Türkiye’nin Kıbrıs Politikası Değişmedi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na hitaben yaptığı konuşmasında bir kez daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) tanınması yönünde çağrıda bulundu.
BM’ye üye ülkelerin liderlerinin önünde yaptığı çağrıda, “Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Elbette ki Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu ilk kez yapmadı.
Tam beş yıldır üst üste yapıyor.
Ama yine de önemli.
Hem BM genel kurulunda tüm dünyanın önünde yapılmış olması bakımından önemli, hem de bizim iç dinamik ayarlarımızın güncellenmesi açısından önemli.
Cumhurbaşkanı Erhürman seçildikten sonra gözler Ankara’ya çevrilmişti.
Çünkü Erhürman’ın federasyonu desteklediği biliniyordu ve seçildikten sonra hem onun hem de Ankara’nın tavrının ne olacağı merakla bekleniyordu.
Erhürman halen seçim sürecinde yaptığı söylemler çerçevesinde seyretmekte.
Ama Ankara da değişmiş değil.
Tüm üst düzey isimler Ankara’nın Kıbrıs politikasının değişmediğini, iki devletli çözümün desteklendiğini açık ve net bir şekilde söylemişlerdi.
Ancak yine de BM Genel Kurulu’nda ne olacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yılki konuşmasında nasıl ifadeler kullanacağını merak edenler de vardı.
Belli bir değişimin izlerini görmek umudu taşıyanlar da vardı.
Ama olmadı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki konuşmalarında olduğu gibi açık bir şekilde KKTC’nin tanınması çağrısını yineledi.
Bu elbette ki iki devletli çözüm politikasının devam ettiği anlamına da gelmektedir.
Demek ki Ankara açısından değişen bir durum yok.
O zaman biz kendi içimize bakalım.
Guterres’in ziyaretiyle artan bazı beklentiler Rum Yönetimi’nin bildik tavırları nedeniyle hüsrana dönüştü.
Son bir umut New York kalmıştı.
Ama o da olmadı.
Önce Guterres herhangi bir modelde çoklu görüşme olmayacağını açık bir şekilde söyledi.
Ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması geldi.
Şimdi artık Kıbrıs politikamızı resetleyip yeni yükleme yapmalıyız.
Önümüzde bir de genel seçim var.
Kıbrıs konusu elbette konuşulacak.
Partilerimiz sonuç açısından çok belirleyici olmasa da Kıbrıs politikalarını halkla paylaşacaklar.
İşte o zaman gideceğimiz yol belli olacak.
Özellikle de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) açısından işin hangi yöne evrileceğini göreceğiz.
Ankara’ya rağmen farklı bir politika mı yoksa yönü Ankara’ya yakın farklı bir söylem mi olacak, onu göreceğiz.
Dediğim gibi, genel seçimin sonuçları üzerinde Kıbrıs meselesinin bir ağırlığı yok, olmayacak.
Ama yine de önemli.
Seçim süresince belli oranda yeni politikalar görmeye herkes hazır olsun…




