Hasan HastürerYazarlar

Sandığa gitmeyenler “en büyük parti”…

Erato Kozakou-Markoullis, Güney Kıbrıs’ın deneyimli diplomat ve siyasetçilerinden biridir. Saygıyla izlerim.

2007–2008 ve 2011–2013 yıllarında iki kez Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Ayrıca Ulaştırma, Haberleşme ve Bayındırlık Bakanlığı görevini de üstlendi.

Yüreklidir. Rumların, ya da EOKA’cıların Kıbrıslı Türklere yaptıklarını seslendirmekten çekinmeyen isimlerden biridir.

Pazar günü Güney Kıbrıs’ta yapılan seçimlerle ilgili yorumları takip ediyorum.

En dengeli, en kapsamlı değerlendirmeyi Markullis yaptı bana göre… Bizim taraftan gözleme dayalı yorum yerine Markullis’in görüşlerinden aktarmayı bu gün için tercih etti:

   “Seçimin büyük kazananının, %33.6’lık oranla yine sandığa gitmeme olduğuna ve tüm siyasi oluşumlar üzerinde en güçlü gücü güvence altına aldığına şüphe yoktur. Katılım oranı 2021’e kıyasla %2.5 artmış olsa da, demokrasiyi mümkün olan en fazla sayıda seçmenin katılımından mahrum bırakarak, yüksek bir seviyede seyretmeye devam ediyor. Ne yazık ki bu kadar ciddi bir konunun üzerine hiçbir zaman ciddi bir şekilde eğilmedik ve bir sonraki seçim sürecinde yeniden önümüzde bulmak üzere bunu görmezden geliyoruz! Bu durum değişmelidir.

AKEL-SOL-SOSYAL İTTİFAK, 2021’de elde ettiği koltuk sayısını (15 koltuk) korumasına rağmen, 2021 ile kıyaslandığında hem oranları hem de seçmen desteği bakımından sandıktan nihayetinde güçlenerek çıktı. Özellikle AKEL’in oy pusulasında, 2021 yılında tüm partilerin tüm adayları arasında en yüksek tercih oyunu (14,008 oy) alan İrini Haralambidu’nun bu kez yer almadığı göz önünde bulundurulursa, bunun AKEL için büyük bir zafer olduğunu düşünüyorum. Haralambidu’nun ayrılışı AKEL’de kayıplara yol açmadığı gibi, partinin 2021’de aldığı oyları 8,864 artırdı ve oy oranı 1.56 yüzdelik puan yükseldi.

   Tıpkı 2021’de olduğu gibi, ELAM ne yazık ki koltuk sayısını ikiye katlayarak (2021’deki 4 koltuktan Pazar günkü seçimde 8 koltuğa) gücünü artırdı ve DİKO ile arasında küçük bir farkla üçüncü sırada yer alıyor. Bu durum benim için seçimin en olumsuz gelişmesidir, ülkenin tüm demokratik gelişimi ve özellikle Kıbrıs Sorunu üzerinde büyük etkisi olacaktır.

   Bazıları yasama organı ile Kıbrıs Sorununun farklı şeyler olduğunu ve ELAM’ın seçimlerde güçlenmesine, Kıbrıs Sorunu açısından bu kadar önem vermememiz gerektiğini söyleyecektir. Katılmıyorum. Pazar günkü seçimle hem Kıbrıs Türk toplumuna hem de yabancı hükümetlere ve BM’ye verilen mesaj şudur:

   “Seçmenlerin önemli bir kısmı (%10.9) İki Kesimli İki Toplumlu Federasyon çözümüne ve diğer toplumla yapılacak her türlü diyaloğa kesinlikle karşı çıkmakta, bunu yasa dışı görmekte, Kıbrıs Türk siyasi partilerini ve Kıbrıs Türk liderinin kendisini de yasa dışı kabul etmektedir. ELAM barikatların kapatılmasını savunuyor ve Kıbrıs’ın silahlı mücadelesiyle özgürleşmesini desteklediği imasında bulunuyor.

Yeni Meclis’teki kadınların sayısına değinecek olursak, oran yükselmiş olsa da (2021’deki %14.3 ve 8 koltuktan, pazar günkü sonuçlara göre %19.6 ve 11 koltuğa), Kıbrıs ulusal parlamentolardaki kadın katılımı sıralamasında son sırada yer almaya devam edecektir.

Çünkü sondan ikinci ülke olan Macaristan, ülkedeki son genel seçimlerde Macar Parlamentosundaki kadın oranını %27.1 gibi yüksek bir seviyeye çıkarırken, Kıbrıs en düşük orana sahip olmaya devam etmektedir.

Siyasi partiler bünyesinde, kadın örgütlerinde ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan diğer örgütlerde, zihniyetlerin değişmesi ve ülkenin siyasi yaşamına kadınların önemli ölçüde katılımıyla gerçek değişimin gelebilmesi için hala yapılması gereken çok iş var. Çünkü mevcut durum hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor.”

***

Bu seçim sonuçlarını uygulamalarıyla birlikte değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır. Tepkiler, seslendirmeler bize bilgi taşıyacak… Biz de o bilgilerin üzerine fikir inşa edeceğiz.

Sandığa gitmeyenler “en büyük parti”…
 Yorum Yap

Yorumlar k

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu