Cumhurbaşkanı Erhürman’ı Doğru Okumalıyız

Geçtiğimiz yıl Ekim ayında gerçekleşen Cumhurbaşkanı seçimi ile yaşanan görev değişikliğinin yarattığı beklenti farklı boyutlara çekilmek isteniyor.
Öncelikle seçim sonucunu doğru okumak lazım.
Görev değişikliği politika değişikliği beklentisi mi yarattı yoksa politika değişikliği beklentisi mi görev değişikliğine neden oldu..?
Düz mantıkla şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, halktaki politika değişikliği beklentisi görev değişikliği sonucunu yarattı.
Ama bu ne kadar doğru..?
Düz mantık her zaman bizi doğruya taşımaz.
Tatar iki devlet politikasını savunurken Erhürman doğrudan söylemese de federasyon yanlısı bir görüntü yaratan söylemlerle seçimi kazanmıştır.
Ama seçim sonrasında durum değişikliği sürmüştür.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın “iki devletli” modelin yürürlükten kalktığını ve artık yola “federasyon” ile devam edileceğini açıklıkla söylememesi hem beklentilerin soğumasına hem de ufak da olsa kafa karışıklığına neden olmuştur.
Peki Erhürman neden böyle yapıyor..?
Bu temel bir sorudur ve yanıtını Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarından bulmalıyız.
Ne diyor Cumhurbaşkanı Erhürman..?
“Sorun yaratmaktan değil, sorun çözmek için diyalog ve diplomasiden yanayız” diyor.
Özellikle en son yapmış olduğu ve en güncel açıklamasında bu durumu net bir şekilde ortaya koymakta.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın bir hafta sonra Adaya gerçekleştireceği ziyaret nedeniyle artan bazı beklentileri kucaklamak adına açıklama yapmıştır.
Çünkü boş beklenti yaratmak kadar beklentileri görmezden gelmek de yanlıştır.
BM Genel Sekreteri Guterres’in beklenen yeni inisiyatifi ile ilgili girişimleri yavaş yavaş başlatıyor olduğunu dile getiren Erhürman, “Biz, iyi niyetle, halkımızın çözüm iradesi doğrultusunda, uzun bir süreden beri ortaya koyduğumuz ilke ve yaklaşımlar çerçevesinde görüşmeye hazırız” dedi.
Bu noktada, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın kendisinin ortaya koyduğu ilke ve yaklaşımlara sahip çıkması ve bunun altını çizmesi oldukça önemlidir.
Erhürman bunu yaparken, beklentilere ilişkin vurgu yapmaktan da geri kalmadı.
“Ne beklentileri ölçüsüz biçimde artırmak doğru, ne de daha işin başında süreci öldürme çabasına girmek” ifadesi doğrudan ve net bir mesajdır.
Çok da doğru bir mesajdır.
Çünkü her iki türlü beklenti yaratmaya yönelik girişimlerin giderek hız kazandığı artık bariz bir görüntüdedir.
Her iki durumun da yaratacağı olumsuzluğa işaret eden Cumhurbaşkanı Erhürman’ın, “Her zamanki gibi sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılıkla hazırlanıyoruz” sözleri aslında herkesin dahil olduğu bir kapsamdadır.
Gereksiz açıklamalar yapmayacaklarını ve gereksiz açıklamalara yanıt yetiştirme çabasına girmeyeceklerini belirten Erhürman, halkın bilgi alma ve yanıltılmama hakkı çerçevesinde gerekli açıklamaları yapmaktan da kaçınmayacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı, “Sorun yaratmaktan, sorun büyütmekten, çok konuşmaktan değil, sorun çözmek için diyalog ve diplomasiden yanayız. ” dedi.
Temelinde soğukkanlılık ve özünde de “bekleyelim ve görelim” ilkesinin yer aldığı mesajları aldık.
Okuduk…
Şimdi gözler Holguin’de olacak.
Cebinde bir takım kağıtların olduğunu ve bu kağıtlarda nelerin yazdığını bilenler var aramızda.
Daha doğrusu, bildiğini iddia edenler.
Her iki kesimde de mevcut.
Bir taraf destekliyor diğer tarafkarşı çıkıyor.
Ama biz bunlara uymayalım.
Cumhurbaşkanı’nı dinleyelim ve önce Bayan Holguin’in cebinde neyin olup neyin olmadığını görelim…


