İyi Düşün, Sonra Pişman Olma

Güzel bir hafta sonu olsun diyoruz yine.
İki gün boyunca hafta içerisinde yaşadığımız olumsuzlukların izleri silmek, geride bırakmak ve yeni haftaya öyle başlamak için uğraşacağız.
Gerçekten kötü bir hafta mıydı..?
Bu kişiye göre elbette değişir.
Bu sorunun yanıtını genel duruma göre verenler muhakkak ki vardır.
Ama dürüst olmak gerekirse, herkes ilk önce kendi açısından bir düşünür, sonra cevap verir.
Bu cevap kafamızdan geçen sonuçtan biraz farklı olabilir.
Kendi açımızdan iyi bir haftayı geride bırakıyor olsak da eğer içerisinde bulunduğumuz toplum adına olumsuzlar fazlaysa biz de kendimizi ona göre ayarlarız.
Vereceğimiz yanıta toplumsal psikoloji etki eder.
Bu yanlış değildir.
Tam tersine, çok doğru bir davranıştır.
Kişinin bencillikten uzak olduğunu, duyarlı olduğunu ve çevresinde olup bitenden haberdar olduğunu gösterir.
O nedenle de bunu yapan kimseyi eleştirmem, ayıplamam.
Aksine takdir ederim.
Anlatmaya çalıştığım durumun temelinde bencillik var, demiştim.
İnsanoğlunun belki de en ilkel duygusu.
Yıllar içerisinde bir türlü geçirdiğimiz evrime dahil edemediğimiz, kurtulamadığımız en kötü özelliğimiz.
Tüm davranışlarımızı belirleyen temel duygudur.
Bencillik…
Ölçüsü de yoktur.
İnsanın ruhuna bir kere sirayet ettiyse eğer onu ölçüsüz bir şekilde ele geçirir ve yönetir.
Kurtulmanın tek yolu diğer tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi farkına varmaktır.
Ve ne yazık ki kişi bunu kendisi fark edemez.
Başkalarının yüzümüze vurmasına ihtiyacımız vardır.
Bu olduğu zaman kendimize gelmeye başlarız.
Niyetimiz varsa eğer.
Davranışlarımız belirleyicidir demiştik.
Etrafımızı rahatsız etmemek adına özen gösteririz.
Yaptıklarımız kadar söylediklerimize de dikkat ederiz.
Etmeliyiz…
Laf ağızdan bir kere çıkar çünkü.
Sonra telafisi çok kolay olmaz.
O nedenle de her zaman için iyi düşünmeliyiz.
Tanıdığımız ya da tanımadığımız insanlara karşı saygı her zaman için taşımamız gereken bir şeydir.
Laf ola söylüyoruz, “biz kültür seviyesi yüksek bir toplumuz” diyoruz.
Okur yazarlık oranına bakarak dile getirdiğimiz bu söylemimizi üniversite mezunu sayısına bakarak devam ettirmekteyiz.
Okul mezunu sayımız gerçekten yüksek.
Ama kültür öyle mi..?
Bencillik dedik ardından da saygıyı hatırlattık.
Toplum içerisinde bu iki önemli özelliğe ne kadar dikkat etmekteyiz.
Peki ya söylediklerimize..?
Her şeyi özgürlük olarak görüyor, her şeyi yapmakta özgür olduğumuzu düşünmekteyiz.
Başkalarının özgürlüğü ne olacak peki..?
Onlar da konuşsunlar, deriz.
Ama öyle değil.
İyi düşünmek ve sonra hareket etmeliyiz, konuşmalıyız.
Pişmanlık kötü bir duygudur.
Ve bir işe yaradığı da yoktur.
Birbirimize karşı saygıyı hızla yitiren, bencil insanlara dönüşüyoruz.
Bunu da bize kimse yapmıyor.
Biz yapıyoruz.
Hafta sonu güzel geçsin demiştik.
Haftanın kötülükleri geride kalsın istedik.
Ama sadece istemekle olmuyor.
Bir şeyler yapmak lazım.
Bu önemli.
Ama daha da önemlisi, düzelmeye başlamadan düzeltemezsin.
Yani, önce kendimizden başlamalıyız…



