Hasan HastürerYazarlar

OY YANMAZ, İRADE GANİMETLENİR, YOK SAYILIR…

Seçim barajını yükselterek siyasi istikrar sağlanacağına hiçbir zaman inanmadım.
İstikrar, farklı düşünceleri Meclisin kapısında bırakmakla sağlanmaz. Halkın iradesini daraltarak elde edilen çoğunluk, rakamları büyütebilir. Demokrasi kültürünü büyütmez.
Savunduğum hesap basittir.
Elli milletvekili mi seçeceğiz? Yüzü elliye bölelim. Yüzde iki. Seçim sistemi, her yüzde ikilik oyun bir milletvekiliyle temsil edilmesini esas alarak düzenlensin. Kalan oyların hesabı da adaletle yapılsın.
Seçmenin tercihine, daha sandığa gitmeden engel konulmasın.
Baraj altında kalan partilerin oylarıyla ortaya konulan irade, Mecliste karşılığını bulmuyor.
Temsil dağılımı, barajı aşan partilerin lehine değişiyor.
***
Seçmen bir partiye oy veriyor. Ortaya çıkan sandalye hesabı, desteklemediği partileri güçlendirebiliyor.
Kimse buna temsilde adalet diyemez.
Siyasi anlamıyla önce oyu, ardından o oyun hak ettiği Meclis sandalyesini seçmenin elinden almaktır bu.
Sonra da adına istikrar deniliyor. Hangi istikrar?
Yurttaşın kendisini temsil edecek insanları seçme hakkı budanırken, siyasetin sağlıklı işleyeceğini nasıl söyleyebiliriz?
***
Partiler adaylarıyla seçmenin karşısına çıkıyor. Kampanyalar hızlanıyor.
Kampanyaların içeriği, demokrasi kültürümüzün de aynasıdır.
Elbette her parti kendisini anlatacak. Güçlü yanlarını öne çıkaracak. Seçmenin güvenini, desteğini isteyecek.
Ancak kendi görüşünü anlatmak yerine başka partinin seçmenini korkutmaya yönelmek, üzerinde durulması gereken bir hastalıklı siyasi alışkanlıktır.
“O parti barajı geçemez. Oyunu verip yakma.”
Seçim dönemlerinde beni en çok rahatsız eden sözlerden biridir.
Ne demek oyun yanması?
İnsan düşüncesine, inancına, ülkesinin geleceği için doğru bulduğu programa oy verince neden oyu yanmış olsun?
Bir görüş bugün azınlıkta olabilir. Yarın daha geniş kesimlerin desteğini bulabilir. Demokrasinin gelişmesi, bu ihtimalin önünü açık tutmakla da ilgilidir.
Sandığa gitmek, bet ofise gidip bahis yapmak değildir. Bahis oynayan, kazanacak takımı bulup para kazanmayı düşünebilir.
Seçmen ise kendisini kimin temsil edeceğine karar verir. Eğitimde, sağlıkta, ekonomide, Kıbrıs sorununda hangi yaklaşımı doğru bulduğuna bakar.
Sandıktan çıkacak sonuç, bir yarışın skorundan çok daha fazlasıdır.
***
“Kim kazanacaksa ona oynayayım” anlayışını seçmene benimsetmek, yurttaşlık bilincini zayıflatır. Siyaseti de güçlünün yanında yer kapma yarışına çevirir.
Seçmenin önüne yalnızca kazanma ihtimali konulursa, ilkelerin, programların, geçmişte verilen sözlerin hesabını kim soracak? Partiler birbirinden hangi ölçüyle ayrılacak? Birbirine benzeyen vaatlerin arasında yurttaş kendi sesini nerede bulacak? Kampanya dediğimiz çalışma, bu sorulara açık cevap verebildiği ölçüde anlam taşır. Gerisi, kalabalıkların büyüklüğüyle seçmenin aklını gölgelemeye çalışmaktır.
Buna seçmenin alıştırılması, doğru olduğu anlamına gelmez. Kimsenin de bu kolaycılığa teslim olmak zorunluluğu yoktur.
Bir zamanların banka reklamı aklıma gelir:
“Aslında yok birbirimizden farkımız, ama biz Osmanlı Bankasıyız.”
Siyasi partilerin farkı yalnızca adlarında, amblemlerinde kalırsa seçmenin heyecanı da umudu da azalır.
Bir parti, ilkeleriyle ve nitelikli görüşleriyle siyasi yelpazede gerçek bir ihtiyaca karşılık verdiği ölçüde uzun ömrü hak eder.
O görüşleri benimseyen insanların oyunu almak da anasının ak sütü kadar hakkıdır.
Örneğin TDP… TDP’nin temsil ettiği birikimi, savunduğu değerleri gerekli buluyorsak, tartışmayı yalnızca baraj hesabına sıkıştıramayız.
Benim açımdan, böyle bir siyasi birikimin Meclis dışında kalması yalnızca TDP’nin sorunu olmaz. Kıbrıs Türk seçmeninin de üzerinde düşünmesi gereken bir demokrasi ayıbı olur.
Aynı şeyi “küçük parti” başlığına sıkıştırılan diğer partiler için de söylerim.
Partinin büyüklüğünü tartışmadan önce, temsil ettiği düşüncenin değerine bakalım.
Demokrasi, seçmenin önüne korku koymadan, tercihine saygı gösterildiği oranda güç kazanır.
Oy yanmaz. O oyu temsilsiz bırakan düzen, halkın iradesini ganimetler, yok sayar…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu