Kayıt Dışı Kalan Bütçemiz

KKTC Bütçesi için içerisinde bulunduğumuz yıl kelimenin tam anlamıyla kabus sekansında geçmekte.
Bütçenin açık vereceği biliniyordu ancak bu açık hesaplananın da kat kat üzerinde gerçekleşince ülkede acil durum sirenleri çalmaya başladı.
Gerçi çalmakta olan bu sirenlere kim ne kadar kulak vermekte, o da ayrı bir mesele.
Bütçe açığının her zaman tek temel noktası vardır, o da gelir gider dengesinin bozukluğudur.
Eğer geliriniz giderinizin altındaysa bütçeniz asla yetmez.
Bunu en temel bütçe yapısı olan aile bütçelerinden biliyoruz.
Bir eve giren para çıkan paradan düşükse o evde bir takım yanlışlar mevcuttur.
Bu durum karşısında ne yaparız..?
Derhal kemerleri sıkmaya ve giderleri azaltmaya çalışırız.
Ama bu her zaman yeterli olmayabilir.
Çünkü insanın hayatta kalabilmesi için bir takım ihtiyaçların tedariğine gereksinimi vardır.
Bunlardan vazgeçemeyeceği için de o noktada hemen gelirin artırılması yönünde çalışmalar başlar.
Ek gelir için yapılabilecekler tespit edilerek zaman geçirmeden uygulanır.
Ülke bütçelerinde de temel hareket noktası farklı değildir.
Eğer bir ülkede giderlerde maksimum tasarruf yapılmasına rağmen bütçe hala açık veriyorsa o zaman gelir artırıcı tedbirler devreye sokulur.
Mümkün olan en ödenebilir vergi dilimleri sahneye çıkar.
Ve ardından başkaları da duruma göre devam eder.
Ancak vergi salmak işin en kolay yolu gibi görünse de aslında ekonomileri ciddi risklere taşıyan bir yöntemdir.
Çünkü ağır vergiler karşısında vatandaş da kendi tedbirini alır ve harcamalarını kısıtlar.
Bu da piyasada daralmaya ve çok daha ciddi sıkıntılara neden olur.
İşte bu sebeple vergi artırımı veya yeni vergi türleri yaratmak yerine, kayıt dışı kalan kesim ele alınır.
Vergi kaçakları üzerine gidilir, kayıt dışı kalmış bir para varsa onun takibi yapılır.
Ülkemiz bu konuda oldukça zengin bir kaynağa sahip.
Kayıt dışı ekonomimizin büyüklüğü ülke ekonomisinin de üzerindedir.
Yıllarca hep söylene gelmiş olan kayıt dışılıkla mücadele ne yazık ki sadece lafta kaldığı için devlet gelirlerinde istenen artış bir türlü olmamaktadır.
Nedenlerinin ne olduğunu bir kenara bırakarak kayıt dışılığın önlenmesi için adım atma zamanı gelmiştir.
Nüfus ve yüzölçümü bakımından oldukça küçük olan ülkemizde kimin ne yaptığını, piyasada ne tür ticari faaliyetler döndüğünü öğrenmeye bile gerek yoktur.
Çünkü zaten bilmekteyiz.
Önemli olan gerekli iradeyi ortaya koymak ve kayıt dışılığın üzerine kararlılıkla gitmektir.
İşte o zaman bütçe dengeleri yerine oturur.
Bunu yapmak için geç kalmaktayız.
Biraz daha zaman kaybedersek artık dönüşü olmayan bir menzile ulaşmış oluruz.
O nedenle de adaleti bir an önce sağlamalı ve kayıt dışılığını sonlandıracak bir sistemi yürürlüğe koymalıyız.

