Bizdeki Savaş Bitmez

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları tüm dünyanın düzenini bozdu.
Öncelikle petrol fiyatları fırladı.
Ardından hava ulaşımı ciddi sekteye uğradı.
Başta turizm olmak üzere bir çok sektör ciddi yaralar aldı.
Mal taşımacılığında maliyetler inanılmaz şekilde yükseldi.
Saymakla bitmeyen sorunlar hızla büyümeye ve dünyayı etkisi altına almaya başladı.
Doğal olarak işin ucu bize de dokundu.
İlk olarak akaryakıt ve ardından diğerleri zamlandı…
Hayat zaten pahalıydı, daha da pahalı oldu.
İşte bizim film de tam burada koptu.
Ekonominin içerisine girdiği duruma karşı önlemler almaya başladık.
Daha henüz başlamıştık ki, bir savaş da bizde çıktı.
Evet, sendikalar ile hükümet arasındaki “hayat pahalılığı ödemesi” savaşı.
Savaş çok çetin geçiyor ve gerçekten de zorlu bir mücadele var.
Tam taraflardan biri kazanır gibi oluyor ama bir bakmışız ki diğer taraf atak yapıp üstünlüğü ele geçirmiş.
Şaka gibi ama toplumun huzuruna ve iç barışa ciddi hasarlar vermeye müsait bir ortamdayız…
Ne yazık ki…
Ama görünen o ki bu iş kolay kolay bitmeyecek.
Çünkü işin içerisine siyaset de dahil oldu.
Sendikaların eylemi siyasi alan haline dönüştü.
Bu da işin uzaması anlamında ne yazık ki.
Biz tam da savaşın ekonomik etkilerine karşı önlem almak için birbirimizle kavga etmeye başladık, bir de baktık ki savaş bitmiş..!
Daha doğrusu durmuş.
Şimdilik bir ateşkes söz konusu.
Ama tüm umutlar bunun kalıcı bir duruma dönüşmesi.
Evet, Trump, İsrail ve İran bile ateşkes için uzlaştılar.
Ama biz ne yazık ki hala savaştayız.
Ve görünen o ki bizim savaş öyle kolay kolay bitmeyecek.
Cephe çok genişledi ve bu gibi durumlarda kontrol giderek zorlaşır.
Hatta öyle bir an gelir ki, artık taraflar isteseler bile durduramazlar.
Yarattıkları savaş makinesine kendileri de kapılıp giderler…
Umarım bunu yaşamayız.
Ama ne yazık ki gidişatımız o yönde..!

