Kıbrıs

“Kayıt Dışı Güzellik Hizmetleriyle Mücadele Yasası” talebi

KKTC Güzellik ve Tırnak Teknisyenleri Birliği Başkanı Emiş Türkmen ve Asbaşkan Sibel Çağatay yazılı bir açıklama yaparak sektöründe kayıt dışı faaliyetler, evlerde kontrolsüz şekilde verilen hizmetler, hijyen ve sağlık riskleri ile haksız rekabet konusuna dikkat çekti.

Birlik adına açıklama yapan ikili kayıt dışı ile mücadelenin yeni başlamadığını belirterek, sorunun çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme ve etkin denetim mekanizması çağrısı yaptı.

Birlik açıklamasında, son dönemde gündeme gelen kayıt dışı güzellik hizmetlerine ilişkin açıklamalarda sağlık, hijyen, mesleki yeterlilik ve haksız rekabet konularına yapılan vurguyu desteklediklerini ancak sorunun yeni olmadığını belirtti.

Açıklamada, “Kaçak güzellik hizmetleriyle mücadele bugün başlamamıştır” denilerek, Birliğin yaklaşık yedi yıldır konuyu devletin en üst makamlarına, hükümetlere, ilgili bakanlıklara, Gelir ve Vergi Dairesi’ne ve yerel yönetimlere taşıdığı ifade edildi.

Birlik, geçen yedi yıllık süreçte görev yapan Cumhurbaşkanları Mustafa Akıncı, Ersin Tatar ve Tufan Erhürman dönemlerinde; Başbakanlar Tufan Erhürman, Ersin Tatar, Ersan Saner, Faiz Sucuoğlu ve Ünal Üstel dönemlerinde sektörün kayıt dışılık sorununu gündeme getirdiklerini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, Maliye Bakanlığı görevlerinde bulunan Serdar Denktaş, Olgun Amcaoğlu, Dursun Oğuz, Sunat Atun, Alişan Şan ve Özdemir Berova dönemlerinde de ilgili makamlarla görüşmeler yapıldığı, kayıt dışı faaliyetlerin vergi kaybı ve haksız rekabete neden olduğunun defalarca aktarıldığı belirtildi.

 

“Sorun denetçinin isteksizliği değil, yasal yetkinin yetersizliği”

Birlik açıklamasında, mevcut sistemde evinde ücret karşılığı güzellik hizmeti verdiği yönünde ihbar bulunan bir kişinin konutuna yetkililerin doğrudan girmesinin, tek başına ihbarla mümkün olmadığını vurgulandı.
Konut dokunulmazlığının temel bir hak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yetkililerin mahkeme kararı veya açık bir yasal yetki olmadan özel bir konuta giremeyeceği ifade edildi.

Bu nedenle yalnızca denetimlerin artırılmasını istemenin sorunu çözmeyeceği belirtilen açıklamada, “Denetim yapacak kurumun eline uygulanabilir bir yasa verilmediği sürece, yapılan ihbarlar çoğu zaman sonuçsuz kalmaya devam edecektir” denildi.

 

Avrupa örneği gündeme getirildi

Açıklamada, Avrupa ülkelerinde de özel konutlara keyfi şekilde girilemediği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8’inci maddesinin özel hayatı ve konutu koruduğu hatırlatıldı.

Bununla birlikte, birçok Avrupa ülkesinde evden ticari hizmet verildiğine ilişkin ciddi ve somut bulgular bulunması halinde dijital ilan ve randevu kayıtlarının incelenebildiği, vergi ve işletme kayıtlarının sorgulanabildiği, kontrollü denetim yöntemlerinin uygulanabildiği ve ürün, cihaz ile ödeme hareketlerinin delil olarak değerlendirilebildiği belirtildi.

Gerekli şartların oluşması halinde hâkim kararıyla arama veya denetim yapılabildiğine işaret edilen açıklamada, halk sağlığını tehlikeye atan faaliyetlerin durdurulabildiği ve kayıt dışı çalışanlara para cezası, faaliyet yasağı ve vergi yaptırımları uygulanabildiği ifade edildi.

Birlik, KKTC’de de konut dokunulmazlığını ortadan kaldıracak bir uygulama yerine, özel hayatın korunması ile halk sağlığı, vergi düzeni ve kayıtlı işletmelerin haklarını dengeleyecek açık bir yasal mekanizmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.

 

“KKTC’nin ihtiyacı somut bir yasa”

Birlik, “Kayıt Dışı Güzellik Hizmetleriyle Mücadele Yasası” hazırlanması çağrısında bulundu.
Talep edilen düzenlemede, evden ücret karşılığı güzellik hizmeti verilmesinin açık biçimde ticari faaliyet olarak tanımlanması, bu kişilere vergi, mesleki yeterlilik, hijyen, cihaz güvenliği ve sigorta yükümlülükleri getirilmesi istendi.

Ayrıca sosyal medya ilanları ve dijital randevu kayıtlarının ön incelemede delil olarak kabul edilmesi, Gelir ve Vergi Dairesi, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve belediyeler arasında ortak bir denetim birimi oluşturulması talep edildi.

Birlik, somut bulgu ve makul şüphe bulunması halinde mahkemeden hızlı denetim veya arama kararı alınabilmesini, yetkisiz cihaz kullanan ve insan sağlığını riske atan kişilere caydırıcı para cezaları ve faaliyetten men yaptırımı uygulanmasını istedi.

Vatandaşların güvenli şekilde ihbarda bulunabileceği, takip numarası verilen tek merkezli bir sistem kurulması ve ruhsatlı güzellik uzmanları ile işletmelerin halk tarafından sorgulanabileceği güncel bir kayıt sisteminin oluşturulması da talepler arasında yer aldı.

 

“Mesele kişiler değil, kalıcı bir sistem”

Kayıt dışılıkla mücadelenin herhangi bir kişi veya grubun sahiplenebileceği kişisel bir gündem olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun yıllardır vergi ödeyen, personel çalıştıran, sigorta ve kira yükümlülüklerini yerine getiren, eğitimine ve cihazlarına yatırım yapan sektörün ortak mücadelesi olduğu belirtildi.
Birlik, sorunun daha fazla kişi tarafından gündeme getirilmesini değerli bulduklarını ancak geçmişte verilen emeğin yok sayılmasını ve mücadelenin yeni başladığı yönünde bir algı oluşmasını doğru bulmadıklarını kaydetti.

Açıklamada, “Yedi yıldır aynı şeyi söylüyoruz” denilerek, vergisini, sigortasını ve diğer yasal yükümlülüklerini yerine getiren işletmeler korunmadan adil rekabetin sağlanamayacağı, yetkisiz ve kontrolsüz uygulamalar önlenmeden de tüketici sağlığının güvence altına alınamayacağı vurgulandı.
Birlik, bundan sonraki süreçte yeni açıklamalardan ziyade takvimi, sorumluları ve yaptırımları belirlenmiş bir yasa çalışması beklediklerini ifade etti.

Açıklamanın sonunda, tüm paydaşlarla çalışmaya hazır olduklarını belirten Birlik, “Yalnızca toplantı değil, somut sonuç; yalnızca söz değil, yasa; yalnızca çağrı değil, uygulanabilir bir denetim mekanizması bekliyoruz” mesajını verdi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu