Derviş DoğanYazarlar

Ne Deyim Bilemedim…

Seçim yasakları başladı diye artık mahkemeler de mi duracak? Yargı faaliyetleri de mi seçim takvimine göre şekillenecek? Bir ülkede hukukun işleyişi, siyasi takvimin insafına mı bırakılacak?

İnsan gerçekten sormadan edemiyor: Bu nasıl bir anlayıştır?

Fatma Ünal da bu ülkenin bir vatandaşıdır. Elbette herkes gibi onun da hukuk önünde hakları vardır. Masumiyet karinesi vardır, adil yargılanma hakkı vardır. Ancak bu haklar, hiç kimseye ayrıcalık tanınması veya yargı süreçlerinin siyasi gerekçelerle ertelenmesi anlamına gelmez.

Peki, kendisine tanınmış özel bir dokunulmazlık mı var?

Bildiğim kadarıyla yok.

Eğer varsa da biri çıksın söylesin.

Sayın Başbakan’ın seçim yasaklarını gerekçe göstererek yaptığı açıklama, ister istemez ciddi soru işaretleri yaratıyor. Çünkü hukuk, iktidarın ihtiyaçlarına, seçimlerin takvimine veya siyasetin konjonktürüne göre işleyen bir mekanizma değildir.

Yargının ne zaman çalışacağına, hangi davanın ne zaman görüleceğine siyaset karar veremez. Mahkemeler siyasi makamların talimatıyla değil, yasalarla ve kendi bağımsız işleyişleriyle hareket eder.

Seçim yasakları, kamu kaynaklarının ve devlet olanaklarının seçim sürecinde siyasi amaçlarla kullanılmasını önlemek için vardır. Yargıyı askıya almak, devam eden davaları durdurmak veya bazı kişilere hukuki ayrıcalık sağlamak için değil!

Üstelik burada çok temel bir ilke var: Hukuk önünde herkes eşittir. Makamı, mevkisi, siyasi kimliği, yakınlığı veya mensubu olduğu parti ne olursa olsun hiç kimse hukukun üzerinde değildir.

Bugün bir kişi için seçim takvimi gerekçe gösterilerek yargı süreci tartışmaya açılırsa yarın başka bir kişi için hangi gerekçe öne sürülecek?

Siyasetin en büyük yanılgısı, devletin bütün kurumlarını kendi siyasi gündeminin bir parçası olarak görmesidir. Oysa devletin kurumları iktidarların değil, toplumun ortak güvencesidir.

Sayın Başbakan’a hatırlatmakta yarar var: Seçimler gelir geçer, hükümetler değişir, siyasi makamlar el değiştirir. Ancak adalete duyulan güven bir kez sarsıldığında onu yeniden inşa etmek kolay değildir.

Hiç kimse seçim yasaklarını hukukun önüne koymaya kalkmasın.

Çünkü hukuk, seçimden önce de sonra da vardır. Adaletin takvimi yoktur. Adaletin siyasi molası da olmaz!

Ve unutulmamalıdır ki; hukuk birileri için durursa, bir gün herkes için durabilir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu