Aziz KARAAZİZ

Belki de Son Görüşme Olacak..!


 

Bir tahmin veya temenni değil.
Sadece tarafların duruşlarının yarattığı duruma bakarak gördüğümü söylüyorum.
Öncelikle Türk tarafından başlayalım.
Kıbrıs Türk tarafı diyalog sürecini başlatan taraf olmuştur.
Ama bunu yaparken de devam için nelerin gerektiğini açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.
Metodoloji önerileri ile yeni bir süreç başlayacaksa bunun öncekiler gibi ucu açık olmayacağının, zaman ve içerik bakımından çizilmesi gereken çerçeve olduğu ortaya konmuştur.
Rum tarafı ise ne yazık ki bu kadar net olmadı.
Görüntüye göre de olmak niyetinde değiller.
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis sadece “masaya oturmaya hazırım “ demekle yetiniyor.
Ama bunu yaparken de taşıdığı endişeleri olduğunu da gizleyemiyor.
Örneğin, metodoloji önerileri Rum tarafı açısından büyük bir endişe yaratmıştır.
Çünkü onlarda tek hedef ucu açık müzakere masasının toplanmasıdır.
Bu masa sayesinde mevcut durumu garanti altına almayı başarmaktadırlar.
En büyük korkuları ise Kıbrıs Türk tarafının doğrudan ticaret ve doğrudan uçuşlar hakkının teslim edilmesidir.
Peki ama neden..?
Çok basit: Kıbrıs Türk halkı bu haklarına kavuştuğunda kendi ayakları üzerinde durabilecek ve aslında doğal hakları olan bu haklar için toprak tavizi vermek zorunda olmayacak.
Tek hedefi toprak olan Rum tarafı bunun olmasını asla istemez.
Şimdi her iki lider bir kez daha bir araya geliyor.
Başbaşa formatıyla yapılacak ikinci görüşme olacak.
Bu sefer basına da kapalı gerçekleşecek ki bu da ayrı bir yazı konusudur.
Tarafların bu görüşmede karşılıklı pozisyonlarını yinelemek dışında ellerinde yeni başka bir şey yok.
Belli ki Hristodulidis seçime kadar olan süreyi bu şekilde geçirmekte kararlı.
“Madem ki masa benim istediğim koşullarda toplanmıyor o zaman hiç toplanmasın” politikasını Mayıs ayındaki seçime kadar sürdürecek.
Bu durumu da kendi seçmenine “baskılara dik durmak” olarak anlatacak.
Tarafların elinde yeni argümanlar olmaması son görüşme olmasına yol açabilir.
Yeni argümanlar geliştirilinceye kadar tarafların bir araya gelmesinin “nafile” bir durum olduğu gerçeği kesinleşmiş olacak.
Bunun yerine Güven Yaratıcı Önlemler gündemine geri dönülmesi yüksek ihtimaldir.
Kıbrıs’ta tarafların mevcut yapıda, yani iki devletli yapıda, gelişimlerini sürdürüyor olması artık farklı yapılara dönüşün daha da zorlaşmasına neden olmuştur.
Kimilerine göre bu bir “felaket” olarak nitelense de bana kalırsa “doğal çözüm” yolunda bir ilerlemedir.
Evet, Kıbrıs’ta en sonunda doğal çözüm kabul görecektir.
Ve sanırım ki bu çok da uzak bir tarihte değil.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu