Hasan Hastürer

Suç taşeronluğu “MESLEK” halini alıyorsa…

En büyük yanlışlardan biri, yargı bütününün sorunlarını, yargının üç ana unsuru olan yargıçlar, savcılar ve avukatların ayrı ayrı ya da ortak sorunları olarak görmektir.

Bireysel tanımlama yapmış olsam da kurumsal varlıklar esas vurgumdur.

KKTC’de uzun süredir, yargı bütün olarak, ciddi yük, altındadır.

Kesin olarak nüfusumuzu bilmesek de, 500 binin üzerinde olduğumuz ya da rahmetli İrsen Küçük’ün dediğinden ÇOK KALABALIK olduğumuz kesin.

Vatandaş olanları bildiğimizi kabul ediyoruz.

Öğrencilerin sayısını da BİLDİĞİMİZİ VARSAYIYORUZ.

Bildiğimizi varsaydıklarımıza izinli çalışanları da ekleyelim…

Kuzey Kıbrıs’a turist olarak gelip, turistik tesislerde kalarak kayıt altında olanları da bilinenler listesine ekleyelim…

Bunların toplamı KKTC’de bugün itibarıyla, sizler bu satırları okurken yaşayanların toplam sayısını tutmaz.

***

KKTC’de kayıt dışı ekonomi var mı? Var. 

Oranı doğru olarak biliniyor mu? Bilinmiyor.

Sokaktaki adam değil, bu ülkeyi yönetenlerden en iyimser olanlar bile alt tahmin sınırını yüzde 65, yüzde 70’lerde söyler.

Likit miktarı, yanılgı payı düşük mü? Hayır. Tam tersi çok büyüktür.

Kısa vadeli, vadesiz mevduatlar artı nakit para toplamı bağlamında likit miktarı hesaplanandan en az on kat, belki daha fazladır.

Oto galeriler ve emlak dünyasının, güvenilirlik karne notu kırık olanlar incelendiğinde ne ifade ettiğim çok kolay anlaşılır.

KKTC’de, Kolombiyalı dünyaca ünlü uyuşturucu baronu Escobar’ın para evleri gibi evlerin varlığından bahsediliyor. Gerektiği zaman adamlarına, “Git evden, 2 milyon dolar getir” diyebiliyorlarmış…

***

Bu olumsuzlar ve ekleri, KKTC’de suç patlamasına yeter de artar bile.

Suçlular hızla adil bir şekilde yargılanıp sonuç alınmazsa, suç işlemeye meyli olanlara cesaret verilir.    Hatta, SUÇ TAŞERONLUĞU “MESLEK” halini alır.

***

Cuma günü Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, bir grup gazeteciyle buluştu.

Görüşlerini özetlediler, soruları yanıtladılar.

Soru yanında gazeteciler görüşlerini seslendirme fırsatı da buldu.

***

Yargı dünyamızın en tepesindeki isim olarak Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, dört sayfalık yazılı metinde yargının daha seri, karar üretmesi için yapılmasını istedikleri değişiklikleri, teknik içeriği ağırlıklı  bir şekilde paylaştı.

Anayasa değişikliğiyle Yüksek Mahkemede yargıç sayısının sekizden, on bire yükseltilmesi istenirken, yargı sisteminin bütününde basamak sayısının bir artırılmasıyla, yargıda gereksiz yüklenmenin önünün alınması için yasal düzenlemelerin nasıl ve neden yapılması somut olarak aktarıldı.

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, ortaya konulan önerilerin paydaşı gibi konuştu.

***

Bu satırların yazarı olarak ortaya konulan ve değiştirilip, düzenlenmesi istenen konulara ya da içeriğe katılıyor muyum?

Endişelerimi Cuma günü önce seslendirmiş olmama rağmen KATILIYORUM.

Allah kimseyi hekime ve hakime düşürmesin diye bir söz var.

Dermansız dert olmadığı sürece hekime yolumuz mutlaka düşer, hatta koruyucu hekimlik anlayışıyla düşmeli de.

Ancak toplumun kaçta kaçının yolu “hakime” düşer? Kendi yurttaşlarımız açısından çift basamaklı bir sayıda olduğunu düşünmüyorum.

Yolu düşenlerin, ilk şikayeti, yargının her kademede yavaş işlediğidir.

Ancak Bertan Özerdağ’ı dinleyince, abartılı yük altında kalan yargıçlar adına “üzülmemek” elde değil.

Yüksek Mahkemede yargıç sayısının artırılması için referanduma gidilecek olursa, EVET için kampanyanın bir parçası olmaya varım.

Öteki yasal düzenlemeleri de destekleyeceğim.

Hiç unutmayalım… GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR.

Adaletin geciktiği yerde, gecikmeden doğan boşluğu meşru olmayan unsurlar doldurur.

… Zorluk ve sıkıntılar ne olursa olsun, herkese mutlu, sağlıklı, güzel bir Pazar günü diliyorum…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu