Ataoğlu: Kültürü ve sanatı siyasi hesaplara kurban edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, Avrupa Parlamentosu üyesi Loukas Fourlas’ın, 18 Eylül’de Girne Kalesi’nde düzenlenmesi planlanan EXIT Festival etkinliğinin iptal edilmesi için Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’e yaptığı çağrıya tepki gösterdi.
Ataoğlu, kültür ve sanat etkinliklerinin halklar arasında köprü kuran evrensel organizasyonlar olduğunu belirterek, bu tür etkinliklerin siyasi hesaplaşmalara malzeme yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Girne Kalesi, yüzyıllardır bu toprakların tarihine tanıklık eden önemli bir kültür mirasıdır. Böylesine önemli bir mekânda, uluslararası ölçekte tanınan bir festivalin düzenlenecek olması ülkemizin turizm, kültür ve sanat alanındaki görünürlüğüne önemli katkılar sağlayacaktır” diyen Ataoğlu, festivalin engellenmeye çalışılmasının kültürel bir hassasiyetten değil, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki varlığından duyulan rahatsızlıktan kaynaklandığını ifade etti.
Ataoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Ne yazık ki Kıbrıs Rum liderliği ve onu destekleyen bazı çevreler, Kıbrıs Türk halkını uluslararası platformlardan dışlama anlayışını bugün de sürdürmektedir. Spor etkinliklerinden kültürel faaliyetlere kadar her alanda karşımıza çıkan bu zihniyet, iki halk arasında güven ve iş birliği oluşturmak yerine ayrılıkları derinleştirmektedir.
Bir müzik festivalinden dahi rahatsızlık duyulması, kültüre veya tarihe duyulan hassasiyetle açıklanamaz. Bu yaklaşım, Kıbrıs Türk halkının kendi ülkesinde uluslararası etkinlikler düzenleme hakkını dahi kabullenemeyen eski ve değişmeyen bir zihniyetin yansımasıdır.”
Rum tarafının sıkça dile getirdiği “işgal altındaki bölgelerde etkinlik düzenleniyor” söylemine de değinen Ataoğlu, bu ifadelerin siyasi propaganda amacı taşıdığını belirtti.
“1974 öncesinde Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı acıları, saldırıları ve insanlık dışı uygulamaları görmezden gelerek bugün hâlâ ‘işgal’ söylemi üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmuyoruz. Kıbrıs Türk halkı kendi devletine, kurumlarına ve demokratik iradesine sahip bir halktır. Bu gerçek ne uluslararası etkinliklerin engellenmesiyle ne de siyasi söylemlerle değiştirilebilir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen kültürel ve sanatsal faaliyetleri hedef almak yerine, adada iş birliğini, karşılıklı saygıyı ve iki halk arasında temasları artıracak adımların desteklenmesi gerekmektedir.”
Ataoğlu, kültür ve sanatın siyasetin dar kalıplarına hapsedilemeyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Biz kapıları kapatan değil açan, yasaklayan değil buluşturan bir anlayışın temsilcisiyiz. Kıbrıs Türk halkını dünyadan koparmaya yönelik her girişim geçmişte olduğu gibi bugün de başarısız olacaktır. Ülkemizin tanıtımına, turizmine ve kültürel gelişimine katkı sağlayan uluslararası organizasyonları desteklemeye devam edeceğiz. Kıbrıs Türk halkının varlığına, egemen eşitliğine ve kendi geleceğini belirleme hakkına yönelik hiçbir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değildir.”




