Çaba Ve Olumlu Adımlar

Kuşkusuz, toplum vicdanında derin izler bırakan giriş yasakları meselesinde, Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu çaba son derece anlamlı, değerli ve takdire şayandır. Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; insanların aidiyet hissi, özgür dolaşım hakkı ve yıllar içerisinde örselenmiş toplumsal bağların yeniden güçlendirilmesi meselesidir. Böylesine hassas bir konuda gösterilen diplomatik irade, toplumun farklı kesimlerinde umut duygusunu yeniden yeşertmiştir.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili makamlarının da bu diplomatik girişimlere olumlu yaklaşım göstermesi, son dönemin en yapıcı ve sevindirici gelişmelerinden biri olarak değerlendirilmelidir. Zira karşılıklı anlayış ve sağduyu ile yürütülen diyaloglar, ortamı gergin bir zemine kaydırarak krizi derinleştiren sert söylemlerden çok daha kıymetli sonuçlar doğurur. Diplomasi, bazen tek bir açıklamadan değil; sabırla sürdürülen temaslardan, sessiz ama kararlı adımlardan güç alır.
Ancak unutulmamalıdır ki, atılan bu olumlu adımlar sürecin tamamlandığı anlamına gelmemektedir. Tüm yasaklar tamamen kaldırılana, mağduriyetler bütünüyle giderilene kadar aynı hassasiyetin, aynı ısrarın ve aynı diplomatik nezaketin korunması büyük önem taşımaktadır. Çünkü adalet, yalnızca belli kişiler için değil; herkes için eksiksiz şekilde tesis edildiğinde gerçek anlamını bulur.
Toplumlar bazen büyük krizleri sert çıkışlarla değil, sağduyulu diyaloglarla aşar. Bugün ihtiyaç duyulan da tam olarak budur: kırmadan, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden; ama aynı zamanda geri adım atmadan hak ve özgürlükler adına ortak bir zeminde buluşabilmek. Eğer bu irade korunabilirse, bugün küçük gibi görünen diplomatik temaslar yarının çok daha güçlü toplumsal barışının temel taşlarından biri olabilir.
