kalabalık şehirlerden biri olan İstanbul’da 30 metre derinlikte yer aldığını vurgulayan Aşan, dikey tarımda, tüketicilere daha yakın üretim yapıldığı için uzun mesafeli taşımacılığın azaldığını bunun da hem ürünün tazeliğinin korunmasına hem de gıda tedarik zincirlerinin karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağladığını kaydetti.

Aşan, merkezdeki kapalı devre dikey tarım sistemlerinin suyu geri dönüştürerek geleneksel tarıma göre yüzde 99’a kadar daha az su kullandığını belirterek, bunun da sınırlı tatlı su kaynaklarını daha verimli kullanmaya yardımcı olduğunu söyledi.

“Geleneksel tarıma kıyasla birim alan başına 100-400 kat daha yüksek üretim kapasitesi”

Dikey tarımın, üretimi yatay alan kullanımından dikey alan kullanımına taşıdığını da ifade eden Aşan, çok katmanlı sistemlerin, sık hasat döngüleri ve yıl boyu üretim nedeniyle birçok bitkinin, geleneksel tarıma kıyasla birim alan başına 100-400 kat daha yüksek üretim kapasitesi bulunduğunu vurguladı.

Hakan Aşan, kapalı ve kontrollü ortamların, ürünleri dışarıdan gelen zararlı böceklere karşı koruduğunu da belirterek, “Bu, pestisit kullanılmadan daha temiz, daha güvenli ve izlenebilir gıda üretimine olanak tanır.” dedi.

Kapalı bir ortamda üretim yapıldığı için bitkilerin ihtiyaç duyduğu fotosentezi bitkilere yönelik üretilen mavi ve kırmızı spektrumlu LED ışıkla sağladıklarını kaydeden Aşan, merkezde 3 üretim ünitesi ve 1 fide odası bulunduğunu da aktardı.

İstanbul Üniversitesi’nde Yeşil Kampüs Festivali yapıldı

Yabancı basın mensupları son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yer alan Türkiye Çevre Ajansı’nın gençlerin çevre farkındalığına katkı koymak amacıyla düzenlediği Yeşil Kampüs Festivali’ne katıldı.

İstanbul Üniversitesi’nde yer alan festivalde, gençlere yönelik sıfır atık, atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında bilgi veren uygulamalı sunumlar, atölyeler ve bilgi yarışmaları düzenleniyor.

Hatay’da 9 Mayıs tarihinde başlayan programın ilk kısmında, yabancı basın mensupları saha gezisine katılarak, Hatay’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi edinmiş, sonrasında ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) Başkanı Murat Kurum ile bir araya gelmişti.

COP31 Zirvesi’ne kadar, Çevre ve İklim Medya Turları kapsamında dört basın turunun daha yapılması bekleniyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu