Kilit Parti mi Olalım Yoksa Anahtar mı..?

Ne de kolay kullanırız, “kilit parti” deriz.
Ya da “anahtar parti” diye isimlendiririz.
Aslında ikisinde de niyet, yani anlatılmak istenen aynıdır.
Bir partinin tüm ipleri elinde tuttuğudur ifade edilmek istenen.
Manası aynı olsa da, kelimelerin anlamı çok farklı, çok uzak..!
Kilit olursan işi çıkmaza sokarsın. Oysa anahtar çözüm getirendir.
Ne zaman olacağı kesinleşmeyen ama en geç 11 ay içerisinde gerçekleştireceğimiz genel seçimin sonuçları çok enteresan tablolar ortaya çıkarabilir.
En fazla beş parti barajı geçerek meclise girecektir.
İlk olarak bunu tespitleyelim.
Ardından tek başına iktidarın mevcut seçim sisteminde çok da kolay olmadığını kabul edelim.
Eğer seçim öncesinde bir değişikliğe gidilirse o zaman bu olasılık dikkate alınabilir.
Ama şimdiki yapıda bunun olabilmesi için ilk sıradaki parti ile ikinci sıradaki arasındaki oy farkının en az yüzde beş ve üzeri olması lazımdır.
Bu çok kolay değil.
O nedenle de yolumuza beş partinin barajı geçip meclise gireceği ve bir koalisyona gerek duyulacağı öngörüsü ile devam edelim.
İsimler önemli değil.
O nedenle de beş partimiz A,B,C,D ve E olsun…
A ilk sırada ve vekil sayısı 20 artı şeklinde.
İkinci sıradaki B ise 10-15 bandında.
C 6-5, D ve E ise 4-5 bandında.
Bunlar kurgulama değil, mevcut siyasi gidişat dikkate alınarak ortaya konmuş rakamlar.
Rakamlara çok takılmadan koalisyon olasılıklarına bakalım.
A ile B çok rahat bir koalisyon kurabilirdi.
Eğer siyasi kavgalı olmasalardı.
O nedenle AB Koalisyonu imkansız.
Peki AC Koalisyonu..?
Sayısal olarak yeterli ama orada da siyasi geçmişe dönük pürüzler mevcut.
O nedenle de ilk tercih olmaz.
AD veya AE ise sayısal yetersizlik nedeniyle olmaz.
Geriye ADE Koalisyonu kalmakta.
Kağıt üzerinde mümkün.
Yeter ki E barajı geçsin.
Geçerse tamamdır.
Ama geçmezse işler tamamen terse döner.
O zaman seçim sisteminin yapısı nedeniyle A 22 artı, B de 14 artı şekline yükselir.
C en fazla 4, D ise en fazla 2 vekil çıkarır.
Bu durum da A’nın işini zorlaştırır.
A hükümet konusunda B’yi pas geçer, malum nedenlerle.
Ama bu sefer C’nin kapısını çalar. Sadece kahve içilmez, detaylı bir taslak da konuşulur.
D ile de görüşür ve sonra düşünmeye başlar.
Çok fazla seçenek yoktur:
Ya C ile birlikte AC Koalisyonu, ya da D’yi de işe katıp ACD Koalisyonu kurulacaktır.
Her iki modelde kimya sorunu oluşur.
Ve en kötüsü de tüm bunlar yaşanırken B seçim sonuçları nedeniyle değişir ve toparlanmaya başlar.
Bu toparlanma sürecinde de hükümete asla dahil olmaz.
Rakiplerinin uyumsuz bir hükümette yorgun düşmesini bekler.
Biraz karışık.,
Ama biz bu filmi daha önce de gördük.
Çok uzağa gitmeyelim, biraz hafıza tazeleme ile hatırlarız…




