Onlar Rakam Değil, İnsan…

Dün Girne’de bir gemi battı.
Bir yolcu gemisi.
İçi insan dolu bir gemi bir anda denizin o acımasız sularına teslim oluverdi.
Taşıdığı insanlarla birlikte.
Ve bizler içerisinde olduğum çağın umursamazlığının sonuçlarını yaşadık.
Hep birlikte.
İlk önce o insanların can pazarına ilişkin görüntüleri izledik.
Ve sonra da rakamların peşine düştük.
Kaç kişi kurtuldu..?
Kaç kişi öldü..?
Rakamlar havada uçmaya başladı.
Herkes rakam sordu.
Verilen rakamları sorgulayan da oldu, en doğru rakamı bulmaya çalışan da.
Son derece acı bir olay.
Gözümüzün önünde, elimizin uzanabileceği bir noktada canlar gitti.
Biz dün rakamlarımızı kaybetmedik, insanlarımızı yitirdik.
Onlar artık yoklar, olmayacaklar.
Bunun ateşi de en çok hastane kapısı önünde ve limanda bekleyen yakınlarını yakacak.
Peki ya bugün ve sonrasında neler olacak..?
Suçlu ya da suçlular aranacak.
Ortaya isimler atılacak, linç edilecek.
Sonra belki başka isimler ve bazı olaylar…
Herkes kendinden emin.
Herkesin bir suçlusu var.
Ve ne gariptir ki herkes bunun olacağını zaten biliyormuş.
Ne garip değil mi..?
Herkes elbette konuşacak, aklında olanları paylaşacak.
Ama bunu yaparken de unutmayalım, o batan gemi değildi sadece.
O gemide bir çok insanın hayatları son buldu, umutları yok oldu.
Gidenler kadar kalanları da olan bir acıdır yaşadığımız.
O nedenle de asla unutmayalım, onlar rakam değil hepsi de birer insan.
Ne onların ne de kendi insanlığımızı unutalım.
Dün gece uyuyan oldu mu..?
Sizleri bilmem ama ben uyumadım, uyuyamadım.
Bugüne kadar uyuduk, yetmedi mi..?
Bari bundan sonra artık uyumayalım…
Hepimizin başı sağolsun….


